"Taha Akyol" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Taha Akyol" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Taha Akyol

Denktaş ve Lefter

ÇEVRE ve Şehircilik Bakanı Erdoğan Bayraktar, Rauf Denktaş’ı İsmail Gaspıralı’ya benzetmiş... Doğrusu şaşırdım...

İsmail Gaspıralı (1851-1914) Kırım Türklerinin lideridir. Türk dünyasında “milli medeni yenilenme”nin lideridir. Kırım’da Bahçesaray’da çıkardığı Tercüman gazetesi bütün Osmanlı coğrafyasından başka Çin’deki Urumçi’ye kadar okunmuştur. Türk toplumları arasında “Dilde, fikirde, işte birlik” şiarını yüceltmiş, “usul-i cedit” denilen modern eğitimin önderliğini yapmıştır.

Şaşırmanın sebebi, muhafazakâr kesimde İsmail Gaspıralı’nın öyle pek referans yapılan bir isim olmamasıdır. Gerçi Dışişleri Bakanı Davutoğlu ile Bahçesaray’a gittik, Gaspıralı’nın mezarını, okulunu ziyaret ettik. Davutoğlu bu konuları çok iyi bilir ve hisseder.

Bayraktar’ın da Gaspıralı’dan bahsetmesi ve Denktaş’la benzerlik kurmasına sevindim elbette... Gaspıralı kültür adamı, Denktaş siyaset adamı. Ama “Umumi Türklük” duygusu ve mücadeleci kişilikleriyle gerçekten benziyorlar.

Şahin zamanların lideri

Denktaş, Fazıl Küçük’ten sonra bayrağı ele aldı. EOKA’nın terör eylemleriyle Türkleri yıldırmak, kaçırmak, boyun eğdirmek istediği zamanlarda Denktaş gibi “şahin” bir lider lazımdı.

Kıbrıs’ta Türk Mukavemet Teşkilatı onun kişiliği etrafında, onun verdiği ruhla kuruldu. EOKA’ya karşı “mücahit” örgütlenmesi onun eseridir. Uluslararası platformlardaki çetin diplomasi savaşlarında ancak o kumandanlık yapabilirdi.
Şahin zamanların şahin lideriydi.

“Anavatan, yavruvatan” kavramı Türkiye’den önce Kıbrıs’ta Fazıl Küçük ve Rauf Denktaş tarafından geliştirildi. Denktaş daima bu ruhla hareket etti. Diplomasinin karmaşık dünyasında hem KKTC hem Türkiye için gerekli bulduğu şahince politikaları bazen Ankara’ya rağmen sürdürmekten çekinmedi.

Denktaş ve Churchill

Annan Planı dönüm noktasıdır. KKTC’de ve Türkiye’de birçok kimsenin gözünde, Türklerin lehine olan artık güvercin diplomasisiydi.

Ben merhum Rauf Denktaş’la Winston Churchill arasında da benzerlikler olduğunu düşünmüşümdür. Zor zamanların liderleriydiler.

Churchill’in 1945 seçimlerini kaybetmesine benzetirim bu süreci. İngiliz halkı sezmişti, savaşta Churchill lazımdı. Savaş bitmişti, artık ekmek zamanıydı; İşçi Partisi lideri Atlee’ye oy vermiştir. Ama İngilizlerin milli kahramanı hâlâ Churchill’dir.
Denktaş da Kıbrıs meselesinde KKTC’nin ve bizim milli kahramanımızdır. Öyle devam edecektir.

Lefter’e saygı

Futbol anlamadığım bir alan. Ama Lefter, çocukluğumdan hafızamda kalan ilk kuvvetli izlerden biridir. Yıl 1956, Macaristan’la milli maç; Türk milli takımından Lefter, Macar milli takımından Puşkaş... Müthiş heyecanlıyız. Annem ve babam, ellerinde tespih, Türk milli takımı ve Lefter için dua ediyorlar. Hele Lefter gol attığındaki heyecanımı tarif edemem.
Lefter Küçükandonyadis sadece Fenerbahçe’nin değil, Türkiye’nin tarihine yazılmış büyük bir isimdir, hatta dünya futbol tarihine... Sadece süper bir futbolcu değil, sportmen ahlakının da bir anıtıydı. Tek skandalı görülmedi; “Koca Kaptan” daima vakur ve sportmence yaşadı.

Büyük adamlar böyle oluyor; tarihe büyük harflerle yazılarak öbür tarafa gidiyorlar bu dünyadan...

“Baki kalan bu kubbede hoş bir sada imiş.”

X

YAZARIN DİĞER YAZILARI