Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

Bir küçük Lozan zaferi

Oktay EKŞİ

İnsanı hayal kırıklığına uğratan örnekler çok olsa da, arada bir yüz güldürenlerin de varlığını inkâr edemeyiz.

Tıpkı İsviçre'nin Lozan Kenti'nde, bu şehrin adıyla anılan meşhur Lozan Antlaşması'nın 75'inci yıldönümünü kutlamak için Bern Büyükelçimiz Taner Baytok'un verdiği kavganın sonu gibi...

Baytok galiba daha önce de ifade etmiştim- bu satırların yazarının çok yakın ve eski bir dostudur. Bir diplomat olarak temsil ettiği devletin temel değerlerine ve bağlı olduğu Türk ulusunun onuruna son derece düşkünlüğüyle tanınır. Diplomatların ‘‘barış, anlayış ve dostluk inşa etmek için’’ var olduklarını düşünür. Ama bunların hiçbirini satın almak için temsil ettiği devletin ve ulusun onurundan zerre kadar fedakârlık etmeye yanaşmamış biridir.

İşte bu kişiliğiyle Baytok, meslek yaşamının belki de son görevinde önemli bir savaşı üstlendi: Lozan Antlaşması'nın 75'inci yıldönümünün gerçekten o olayın anlam ve önemine uygun bir şekilde, üstelik Antlaşma'nın yapıldığı yerde kutlanması için aylardır İsviçre makamlarıyla yazıştı durdu.

Türkiye'ye gelenin gidenin şamar atması son yıllarda Avrupa'da moda olduğu için İsviçreliler -özellikle Vaud Kantonu'nun yöneticileri- olabilecek her türlü aksiliği çıkardılar. Örneğin Lozan Antlaşması'nın yıldönümüne rastlayan 24 Temmuz 1998 tarihinde Türk Büyükelçiliği'nin istediği kutlamalara değil de Lozan'dan intikam almak için uğraşan kesimlerin yapmak istedikleri gösterilere izin verdiler.

Keza bu yaptıklarını ‘‘Türkler nasıl olsa sineye çeker’’ sandılar.

Ama Baytok'un direnmesi, Türk kamuoyunun tepkisi olayı çözdü. Neticede ‘‘karşılıklı saygı’’ esasına dayalı bir ilişkinin, öteki tarafı küçümsemeyi esas alan ilişkilerden çok daha sağlıklı sonuçlar verdiği bir kere daha ortaya çıktı.

Ve en nihayet öğreniyoruz:

İsviçre'deki federal hükümet Antlaşma'nın bilfiil imzalandığı Rumine Sarayı'nı bu amaçla Türk Büyükelçiliği'ne tahsis etmeye karar verdi.

Bu başarıyı Avrupa'daki Türk akademisyenlerinin oluşturduğu EATA isimli kuruluşun düzenlediği ve Türkiye'nin 1923'ten 2023 yılına kadarki çizgisini tartışmayı amaçlayan bir de seminer içeriklendirecek. O da yine Lozan görüşmelerinin önemli mekânlarından birinde, Bueax Rivage Oteli'nde yapılacak.

Aslında bu olayın bizim için anlaşılmayan tarafı, İsviçreliler'in Lozan'a bakış açılarının niçin değiştiği?

Öyle ya; Lozan Antlaşması ona ev sahipliği yapan İsviçre'ye de, imzalayan taraflara da onur kazandıran bir anlaşma. Üstelik Birinci Dünya Savaşı'nı izleyen antlaşmalar arasında dünyaya barış getiren tek antlaşma...













X

YAZARIN DİĞER YAZILARI