"Melis Alphan" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Melis Alphan" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Melis Alphan

Biz bize yeteriz

Dayanışma ruhumuza laf yok. Birkaç çıkıntı “Öyle yardım edilmez, böyle edilir” kavgasında olsa da... Aklımıza gelen her şekilde yardım edebiliriz. Müzik yaparak ya da dans ederek bile.

Van depreminde gördük ki modern hayatın yabancılaştıran özelliğine rağmen dayanışan bir milletiz. Halbuki yıllarca bizi her şeyi devlet babadan bekleyen insanlar olmakla suçladılar.
Belki dilimizde vurduğundandır. Neticede bu deprem, iş başa düştüğünde başımızın çaresine bakabileceğimizi, en azından bu niyette olduğumuzu gösterdi.
Hemen her köşede “Devlet nerede?” serzenişleri yankılansa da çoğumuz elimizi taşın altına koyduk. Oturduğumuz yerden soruyu sormak yerine belediyelere koştuk, bağışta bulunduk, iletişimi, bilgi akışını sağladık.
Arada ayrık otları oldu haliyle. “Kürt-Türk” ayrımı yapanlar, “Kürtler baksın başının çaresine” minvalinde atıp tutanlar.
Hadi bu akıl tutulması. Ne desen işlemiyor. Başka tür bir zihniyet.
Peki ya yardım şeklini eleştirenlere ne demeli?
Nişantaşı’nda üç-beş restoran birleşmiş, bir günlük kârlarını depreme bağışlamaya karar vermiş. Siz de gitmeye meylediyorsunuz. Hemen başlıyorlar, ne işiniz varmış Nişantaşı’nda? Başka yardım şekli mi yokmuş!
Deprem gecesi müzik grubu Redd’den Güneş Duru bir tweet’le Van İçin Rock’ın kıvılcımını çaktı. Rock’çıların Van için bir araya gelip konser vermelerini önerdi. Ertesi sabah çalışmalara başlandı.
Organizatöründen müzisyenine, teknik ekibine herkes gönüllü bu işte. Herkes işin bir ucundan tutuyor ya... Onlar da en iyi bildikleri işle, müzikleriyle destek olmak için bir araya geldi.
“Müziğin sadece eğlendirme amacı yok, birleştirici gücü de var. Bu güçten yararlanılacak bir yardım konseri bu” diyorlar.
Yine bazı ayrık otlarından “Van’a eğlenerek mi bağışta bulunacaksınız?”, “Bob Geldof özentisi” sesleri yükseldi.
Ciddiye almaya değmez. Nitekim, satışa çıktığı ilk dakikada 67 adet bilet satıldı, 24 saat içinde satılan bilet sayısı 7 bini buldu. Konsere gitmeyecek veya gidemeyecekler bile safi destek olmak amacıyla 20 TL’ye bir bilet aldı.
Konser yarın Küçükçiftlik Park’ta. Dream TV tüm gün canlı yayın yapacak. İzleyicilere SMS çağrısında bulunacak. Ve o günkü tüm reklam gelirini Van’a bağışlayacak.
Alanda satılan her şey sponsorların bedelsiz gönderdikleri. Dolayısıyla içeride satışı yapılan yiyecek ve içeceklerden elde edilen gelir de Van’a gidecek.
Alana kurulacak dev ekrandan duyurulacak numaralara kısa mesajla yardım gönderilebilecek. İzleyicilerin getirdiği yardımlar toplanıp Van’a götürülmek üzere TIR’lara yüklenecek.
“Çadır bekliyoruz” diyorlar, “Rock’çı adamın çadırı olur.”

Onur Air meselesinde bir nokta

Perşembe günkü yazımda Onur Air’in Facebook’ta takip edilme, Facebook diliyle “like” edilme şartıyla başlattığı ve çuvalladığı depreme yardım kampanyasından söz etmiştim.
Can Sertoğlu şirketin baştaki niyetine istinaden bir noktaya dikkat çeken bir mail atmış. Yer vermeden geçmeyelim:
“Onur Air’in kampanyasının para-like bağlantısı tam olarak şöyleydi: Mevcut 220 bin civarı Facebook hayran sayfası ‘like’ları vardı ve bu kişilerin her biri için 50 kuruş ödeyeceklerdi. 220 bin x 0.50 TL olmak üzere 110 bin TL ile yola çıktılar. ‘Biz bu bağışla başlıyoruz, üzerine de her yeni ‘like’ için 0.50 TL daha koyacağız. Hedefimiz toplamda 250 bin TL gönderebilmek’ dediler.
Bu da, basit aritmetik hesapla şuna tekabül ediyor:
Onur Air her şeyden önce hayran sayfasındaki ‘like’ sayısını 500 bine çıkarmayı hedeflemiş. 220 binden 500 bine 280 bin kişilik ‘like’ kontenjanı var, bu da kişi başı 0.50 TL’den 140 bin TL ediyor. Mevcut 110 bin TL’ye de 140 bin ekleyince 250 bin TL’yle tümevarılıyor.
Daha yola çıkarken ‘nicelik’ bazlı, nitelik yoksunu bir zihniyet hakim. Yoksa eminim koskoca Onur’un zaten bağışlayacak 250 bin TL’si vardır.”

X