"Vahap Munyar" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Vahap Munyar" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Vahap Munyar

Bizim telefon kaçaksa 5 milyon dolar öderim

ŞEREF Özgencil’in başarılı organizasyonuyla yürüyen "Forum İstanbul"la ilgili son buluşmada, daha önce ortaya attığım, "29.6 milyon cep telefonu Türkiye’ye nereden girdi" sorusunu Tekofaks Grubu’nun patronu Ayhan Bermek’e yönelttim.

Daha da ileri gidip, "Siz de kaçak cep telefonu getirdiniz mi?" diye sordum. Bermek rahattı: "Bizim kaçak getirmemiz asla söz konusu olamaz. Ayrıca, temsilciliğini yaptığımız telefonun pazar payı küçük. Kayıtdışı telefonlar arasında bizim marka fazla yok..."

Bermek, kayıtdışı cep telefonu sayısının yüksekliğini şöyle açıkladı: "Cep telefonu pazarı Türkiye’de çok hızlı gelişti. Bu gelişime ayak uydurmak için anlaşılan kayda alma konusunda geçmişte biraz rahat davranıldı..."

Bermek’le bu sohbetimizin ardından Telekomünikasyon Kurumu Başkanı Tayfun Acarer, ilk sonuçları açıkladı: "18.5 milyon cep telefonunu kayda aldık, 1 milyon cep telefonu gri kaldı..."

18.5 milyon cep telefonunu kayda almak, 1 milyonunun "gri" kaldığını söylemek, "29.6 milyon cep telefonu Türkiye’ye nereden girdi?" sorusuna yanıt olabilir miydi?

Benim açımdan yanıt yeterli değildi? Sorgulamayı sürdürmeyi yeğledim. Halkla İlişkiler Danışmanları Derneği’nin (HDD) gecesinde Genpa’nın patronu Zeynel Abidin Erdem’e yüklendim: "Sizde de kaçak cep telefonu varmış..."

Erdem, iddialı konuştu: "Bir kişi çıkıp, Genpa’dan aldığı telefonun kaçak ya da kayıtdışı çıktığını ispat etsin, hemen 5 milyon dolar ödemeye hazırım..."

Erdem
, bu iddialı yanıttan sonra bir süre durakladı, güldü: "İddialı konuşuyorum ama başımıza gelene bak. Bir gazeteci dostumuz bizden cep telefonu almış. Kendisine ’cep telefonunuz kayıtdışı’ mesajı gelmiş, beni aradı. ’Olamaz’ dedim. Telefonu getirdi, baktık gerçekten kayıtdışı..."

Öyleyse Zeynel Abidin Erdem’i, "5 milyon dolar öderim" şeklinde iddialı konuşturan neydi? Anlattı:

"Hemen Telekomünikasyon Kurumu’yla temasa geçtik. İnceleme yapıldı, durum anlaşıldı. Arkadaşımız kartını kısa süre Dubai’den alınmış bir telefonda kullanmış. Aynı kartı bizden aldığı telefonda kullanmayı sürdürmüş. Nasıl olmuşsa, kayıtdışı cep telefonunda kullanılmış olan GSM kartı, bizim telefonu da kayıtdışı gibi göstermeye başlamış. Telekomünikasyon Kurumu durumu düzeltti..."

Sohbetin sonunda Erdem’e, 5 milyon dolarlık iddiasını yazacağımı söyledim. Erdem, iddiasını daha da güçlendirdi: "Noter huzurunda bu sözümü tekrarlayabilirim..."

Telekomünikasyon Kurumu, son 10 yılda Türkiye’ye 70 milyon cep telefonu girdiğini, bunlara 15 milyar dolar harcandığını belirtiyor. Gümrük kayıtları aynı dönemde Türkiye’ye giren cep telefonu sayısının 40.4 milyon dolayında olduğunu, bunlara 5.5 milyar dolar ödendiğini gösteriyor. Ortaya 29.6 milyon cep telefonu ve 9.5 milyar dolar gibi büyük fark çıkıyor.

İstanbul Gümrük Müşavirleri Derneği Başkanvekili Mustafa Eroğlu, iyi niyetle bu cep telefonlarının Türkiye’ye yolcu beraberinde gelmiş olabileceği tezini ortaya atıyor...

Bu durumda "18.5 milyon cep telefonunu kayda aldık, 1 milyonu ’gri’ kaldı. Onları da kayda almanın yollarını arıyoruz" deyip, üstüne sünger mi çekmek gerekiyor?..

Farina’dan Yaşar Kemal’e Kürtçe sözü

9 günlük bayram tatilinden kısa süre önce Halkla İlişkiler Danışmanları Derneği’nin (HDD) düzenlediği bir gece... Genpa’nın patronu Zeynel Abidin Erdem, ünlü yazarımız Yaşar Kemal’le sohbet ederken, yanlarına Avea Yönetim Kurulu Üyesi Guiseppe Farina yaklaştı. Erdem, hemen tanıştırdı:

"Avea’nın Yönetim Kurulu Üyesi Farina..."

"Yaşar Kemal..."


Farina, atıldı: "Sayın Yaşar Kemal’i gayet iyi biliyorum. İtalyanca’ya çevrilmiş kitaplarını okuyorum."

Konuşma İngilizce gerçekleşiyor, Zeynel Abidin Erdem çeviri yapıyordu. Yaşar Kemal, Farina’ya takıldı: "Kürtçe biliyor musun?"

Farina, bunun üzerine çat pat öğrendiği Türkçesiyle karşılık verdi: "Şu anda Türkçe öğreniyorum... Çok zor... Türkçe öğrendikten sonra Kürtçe öğrenmeyi de denerim..."

Yaşar Kemal
, takılmayı sürdürdü: "Merak etme, Kürtçe, Türkçe’den daha kolay..."

Farina sordu: "Kürtçe öğrenmek istersem hoca bulabilir miyim?"

Yaşar Kemal söz verdi: "Merak etme, ben sana hoca bulurum..."

Bakalım Farina, Yaşar Kemal’e sözünü tutacak mı?..
X