Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

‘Doğrudan’ tartışma

ALTERNATİF pazarlama sistemi doğrudan satışta uygulanan faturalandırma işleminin, yılda 140 milyon dolarlık vergi kaybına yol açıp açmadığıyla ilgili tartışma büyüyor.

Doğrudan Satış Derneği Başkanı Tayfun Ergün, uygulamanın yasalar çerçevesinde gerçekleştiğine dikkat çekerek, “Satış temsilcilerinin vergileri, ana firmalar tarafından kaynağında kesilerek, yüzde 20 oranında ödenmesi sağlanıyor” dedi.

YILLIK hacmi 1 milyar 152 milyon dolara ulaşan alternatif pazarlama sistemi doğrudan satışta uygulanan faturalandırma işleminin vergi kaybına yol açıp açmadığıyla ilgili tartışma giderek büyüyor. Faturalandırma işlemini nihai tüketici adına gerçekleştiren doğrudan satış şirketleri, asgari ücretin bile vergilendirildiği Türkiye’defaturaların satış temsilcileri adına düzenlenmesi yüzünden 1 milyon 190 bin temsilciye vergi ayrıcalığı sağlandığını, bunun da yılda 140 milyon dolar vergi kaybına yol açtığını savunurken, uygulamayı gerçekleştiren şirketler ise bu iddialara karşı çıkıyor.

YÜZDE 20 GELİR VERGİSİ

Bakanlık izniyle Türkiye’de faaliyet gösteren 60 doğrudan satış şirketenden 9’unu temsil eden Doğrudan Satış Derneği’nin Yönetim Kurulu Başkanı Tayfun Ergün, iddialarla ilgili yaptığı açıklamada, faturanın nihai tüketici yerine satış temsilcileri adına düzenlenmesinin sistem gereği yasalara uygun olarak gerçekleştiğine dikkat çekerek, “Satış temsilcilerinin elde ettikleri kazançlar üzerinden ana firmalar tarafından kaynağında stopaj kesintisi yapılarak, yüzde 20 oranında Gelir Vergisi ödemeleri sağlanıyor” dedi.

ANA FİRMALAR ÖDÜYOR

Doğrudan satış sisteminin tüm dünyada olduğu gibi Türkiye’de de girişimciliği desteklediğine dikkat çeken Ergün şunları söylüyor: “Vergilendirme konusunda tamamen yasalar ve yönetmelikler uyarınca hareket etmekteyiz. Doğrudan satıcılar, doğrudan satış firmalarından aldıkları ürünleri tüketicilere satan ya da kendileri tüketen, gerçek kişilerdir. Sektörde faaliyet gösteren Doğrudan Satıcılar da 4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanun ile tanımlanmışlardır ve 4369 sayılı Kanunun 26’ncı maddesi ile Gelir Vergisi Kanunun 9 ve 94 üncü maddelerinde yapılan düzenlemeye göre de elde ettikleri prim ve benzeri kazançlardan kaynağında stopaj kesilerek, toplam yüzde 20 Gelir Vergisi ödemeleri sağlanmıştır. Bu kanun ile çoğu emekli, ev hanımı ve yarı zamanlı iş yapan sözkonusu kişilerin şirket kurması, defter tutması, fatura kesmesi mümkün olamayacağından prim ve gelir kazanmaya başlayanların kaynağından stopaj ile vergilendirilmesi sağlanmaktadır.”

20 ülke arasında Türkiye de var

Dünya Doğrudan Satış Dernekleri Federasyonu’nun (WFDSA) verilerine göre, sektörün dünya genelindeki yıllık toplam hacmi, 153.7 milyar doları buluyor. Bundan yüzde 20 ile en büyük payı, Amerika alıyor. Amerika’yı yüzde 16 ile Japonya, yüzde 11’le de Çin izliyor. Kore ve Brezilya yüzde 8, Meksika da yüzde 4’lük payla ön sıralarda geliyor. Bunları Fransa yüzde 3, İtalya, Almanya ve Rusya’da yüzde 2’lik paylarla izliyor. 1 milyar 152 milyon dolarla Türkiye, doğrudan satış sektöründe dünyanın en büyük iş hacmine sahip 20 ülkesi arasında bulunuyor. Türkiye, bu işlem hacmiyle Avrupa’nın da en büyük 6’ncı ülkesi konumunda yer alıyor. Dünya genelinde 91.5 milyon kişi, tam ve yarı zamanlı olarak doğrudan satış temsilciliği işini yürütüyor.
Kozmetikten tatile, kişisel bakımdan gıda takviyelerine, temizlik malzemelerinden telekominikasyona, tencereden bahçe bakımına kadar her türlü ürünün pazarlanmasını gerçekleştiren doğrudan satış sektöründe, firmaların satış temsilciliğini yürütenlerin sayısı, Türkiye’de 1 milyon 190 bine ulaşıyor. Bu sayı, Tayland ve Amerika’da 15 milyonu, Malezya’da 7.4 milyonu, Hindistan’da da 4 milyonu buluyor.

Ürün iadelerinde fatura sorun olmuyor

DOĞRUDAN Satış Derneği Başkanı Tayfun Ergün’e göre sektörde tüketiciler adına fatura kesilmemesinin ürün iade işlemlerinde de herhangi bir soruna da yol açmıyor. Ergün, “doğrudan satış firmalarında ürünü iade etmekle ilgili bir sorun yaşanmamakta, hatta birçok firmamız başka sektörlerde sunulmayan ‘koşulsuz müşteri memnuniyeti’ ilkesiyle müşterilerine hizmet sunmakta. Türkiye’de olduğu gibi birçok ülkede bu şekilde mağaza dışında gerçekleşen satışlarda müşterinin yasal olarak vazgeçme süresi vardır. Tüketici bu süre zarfında bir kez daha düşünüp malın kalitesini ve fiyatını karşılaştırma fırsatına sahip olur. Bu gerçek, doğrudan satışı, tüketici için en korunaklı satın alım yöntemi yapmaktadır. Doğrudan Satış Derneği üyesi olan ve her türlü yasal düzenlemelere uygun olarak çalışmalarına onay verilen doğrudan satış şirketleri, bu vazgeçme süresini yasaların öngördüğünden de daha uzun tutarak tüketiciyi korumakta. Doğrudan Satış Derneği üyesi olan şirketlerin ürünlerini satan doğrudan satıcılardan ürün alan tüketiciler, eğer herhangi bir nedenle satışı gerçekleştiren satıcıya ulaşamazsa, şirketin kendisiyle temas kurabilirler” diye konuştu.

Tartışmanın kaynağı

Sektördeki vergi kaybıyla ilgili tartışmayı ise tatil ağırlıklı faaliyet gösteren QNet’in Türkiye Genel Müdürü Cem Geyik başlattı. QNet’in sektördeki genel uygulamanın aksine, pazarlanan ürün ve hizmetlerin faturasını satış temsilcileri yerine, nihai tüketiciler adına düzenlediğine dikkat çeken Geyik, “Satış temsilcileri ürünleri genellikle ana şirketten yüzde 20 ile yüzde 45 oranında değişen indirimlerle alıyor. Bu indirimin belli bir miktarını isterlerse müşteriye kullandırıyor, istemezse kullandırmıyor. Böyle olunca da nihai tüketici fiyatı 140 TL olan bir ürün, temsilciye 100 TL’ye veriliyor. Kendisinden bu ürünü nihai tüketiciye 140 TL’ye satması isteniyor. Ürün, 100 TL üzerinden fatura edilerek, temsilciye gönderiliyor. Aradaki 40 TL’nin herhangi bir faturası olmadığından direkt bağımsız temsilcinin cebine giriyor. Böyle olunca da temsilciler gerçekleştirdikleri satıştan devlete herhangi bir gelir vergisi ödemiyor” iddiasında bulunuyor.

85 milyon TL vergi ödendi

FATURA işlemlerinin nihai tüketici yerine satış temsilcileri adına düzenlenmesi yüzünden yılda 140 milyon dolar vergi kaybına yol açtığı iddia edilen doğrudan satış sektöründe, son 7 yılda distribütörler adına şirketlerin ödediği stopaj vergisi 85 milyon TL’yi buluyor. DSD’nin verilerine göre, yıllık hacmi 1 milyar 152 milyon dolar olan sektörün ödediği diğer stopajların toplamı da 121 milyon TL’ye ulaşıyor. Sektör ayrıca, aynı dönemde 143 milyon TL ÖTV ve 237 Milyon TL toplam KDV ödemesinde bulundu.

X