Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

Bu ne biçim turizm

“Turizm” sözcüğünden de, içerdiği anlamdan da, son zamanlarda turizm olarak oltaya çıkan tatil hayatından da hoşlanmam.

Gezgin, seyyah (le voyageur) sözcüğü benim için son derece önemlidir. Gezmek insanın hareket halidir. İnsan genellikle tek başınadır, alır başını gezmeye, geziye çıkar. Yeni kıtalar, yeni ülkeler, yeni topraklar, yeni kentler ve yeni insanlar keşfeder. Bir zamanlar “Çok gezen çok bilir!” denirdi.
“Turist” sözcüğü ile “gezgin” sözcüğü kesinlikle aynı anlamda değil. Özellikle de turlar, “Her şey dahil” turizmi icat edildiğinden bu yana. Turist gezmiyor, gittiği yerde lök gibi oturuyor, semiriyor.
***
Eylül ayı sonunda kendi sürdüğüm otomobil ile Bodrum’un Gündoğan köyünden Mersin’e gitmem gerekti. Gündoğan-Antalya 480 kilometre, Antalya-Mersin de aşağı yukarı o kadar... Neredeyse 1000 kilometre. Bin kilometre otomobil kullanmak zor ama Antalya-Mersin karayolunun Alanya-Silifke arasında otomobil kullanmak için ralli sürücüsü olmak gerek.
Bu nedenle, bir dostumun yönettiği gösteriyi Aspendos antik tiyatrosunda görmek amacıyla da Antalya’da kaldım.
Bizi, eşimi ve beni, “Her şey dahil” yönteminin uygulandığı beş yıldızlı otellerden birinde konuk ettiler. Otelde çoğunlukla Almanlar, İngilizler, Belçikalılar, Ruslar ve Avrupa’da yaşayan bazı Türkler kalıyordu.
Hayatımda böylesine çirkin yemek görüntüsü görmedim. İnsanlar kocaman tabaklarda türlü türlü salataları, kırmızı etleri, tavuk etlerini, balıkları, sosları, pirinç pilavlarını, patates pürelerini, patates fritleri tepeleme yığıyorlar ve ardından kıtlıktan çıkmışcasına tabaklarına saldırıyorlar.
Türlü çeşitli meyve suları, cola’lar dereler ırmaklar gibi akıyor.
Bütün gün kahve ve çay.
Bütün gün isteyene istediği kadar yerli içki.
İnsanların yemek yeme görüntülerinden tiksindim.
Her şeye karşın bizim Avrupalı Türkler ölçüyü kaçırmamaya çalışıyorlardı.
Bunları gördüm.
***
Aynı günlerde bir gazetede “Farklı tarife, 6000 yerli turisti kaçırıyor” başlıklı bir haber yayınlandı.
TÜRSAB Başkanı Başaran Ulusoy yakınıyor: “Yabancılara 15-20 dolara oda veren oteller kendi vatandaşlarına 3 katı fiyat veriyor. Yerli turisti de komşu ülkeler kapıyor.
Bu kesinlikle doğru. Bu türden bir otele yerli turist olarak gitseniz, sizden oda+kahvaltı için en az 100 dolar isterler.
Oysa yabancı ülkelerde böyle bir uygulama yok.
Temmuz ayında Bağdat’a gittiğimiz zaman, Hotel Palestin’de bizden günlük oda ücreti olarak 60 dolar, Irak vatandaşı olan şoförümüzden 15 dolar almışlardı.
***
TÜRSAB Başkanı Ulusoy, Turizm Bakanlığı’nın “Her şey dahil” sistemini kaldırmasını istiyor.
17 ekim Cuma ve 20 ekim Pazartesi yazılarım da bu konuyu ele alacağım.
X

YAZARIN DİĞER YAZILARI