Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

Büyükbaba başkan Türkiye şampiyon

Kuthan FİŞEK

Türkiye'de ilginç tartışmalar oluyor. Genelkurmay başkanlığı, hükümetin başına, bakanlar kuruluna Şemdin Sakık operasyonunu niye haber vermedi?

Veririm, vermem... Keyfimin kâhyası mısın?

Daha önce vermişlerdi.

Operasyonun yeri ve boyutları konusunda PKK'ya haber gitmiş, boş yere helikopter yakıtı ve mermi kullandığımızla kalmıştık...

* * *

Dikkat ettiniz mi?

Seferberlik ve/veya savaş hallerinde ‘‘başkomutan’’ sayılan cumhurbaşkanı susuyor.

Gonuşmuyor.

‘‘Tek başkan’’ sistemini istediği, yollarını aradığı besbelli...

O sistemi istemediğimi, sevmediğimi baştan söylemek isterim...

Tek kişinin kerameti kendinden menkûl aklı, kolektif akıldan üstün değildir.

* * *

Richard Milhaus Nixon, 1968 yılında, Amerika'nın otuz yedinci başkanı oldu. Sevilen, sevilebilir, sevimli bir fizyonomisi yoktu, ama, başkanlığının ilk döneminde az-buz iş yapmadı. Çin'le buzları eritti, Vietnam savaşını bitirdi, o gazla ikinci dönem başkan seçildi.

Çok sürmedi ikinci dönem başkanlığı...

İki yılda tükendi, bitti.

Muhalefetteki Demokrat Parti'nin ‘‘Watergate’’ binasındaki karargâhını soydurdu, dinletti Nixon... Üstelik, aptalca şekilde. Beyaz Saray'daki ofisinden gerekli talimatı verirken, her şey teyp bandına kaydediliyordu.

Başkanbey teyp bantlarını Senato komisyonuna vermemekte direndi. Senato'nun ‘‘azil’’ (impeachment) yetkisini kullanacağını hissedince, en önemli bölümleri kayıttan silinmiş olarak, bantları teslim etti. ‘‘Haberim yoktu!’’ dedi, ama, bal gibi haberi vardı.

Neyse, rezalet ayyûka çıkınca, hapse girmektense, istifa etti Nixon... Yerine gelen otuz sekizinci başkanbey, aynı anda hem yürütmeyi, hem sakız çiğnemeyi beceremeyen Gerald Ford, işlediği, işlemiş olabileceği veya ileride işleyeceği bütün suçlardan Nixon'u affetti.

Başkanlık sistemi faziletlidir, her şeye kâdirdir.

* * *

Aynı haltı George Bush yedi.

Amerika'nın İran'la ‘‘kısmi savaş’’ hâlinde olduğu sırada, İran'a silah satıp aldığı parayla Nikaragua'daki faşist ‘‘Contra’’lara çıkma yapan herkesi giderayak özel affa dahil etti.

Başkanlık sistemi faziletlidir, her adaletsizliğe kâdirdir.

* * *

Bizim 12 Eylül cuntasının Anayasası'nda (madde 104) ‘‘özel af’’ maddesi var.

‘‘Sürekli hastalık, sakatlık ve kocama sebebi ile belirli kişilerin cezalarını hafifletmek veya kaldırmak’’ yetkisi cumhurbeydeymiş...

Çankaya'nın ‘‘özel af’’ icraatini izlemeye devam edin...

Sevgili Can Yücel'i 36 sene önce tanıdım.

O İstanbul'da, ben Ankara'da yattım.

Baybaşkana hakaret ettiği için yine hapis yatacak...

Yakından bildiğim deliliği tutarsa, af şartlarını zinhar kabul etmez...

Bunda Süleyman Demirel'in hiç dahli, kusuru, kötü niyeti yok...

Bizim hukukumuzda, böyle yargılamalar, şahsi şikayete tâbi olmaksızın, savcılıkça başlatılır.

* * *

Başkanlık-başkomutanlık sistemine gidiyoruz gibime geliyor.

Bari hayrını görsek...













X