Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

ÇİRKİN BİR TENDE GÜZEL BİR RUH KALBİ BAĞLAYAMAZ MI?

Güzele güzel, der misiniz, güzel sizin olmayınca? Yoksa Âşık Veysel'in “Güzelliğin on par'etmez. Bu bendeki aşk olmasa” dizelerinde dediği gibi midir, güzelliğin aklınızdaki ve gözlerinizdeki tanımı?

Kadınların zaman ve para harcadığı…

Erkeklerin ise aklını başından aldığı…

Uğruna bir saniye bile düşünmeden peşinden gittikleri…
 
Ama güzellikte erirken farkında olmadan bittikleri…
 
Neden bu kadar önemlidir onların gözünde?
 
Sahi nedir şu güzellik dedikleri?
 
Başımızı döndüren bir büyü mü?
 
Yoksa gözlerimizi dürten bir dürtü mü?
 
Belki de gerçek olmayan bir şey.
 
Belki toplumsal bir dayatma.
 
Belki de efsane…

Belki de güzellik diye bir şey yok!

Ne dersiniz?

Kadın ya da erkek fark etmiyor; kadınlar güzel olmaya, güzel olduğunu duymaya deli, erkekler de güzelleri avlamaya…

Uğruna şekilden şekle girilen… Bu yüzden de samimi ve net olunamayan…

Peşinden koşulan…

Gerçek olmayan bu göreceli kavram; pek çoğumuzu kalıcı ilişkiler kurmaktan, hedeflerimizden ve olgunlaşmaktan alıkoyuyor. İşte bu yüzden de yalanları, ihaneti, aldatmaları güzellik maskesinin altında yakalıyoruz.

Tüm bunların anlatıldığı bir oyun, Zorla Güzellik; güzelliğin gerçek yüzünü gösteren.

Güzelliğin yüzde değil de kalpte ve ruhta olduğunu, kalp ve ruhtaki gerçek güzelliğin kazandırdıklarının servetleri geçtiğini anladığımızda iş işten geçmese…

***

Çok fazla makyaj yapmam, hatta röportajlara giderken bile…

Şaşırırlar, “Makyaj yapsana yahu” derler bana. Böyle diyenlere cevabım şu olur her defasında. “Güzelliği güzellere bırakalım. Benim makyajım gülümseyişim ve kelimelerim.”

***

Güzellik; ruhta başlıyor, kalpte büyüyor ve gözlerden yansıyor aslında.

Ama görmesini bilene…

Görmeyen de yansın hâline.

Ne dersiniz?

“Sevmek için güzele mi bakmalı?

Çirkin bir tende güzel bir ruh, kalbi bağlayamaz mı?
 
Hasret, özlenenden uzak mı kalmaktır?

Özlenen yakındayken hicran duyulamaz mı?
 
Hırsızlık; para, mal mı çalmaktır?

Saadet çalmak, hırsızlık olamaz mı?
 
Solması için gülü dalından mı koparmalı?

Pembe bir gonca iken gül dalında solmaz mı?
 
Öldürmek için silah, hançer mi olmalı?

Saçlar bağ, gözler silah, gülüş kurşun olamaz mı?” diye soruyor Victor Hugo.
 
Olur da…
 
Oluru olmaz yapıyor güzellik düşkünü erkek, karşısındaki onu seven kadının ruh ve kalp güzelliğini görmeyerek.

Bir erkeğin aklını çalmak çok kolay aslında, eğer güzelliğiniz varsa!

Peki ya sonrası…
 
Ama asıl mesele bir kadının kalbini ve daha da önemlisi onun güzel ruhunu çalmak…
 
Kadının goncası…

 

X