"Ayşe Arman" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Ayşe Arman" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Ayşe Arman

Bilim insanı gözüyle sizi uyarmak istedim

HER şey, 1950’li yıllarda Rusya’da Rosa Kuleshova adında gözleri görmeyen ama önüne konulan yazıları okuyabilen ve cisimlerin renklerini görebilen bir kadınla başlıyor.

Rosa’nın “skin vision” adı verilen bir yetenek geliştirdiği, parmağıyla dokunduğu harfleri tanıdığı ve bu sayede okuyabildiği saptanıyor.


Bu becerisi de, bilim insanlarına yeni araştırma alanları yaratıyor.


Günümüzde Rusya’da özellikle biyoenerji alanında pek çok çalışma yapılmakta. Ancak bu çalışmaları yapan kurumların, bilimsel teknikler kullanıp kullanmadıklarına dair ayrıntılı bilgiye sahip olmak çok zor; çünkü bu tip çalışmaları Rusya’da hemen herkes (eğitimli-eğitimsiz) gerçekleştirmekte. Dolayısıyla, bu eğitimlerin verdiğini söyleyen hemen her kaynak, kuşkuyla karşılanmalı.


Sevda Bakankuş
hanımefendi, size verdiği röportajda, “Holografik Beyin Teknikleri” konusundaki tüm bilgisini Rusya’dan gelen bir kişiden aldığını anlatıyor. Bakankuş’unöğrendiğini bilgiler, Bronnikov metotlarına dayanıyor. Gerçekten de Bronnikov’un çocuklarla yaptığı çalışmalarda, gözleri kapatılmış haldeki bu çocukların karşılarındaki objeleri algıladıklarına dair şaşırtıcı sonuçlar elde ediliyor. Hatta 2002’de 7 lise öğrencisi üzerine yaptığı araştırma, Human Physiology dergisinde yayınlanıyor. Ama söz konusu deneklerin, sizin röportajınızda belirtilen diğer becerileri (zihinlerinde ekran açma, binaların içini görebilme vb.) sergileyip sergilemedikleri üzerine herhangi bir bilimsel çalışma mevcut değil. Kısacası, röportaj boyunca gördükleriniz, insan beyninin ve zihninin gerçekten yapabileceği şeyler ancak geri kalan her şey, tamamen sizi kandırmak için düzenlenmiş bir hikâyeden ibaret.

Ayrıca, insan evrimi, bizlere etrafımızdakileri görmek için “göz” adı verilen bir organ kazandırmışken, neden zihnimizle görmeye çalışalım ki? Bir bilim insanı olarak sizi bu konularda uyarmak istedim.  
(Ozan U.)

*
 Teşekkür ediyorum. Ama itiraf etmeliyim ki, beni şaşırttınız. Ben nedense, “Efendim, bilim bu tür şeylere itibar etmez! Tanık olduğunuz her şey, bir düzmecedir” diyeceğinizi sandım. Ama siz bir bilim insanı olarak, “Evet, insan elleriyle okuyabilir, kapalı gözlerle de renkleri ayırt edebilir” diyorsunuz. Başlı başına bu bile yeteri kadar absürt değil mi? Gerisini boş verin, bu olguların varlığını kabul ediyor olmanız bile, bende “Vay anasına sayın seyirciler!” gibi bir tepki uyandırdı. Beyin ya da zihin, belli bir eğitimle bunları yapabiliyorsa, diğerlerini niye yapamasın? Bana gelince, gözlerimle tanık olduğum şeyler bile beni aşıyor, varsın beynimdeki ekranım da açılmasın! Zaten normal televizyonu bile nasıl açacağımı, kapatacağımı karıştırıyorum, bir de beynimin içindeki ekranla uğraşmak istemiyorum...

 

Rusya’da eskiden beri var Türkiye’de yeni

 

20 yıldır Rusya’da yaşıyorum. Şimdilerde, televizyon kanallarında bu tür yetenekli insanların katıldığı programlar yapılıyor. Çeşitli eksperlerin nezaretinde yapılıyor bu programlar. Tabii arada şarlatanlar da çıkmıyor değil. Ama biz ailecek, bu programları izlemeye bayılıyoruz. Yükselen trend Rusya’da bu. Fotoğraf üzerinden ölmüş kişileri tespit edilmesi olağan bir şey gibi sanki. Ataköy benzeri büyüklükte bir mahallede saklanan kişiyi saklandığı dairede bulanı, işlenmiş bir cinayeti nasıl işlendiğini ve kimin işlediğini tarif edeni gördüm. Hatta, kriminal polisin bile zaman zaman bu kişilere başvurduğunu bile söyleniyor. Dolayısı ile Sevda Bakankuş röportajında anlatıların doğruluğu konusunda şüphem yok. Ama bu konu yeni bir konu değil. Sadece Türkiye’de yeni duyulmuş ve yapılıyor olmasının bir heyecanı var.   
(Selçuk A.)


*
Selçuk Bey, siz de olayın Rusya ayağı oldunuz, sağ olun, var olun! Bizde, Türkiye’de biliyorsunuz her şey önce bir heyecan yaratır, sonra söner gider, bu da geçer merak etmeyin.

 

İnsanları kandırmalarına izin vermeyin

 

URI Geller gibi, son röportajınıza konu olan Bronnikov metodunun yaratıcısı da, sahtekardır. Kanıtı, İnternet’teki çeşitli video linklerinde mevcuttur. Videolarda da görebileceğiniz gibi Bronnikov’un kullandığı gözlükler, Sevda Bakankuş ve Huriye Yurt’un kızının gözlükleriyle aynıdır. Videolara Youtube’a “Bronnikov school exposed” veya “Bronnikov test” yazarak da ulaşabilirsiniz. Lütfen bu insanların üzerinizden reklam yapıp, ceplerini doldurmalarına ve insanları kandırmalarına izin vermeyin.
(Ahmet K.)


*
Ahmet Bey, gelin şu konuda anlaşalım: Ben “aktarıcıyım”, kimseye kefil-mefil olmadım, sadece tanık olduğum şeyleri size aktardım. O aktardıklarımda da bir yamuk yok, diğerlerini bilemem. Bu arada, internet dediğiniz şey, çıfıt çarşısı gibi, hem olumlu hem olumsuz bir sürü materyal var. Yine de, sizin gibi, bu işin toptan sahtekarlık olduğunu düşünenlerin varlığını da göstermek için mailinizi yayınlıyorum.

 

Ben de aynı şeyleri yapabiliyorum

 

BEN Amerika’da yaşayan bir okurunuzum. Sevda Bakankuş röportajı ilgimi çekti çünkü ben de kızı Aylin’inkine benzer şeyleri yapabiliyorum. Ben “Kalimasada” (Endonezya’da Müslüman bir ailede başlamış) denen bir “enerji şifa/ savunma yöntemi” öğrendim ve halen devam ediyorum. Bunun için Endonezya’ya bile gittim. Orada inanılmaz şeyler gördüm. Körlere, beyinle görmeyi, hatta okumayı öğretiyorlar. Evet her şey enerji, çocuklar daha açık ve saf enerji oldukları için, bunu daha kolay yapabiliyorlar. İnşallah bir gün Türkiye’ye döndüğümde Kalimasada’yı ülkemde başlatabilirim. Sevgiler.           
(Serap M.)


*
Serap bir sen eksiksin! Bir de Kalimasada! Zaten burada kafalar karıştı, gelince sakın beni arama! Dalga geçiyorum, ne zaman istersen ara, marifetlerini göster. Öpüyorum.  

X