Bekir COŞKUN

bcoskun@hurriyet.com.tr

Bir yargıç vardı...

30 Mayıs 2009
ADAPAZARILI Namık’a adam yaralamaktan 10 ay hapis cezası verdiler. Ama iyi halini, mahkemedeki davranışlarını gören yargıç, bu cezayı “yedi sokak köpeğine 20 ay bakmaya” çevirdi.

Sakarya adliyesinden çıkan Namık söylene söylene işe koyuldu, kimsesiz yedi köpeğe bakmaya başladı.

Önceleri bunu laf olsun diye yaptı, kaytardı, köpekleri unuttu kimi zaman, kimi zaman kahvede lafa dalıp onlara su bile vermedi.

Bir zaman sonra köpeklerin yemek zamanı için saatine bakmaya başladı. Oyununu-arkadaşlarını bırakıp onların karnını doyurmaya gitti...

Birisi eksik olduğunda telaşlandı.

Birisi hastalandığında canı sıkıldı.

Çoğu zaman köpeklerden söz ederken gözlerinin içi parladı...

Ve kahveye onlarla gelmeye başladı, önde Namık, arkasında yedi köpek...

(.......)

Aslında sevgi onu ele geçirmişti...

Sevmekti bu...

Sevmek...

Artık dünyanın en güzel şeyinin mahkûmu olmuştu o:

Sevginin...

Şimdi artık köpeklerinden ayırmak, ona verilmiş ceza sayılır...

Ve kahvehanede arada bir saatine bakar Namık...

*

Karşısına getirilen suçluya “köpeklere bakma cezası” veren o Sakarya 3. Asliye Mahkemesi yargıcını tanımıyorum.

Tanısaydım; boynuna sarılıp yanaklarından öpmek isterdim...

O yüce bir yargıç olmalı.

Yüce ve önemli...

(.......)

Yargıçlar sadece insanların değil, kuşların, kedilerin, sincapların, balıkların, ağaçların, ormanın da yargıçlarıdır.

Çünkü hukuk; sadece insanlarla insanların değil, insanlarla varlıkların ilişkisini de düzenler.

Bir çınarın da hukuku vardır ve gerektiğinde hukuk onu korur... Bir ırmağın da, bir kumsalın da, bir tavşanın ya da bir kedinin de...

(.......)

Bizim yargıçlara ihtiyacımız var...

Yargıçlar sevdiğimiz canlıları korumalı...

Canımız yandığında...

Sığınacak başka yerimiz yok...

Yazarlar Ana Sayfa
HaberlerFenerbahçeGalatasaraypkkburçniobeistanbulMHP