Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

Bunlarla bayram edilir

<B>HAYIFLANMAKLA </B>sevinmenin aynı anda yaşandığı zamanları bilirsiniz. Bu daha çok <B>‘‘ben dememiş miydim?’’ </B>düşüncesini aklınızdan geçirdiğiniz sırada olur.

Türkiye'nin IMF'ye sunduğu son Niyet Mektubu'nda ‘‘Etkin Devlet Eylem Planı’’ diye bir projeden söz etmiştik.

Buna ilişkin Kararname Taslağı'nı dünkü Hürriyet'te arkadaşımız Şehriban Oğhan'ın haberinden okuduk.

İtiraf edelim... Vaat edilenleri okurken sevinçten adeta uçtuk. Çünkü pek çoğu, yıllardır bu sütunda sayısız defa savunduğumuz önerilerdi.

Ama ‘‘Yazıyorsunuz da ne oluyor?’’ diyenlere hak verdirircesine, yetkililer yıllarca adeta kös dinlediler.

Örneğin ‘‘saydamlık’’ dedik. Taa 1990'dan itibaren Anayasa'ya bilgi edinme hakkı konusunda hüküm konulsun diye çırpındık. Sayısız teşebbüste bulunarak öneri sunduk. Ama 12 yıl uğraştan sonra önerimizin ancak Siyasi Partiler Uyum Komisyonu gündemine alınmasını sağlayabildik.

Şimdi bakıyoruz IMF istediği için saydamlığı yani bilgi edinme özgürlüğünün kurumlaşmış halini hükümet bir yılda gerçekleştirmeyi vaat ediyor.

Siz olsanız sevinmez misiniz?

Ve sevinirken hayıflanmak zorunda da kalmaz mısınız?

Peki ya siyasi partilere ve milletvekili adaylarına yapılan bağışların açıklanması?

Sayın Kemal Derviş imzasıyla hazırlanmış olan Kararname Taslağı'nda bu konunun da düzenlemesi öngörülmüş.

Ama bir şey unutulmuş...

Aynen kaynak denetimi gibi seçimlerde yapılan masraf denetimi ve seçim harcamalarının sınırlanması da gerekli. Çünkü aksi halde, paraca ağır sıklete olan birini tüy sıkletteki diğer adayla güreşe çıkarmış olursunuz.

Bitmedi:

Yıllardır mal bildirimleri açık olsun diye çok yazdık. Çünkü yasanın bugünkü hali hırsızı, uğursuzu, rüşvetçiyi koruma altına alıyor. Mal Bildirimi'ne bakılmasına sıra geldiği zaman çoğu kez atı alan Üsküdar'a geçti deniyor. Oysa şimdi hükümet, tam da bizim istediğimizi IMF'ye vaat etmek zorunluğunu duyuyor.

Bize kalırsa burada da bir eksik nokta var:

Sadece adaylar ve kamu görevlileri değil, kamu hizmeti yaptığını iddia eden herkes (gazeteciler, politikacılar, vakıf yöneticileri vb.) hakkındaki mal bildiriminde bulunma hükmü de genişletilerek işletilmeli. Onların mal bildirimleri de kamuya açık olmalı.

Kararname taslağı adeta müjdelerle dolu. Ancak yer kalmadı. Ama zararı yok. Önemli olan bu kurumların, kuralların gelmesi.

Lakin... Bir de kendi doğrularımızı dışarıdan itilerek yapma konumundan kurtulabilsek.
X

YAZARIN DİĞER YAZILARI