Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

Derin devletin yeni gözlük numarası

SANIRIM aynı dışlanmışlık hissine son olarak 12 Eylül’de kapıldım.<br><br>Türkiye’nin bir önceki kritik virajında savrulup çamura saplanabilirdim.

Gençliğim patinaja izin vermedi. Bakalım yaşlılık vitesi yolu tutacak mı?

* * *

Aradan geçen 30 yılda bakın neler neler öğrendim:

1) Tam 28 defa isyan eden Kürtlerin son kalkışması da bastırılmalıydı.

2) Bazı azınlıklar sefirlemizi durduk yerde öldürüyordu.

3) Bütün Araplar Türkleri arkadan vururdu, onların ilacı dostumuz İsrail’di.

* * *

Öğrendim dedim ama ders aldığım tam söylenemezdi.

Çünkü; mesela devletin isyan bastırma tekniklerine -Susurluk örneğinde olduğu gibi- çomak sokmaya kalktım. Asala’yı bir avuç mafya tetikçisinin bitirdiği efsanesine gülüp geçtim. İsrail’le garip silah ticaretinden kimlerin zengin olduğunu yazdım.

* * *

Derin devlet dedikleri varsa açıkçası pek ses vermedi. Çünkü sadece hukuk davalarından aklanmakla kalmadı, ön saflarında adeta bayraklaşan isimleri her seçim sandığından yarasız beresiz çıktı, ezdi geçti. Yani özetle, “İsyanı bastırsın, sefirlerin kanı yerde kalmasın yeter, hırsızlığına da, katilliğine de göz yumarım” diye algılanan kamuoyu desteği vardı arkalarında.

* * *

Soğuk Savaş Berlin Duvarı’nın yıkılması ile birlikte bitti diyenlere sakın inanmayın. Bizde tüm kurum ve kuruluşları ile varlığını en az on yıl daha sürdürdü. Elin oğlu eski Demir Perde ülkeleriyle askeri ittifaka girerken, Doğu Alman şirketleri kapış kapış giderken bizde iç düşman avı tam hızıyla sürdü. Irak’ta Saddam’ın varlığı, Suriye ve Ermenistan’ın PKK’ya dost ve himayeci politikaları, “Türk’ün Türk’ten başka dostu yoktur” söylemine istemeden de olsa hizmet etti.

* * *

2001’de devletin derini de, sığı da battı ama az kişi fark etti. Dış dünyamız tamamen değişti, Saddam ve Hafız Esad tarih oldu. Değişim sırası Türkiye’ye geldi. Bir sabah kalktık vegördük ki;

Kürtlerle (belki PKK ile) barışma zamanı gelmiş.

Karşılıklı “katil” suçlamaları havada uçuşurken Ermenilerle protokol imzalamışız.

Araplarla yeniden dost olup (Suriye ve Irak gibi), İsrail’e ayar verip duruyoruz.

* * *

Şimdi kendinizi emekliliği yaklaşmış derin devletçi yerine koyun. Hükümetin bugün söylediklerini daha 10 yıl önce aklınızdan geçirseniz dahi en yakın meslektaşınız bacağa değil kafanıza sıkardı. Bugün eskiden ihanet saydığınız lafları edenlere karşı bildiğiniz yöntemlerle mücadeleye kalkarsanız sonu Silivri.

* * *

Şahsi başladık öyle bitirelim. Madde bir... Derin devlete naçiz tavsiyem gözlük numarasını değiştirsin. İç dost ve düşmana odaklı yakın gözlük devri bitti, Türkiye’nin sorumluluk coğrafyası genişlerken uzak gözlüğü lazım. Madde iki... Tıpkı 12 Eylül’de olduğu gibi akıl karıştıran dönüşümler darbe koşullarında mümkün olur. Bu ülkenin askeri, siyaseti, medyası aynen devam etmeyecek. Muhtemelen bu kaostan daha büyük ve zengin bir Türkiye çıkacak, ama en azından bizim yaştakilere tanıdık gelmeyecek.

X

YAZARIN DİĞER YAZILARI