"Ayçe Dikmen" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Ayçe Dikmen" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Ayçe Dikmen

CHP 30 yıl önceki sistemi değiştirmek zorunda

CHP 30 yıl önceki sistemi değiştirmek zorunda


CUMHURİYET Halk Partisi Genel Başkan Yardımcısı Gürsel Tekin röportajımıokuyanlar neden CHP ilgili soru sormadın diye sitem etti. Merak etmeyin çok şey sordum, ama hepsine yer vermek mümkün değil. Gezi Parkı ile başlayan sürecin parti sisteminde de mutlaka bir değişim getirmesi gerektiği inancında olan Tekin, ‘Seçmen CHP’den emin olamıyorsa sorun kendimizi anlatamamamızdır, basından önce kendimizi suçlamalıyız’ diyor.

- Alternatif arayan insanlar neden CHP’de kolay karar veremiyor?
- İnsanlar sanıyor ki CHP’de kavga var. Kavga falan yok, sadece eskimiş bir sistem var. CHP sistemini değiştirmek zorunda. 30 yıl önceki sistemle bugünü götüremezsiniz. Ben İstanbul il başkanıyken kendi çapımda bir değişiklik yaptım ve çok başarılı oldu. Bu, gazetede ‘Çürümüş Sistem’ manşetiyle çıkınca kıyamet koptu, o zamanki genel başkanımız Deniz Bey beni aradı, çağırdı. Senin modelin ne dedi? Ülkemizin önemli bir markasının modeli olduğunu söyledim. Nasılmış deyince, onların Ar-Ge merkezlerini gezdiğimi ve buradaki 8 genç çalışanın, 6 bin bayiyi 24 saat izlediğini ve merkeze devamlı rapor sunduğunu söyledim. Hangi bayi neden satmıyor, derdi nedir araştırıyorlar. Ben de 81 ilimize bu sistemi getirelim, Kars İl Başkanımızdan o gün Kars’ta olan herşeyi öğrenelim, insani durumlarda yanlarında olalım dedim. Maalesef henüz bunu gerçekleştiremedik, ama Gezi ile bunun da değişmesi gerektiği çıktı.

BİZ KENDİMİZİ ANLATAMIYORUZ, SONRA BASINA KIZIYORUZ

- Bu siyasi iklim içerisinde basın çok suçlandı…
- Ben basını suçlamıyorum. Biz kendimizi iyi anlatamıyorsak, sesimizi duyuramıyorsak niye partiyiz o zaman, örgütümüz niye var? Basın ayrıca tartışılabilir, ama durum ne olursa olsun siz anlatacaksınız kendinizi. İlçeleriniz, belediyeleriniz, il başkanlarınız, yönetimleriniz niye var? Siyasi partilerin sistemine bakın, MYK, altında parti meclisi, altında il başkanları, altında ilçe başkanları örgütler, delegeler... Birbirini yiyen, didikleyen, çamur atan bir anlayışla ilerleyemeyiz. Delege için bu kadar çabalıyorsunuz da bu yapılanları niye anlatmıyorsunuz? Bu CHP’nin en büyük eksiklerinden biridir, hiç kusura bakılmasın. Gidilecek, köy köy, kapı kapı anlatılacak. Vatandaşa sorunun ne olduğu söylenecek. O zaman isteyen gazete yazsın isteyen yazmasın.

- CHP iktidara gelse nasıl yönetecek, yeterli ekibi, politikası var mı sözlerine ne diyorsunuz?
- Çileden çıkıyorum. Bugünkü dışışlerine, geldiğimiz noktaya bakın. Bu mu iyi yönetim? Bizde dışişlerden sorumlu arkadaşlarımız Loğoğlu ve Korutürk dünyayı biliyorlar ve yönetebilirler. İddia ediyorum en iyi dışişleri yönetimi şu an bizde. Bugün AKP’nin yürüttüğü ekonomi sisteminden bahsediliyor. Bunları ilk oturtan en iyi ekonomistler bizde. En iyi sağlık bakanı olacak insanlar bizde. CHP kadrolarına bakın, bugünkülere bakın, sonra da yönetemezsiniz deyin.

ÖZAL, EKONOMİYİ KILIÇDAROĞLU’NA SORARDI

- Kemal Kılıçdaroğlu’nun yeterliliğini tartışanlara ne diyorsunuz?
- Türkiye ekonomisini Tayyip Erdoğan yönetecek de, Türkiye ekonomisinin planlamasını yapmış olan Kemal Kılıçdaroğlu yönetemeyecek, böyle bir şey olabilir mi? Rahmetli Turgut Özal başı sıkıştığında ‘bana Kemal Kılıçdaroğlu’nu çağırın’ dermiş. Bunu bütün bürokratlar bilir. Yanlış hesap varsa Kılıçdaroğlu doğruyu bulur ve gösterirmiş. Böyle değerli bir adam için yönetebilir mi diyorlar.

- Neden böyle bir algı var o halde?
- Bu algı bizden kaynaklanıyor. Hani derler ya şeyhler uçmaz müritler uçurur. Biz de elimizdeki bu önemli değerleri yeterince tanıtamıyor, anlatamıyoruz. Birbirini yiyen o mekanizma içerisinde belki de bu değerli adamlarımızı bile hırpalıyoruz. Kemal Kılıçdaroğlu gibi kendisiyle barışık, halkıyla barışık, dünyasıyla barışık bir lideri denememek hata olur.

LAİKLİK DİNİN SİGORTASIDIR

- Laikliğin algılanışı da bir sorun teşkil ediyor olabilir mi toplumda?
- Doğru. Bizim duruşumuzun az da olsa etkisi olmuş olabilir. Laiklik dini koruyan, dinin istenildiği şekilde yapılması için gereken ortamı sağlayan bir mekanizmadır aslında. Laiklik dinin sigortasıdır. Irak gezimizden sonra gördüm, aynı dil, din ama 3 farklı mezhep birbirine düşman edilmiş. Mezhepler içerisinde bile paramparça gruplar oluşturulmuş, herkesi birbirine düşman etmişler. Kökenler içerisinde ayrılıklar, dinler içerisinde ayrılıklar, mezhepler içerisinde ayrılıklar. İşte tüm bu ayrılıkların tek ilacı vardır o da laiklik ilkesidir. 170 milyar dolar petrol geliri olan bu coğrafyada insanlar açlık ve sefalet içinde yaşıyorlar.

- Son dönem Mustafa Sarıgül ile aranızda bir polemik yaşandı. Bu konuda ne diyeceksiniz?
- Beni şu an sadece Türkiye’nin aydınlık ve güzel geleceği ilgilendiriyor. Gündemimde başka konu yok.

X