Dışbank’ı görmezden gelmek haksızlık

GEÇEN hafta ilk defa kendime ‘otosansür’ uyguladım. Doğan Holding’in Dışbank’ı 1 milyar 280 milyon dolara Belçika-Hollanda ortaklığı Fortis’e satmasını kutlayacaktım.

‘Yağcı, yalaka, patron uşağı...’ şeklindeki yakıştırmaları göze alamadım ve bir şey yazmadım. Pazartesi günü gazeteyi açınca Fatih Altaylı’nın aynı konuyu cesaretle yazdığını görünce kendime kızdım. ‘Ve bir daha asla’ dedim, ‘Bir daha asla ‘elalem ne der’ demek yok. Ne düşünüyorsam, ne hissediyorsam, kimsenin ne diyeceğine aldırmadan yazacağım.’ Bence Doğan Grubu’nda yazan, çalışan herkesin Aydın Doğan’ı Dışbank operasyonunu başarıyla yönettiği için kutlaması, daha önce önyargılarla karalayanların da özür dilemesi şart! Onca bankacılık krizini atlat, binbir engelden alnının aklıyla çık, hakkında yalan yanlış söylentiler çıkarılsın, hepsine dayan. Sonra bankanı Türkiye’de en başarılı yabancı sermaye girişini sağlayacak şekilde 1 milyar 280 milyon dolara sat. Doğan Holding’in iyi yönetilen bir holding olduğunu kanıtla, Holding’inin itibarını yükselt, tüm markalarının değerini yükselt, hatta Türkiye’deki tüm bankacılık sektörünün değerini yabancılar gözünde yükselt, bankalarını batıranları eleştirip ‘Bu medya savaşı değil, haksız rekabet savaşı’ diyenlerin yüzünü kara çıkarma. Sonra ben kalkayım, bazıları ’yağcı, yalaka, patron uşağı...’ diyecekler diye böyle başarılı bir operasyonu görmezden geleyim. Ne adına? Kendimi kurtarmak adına... Bu haksızlık... Dışbank yöneticilerini, Doğan Holding yöneticilerini ve Aydın Doğan’ı bir Türk markasının dünya pazarlarında böylesine ‘değerli’ olabileceğini kanıtladıkları için tüm kalbimle kutluyorum.. Herkesi de kutlamaya çağırıyorum.

Bu kadar zorlama aklı bozar

1997
yılında yayınlanan ‘çok oluyoruz’ temalı, Mavi Jeans’i Mavi Jeans yapan televizyon reklamını anımsıyor musunuz? Hani böyle yarı karanlık bir toplantı salonunda, Levi’s’ın genel müdürü, karşısındaki Ortadoğu ve Türkiye sorumlusuna ‘Neler oluyor Türkiye’de’ diye soruyordu. Daha sonra konuşmalar aynen devam ediyordu:

- Merhaba George, gelsene, Avrupa ve Ortadoğu sorumlusu olarak, söyler misin, Tanrı aşkına... Türkiye’de neler oluyor George? Neydi o marka...

- Mavi, Mavi Jeans...

- Her neyse, bunların bizim kalite standarlarımızda üretimi Türkiye’de yapmaları mümkün mü?

- E... Biz de üretimimizi Türkiye’de yapıyoruz John.

- Peki ya kumaş?

- Kumaş da aynı John. Onlar da Kayseri’den alıyor, biz de... Hatta dikişte bazı...

- Bazı ne?

- Bazı artıları bile var.

- George, biz çok büyük bir markayız, bunu asla aklından çıkarma... Ve sakın bana bir Türk firmasıyla başa çıkamayacağız deme.

- Ama bütün bunlar kárlılığımızı engellemiyor ki. Biz dünyaca ünlü bir marka olduğumuzdan aynı malı onlardan yüzde 50 daha pahalıya, yani yüzde 50 daha büyük bir kárla satabiliyoruz. Aynı malı John.

- Aynı malı deme George... Aynı malı deme. Sen açık açık Türklerin bu işi bizim kadar kaliteli yaptığını mı söylemek istiyorsun yani.

- E, itiraf etmek gerekirse...

- Eeee, yeteeer! Bu Türkler de çok oluyorlar artık.

Ve reklam ‘Çok oluyoruz. Mavi’ sloganıyla bitiyordu. Şimdi anımsadınız mı? Bizi sürekli aşağıladıklarını düşündüğümüz Avrupa’ya, ABD’ye karşı ‘üstünlük duygumuzu’ gıdıklayan Mavi Jeans reklamı sekiz yıl önce uzunca bir süre Türkiye’nin gündemini meşgul etmişti.

1997’de ‘çok oluyoruz’ söylemi Mavi jeans’in ağzına yakışıyordu. Neden? Çünkü o yıl ‘dünya jeans devleri’nin karşısında Mavi Jeans’ın konumu, tüketici aklında, ‘çok oluyoruz’u destekleyebiliyordu..

Bugüne gelirsek... Mavi, Türkiye’nin yurt dışında en fazla tanınan markası. Avustralya, ABD, Danimarka, İngiltere, Kanada, Avustralya başta olmak üzere 50 ülkede 175 Mavi mağazasında, 4600 satış noktasında satılıyor. Yılda 7.5 milyon jean satıyor. Ve Mavi bize hálá ‘Aynı malı deme Corc, aynı malı deme...’ diyerek sekiz yıl önceki reklamı anımsatıyor.

İnsaf! Sekiz yıl önceki reklamı hangi beyin anımsasın? Emin olun eski reklamın metnini bulmak için neredeyse üç saat uğraştım. Hangi tüketici benim gibi ‘sekiz yıl önceki Mavi reklamında ne denmiş’ diye merak eder de üç saat uğraşır? Haydi bazı üstün zekalar anımsadı ya da metni buldu diyelim niye hálá Mavi’yle ABD’li rakiplerin kıyaslanmasından gurur duysunlar? Artık Mavi’nin ‘çok oluyoruz’ demeye gereksinimi yok ki! O çok olmuş da duruyor. Yeni Mavi reklamı dikkat çekiyor, eğlenceli ama asla Mavi’nin şu andaki konumunu taşımıyor daha ucuz duruyor. Mavi’nin iletişimde bulunurken eski defterleri karıştırmasına gerek yok. Bugünkü konumunu anlasın yeter!

Ne lezzetmiş be

LEZZETLE
ilgili bazı son dönem sloganlar..

Lezzet Pınarı (Pınar)

Lezzet Güneşi (Banvit)

Lezzet Dünyası (Penguen)

Lezzet Atölyesi (Lineadekor)

Lezzet Uygarlığı (Eti)

Gördüğünüz gibi çok yaratıcıyız. Bu yaratılık denizine ben de katkıda bulunmak istiyorum: Lezzet doktoru (Ötker), Lezzet Ustası (Pizzahut), Lezzet Durağı (Burger King) Lezzet Bir Şeysi (Ruffles), Lezzet Sonrası (Talcid). Nasıl ama? Fena değilim değil mi?

Çocuklar embesil mi

PINAR
krem peynir reklamında çocuklar resmen embesil yerine konuyor. Reklamdaki çocuk bir türlü bir dilim beyaz peyniri ekmeğin üzerinde tutmayı beceremiyor. Sonra anne ekmek üzerine krem peynir sürüyor. A be kadın, çocuğu embesil yerine koyacağına şu peyniri ekmeğe katık yapsana. Neymiş efendim Pınar krem peynir ‘Söz dinleyen beyaz’mış. Ver o beyaz peynir dilimini, bak ben ona nasıl söz dinletiyorum! Niye mi böyle davranıyorum? Yılların kalıp Beyaz Peynir’i sahipsiz kaldı da sahip çıkayım dedim. Beyaz peyniri ekmeğe katık yaptığım çocukluk günlerim adına.

Rocco’da uyuşturucu dili

ROCCO
reklamında rapçi kardeşimiz ‘Durma bir tane bas diline...’ diyor, ayıp ediyor. ‘Bas...’ uyuşturucu dili. Reklamda gençliğin diliyle konuşmak doğru ama uyuşturucu dilini yaygınlaştırmak büyük sorumsuzluk! Çocuklara ve gençleri hedef alanlara sesleniyorum. Biraz sağduyu lütfen... Biraz. Gönderdiğiniz her mesajın istenmeyen etkilerini de var. Biraz kafa yorun bulursunuz... Sizin neyiniz eksik?

Çekirgelik

Eğer karşınızdakileri alt edemiyorsanız özellikle de onlarla aynı görüşü paylaşıyorsanız onlara katılın!

(B.J. Cunningham)
Yazarın Tüm Yazıları