"Cengiz Semercioğlu" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Cengiz Semercioğlu" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Cengiz Semercioğlu

Bedelli mail’leri atacağınıza gidin futbol oynayın

Bedelli askerlik isteyenler haftalardır mail yağdırıyor köşe yazarlarına...

“Bedelli askerlik çıksın” diyen mail’lerden posta kutumuz kilitlendi artık.
Yahu bu mail’lerle uğraşacağınıza gidip bir futbol kulübünde oynasanıza!
Bakın Alişan’a...
Tepecikspor’un lisanslı futbolcusu olmuş.
Futbolcular 38 yaşına kadar askerlikten muaf oldukları için, Alişan da bu haktan yararlanıyor.
Antrenmana, maça çıkmasa da lisanslı oyuncu gözüktüğü için herhangi bir problem yaşamıyor.
Hakkını yemeyelim, Alişan gerçekten futbolcudur.
Yıllarca oynadı, sahada izlemişliğim bile var kendisini.
Sanatçılardan bir 11 yapmaya kalksam Yılmaz Erdoğan, Mahsun Kırmızıgül ve Acun Ilıcalı’yla birlikte takıma direkt alacağım isimlerin başında gelir.
Kulübe para yardımı yaptığını inkar ediyor.
Yakında antrenmanlara da çıkacağını söylüyor.
Sanatçılığı kadar futbolculuğu da olan Alişan için geçerli olmayabilir ama ortaya çıkan bu durumun Türkiye’de lisanslı futbolcu sayısını hızla artıracağı kesin.
Alt kümelere para yardımı yapıp karşılığında lisanslı oyuncu olarak askerliğini tecil ettiren ‘sahte futbolcu’ sayısı hızla artacaktır.
Yani köşe yazarlarına mail atacağınıza, gidin futbol oynayın...
Arada bir-iki antrenmana çıkarsanız, kilo da veririsiniz.

Rüştü’yü ısırmak Rüştü’yü öpmek...

Abdürrahim Albayrak’la dün sabah telefonda trafik konuşurken, söz Manchester United-Beşiktaş maçına da geldi...
“Yerimde duramadım. O Rüştü’nün yanaklarını ısırmak geldi içimden” dedi...
Ertem Şener de maçı anlatırken Rüştü için “Her yerini öpmek istiyorum” demişti...
Bizim tepkimiz böyle galiba, sevgimizi ya öperek ya da ısırarak gösteriyoruz.
Her zaman eleştiren ben bile Rüştü’ye bu kez sevgi gösterisinde bulunmak istiyorum.
Her yerinden öperek ya da ısırarak değil, sadece helal olsun diyerek...

Haber atlatma telaşı

Kenan İmirzalıoğlu-Zeynep Beşerler ilişkisi bitmedikçe, bizim magazin basını rahat etmeyecek anlaşılan... Bir de Cem Yılmaz-Cansu Dere ilişkisi...
Bu işin kuralı budur...
Ünlüleri önce birbirine aşık etmek için uğraşır gazeteciler, sonra da ayırmak için...
şimdi Kenan ımirzalıoğlu’yla Cansu Dere’yi sevgili yapmayı başarsalar, bir yıl sonra da aynı iştahla ayrılık haberlerini yapmaya koyulurlar.
Cansu Dere açıklama göndererek, Kenan’la ilişkisi olduğu haberlerini yalanladı.
Gerçi biz çoook yalanlanan ilişkinin daha sonra doğru çıktığını gördük ama her setten bir aşk haberi çıkarmaya çalışmak da doğru değil.
Haber atlatmak için gazeteciler duydukları ilk şeyi hemen yazar oldular.
Haberin üzerine yatmak, biraz olgunlaşmasını beklemek doğru mu yanlış mı diye araştırmak da yok artık... O zaman böyle yalanlamalar da kaçınılmaz oluyor.

Her sabah 5 bin aracı yola çıkan Abdürrahim Albayrak’la trafik sohbeti

Abdürrahim Albayrak’ı sürekli futbol programlarında izliyoruz ama bana kalırsa asıl trafik konusunda kulak kabartmak lazım kendisine... Geçenlerde Avrupa’da yaptığımız bir tren yolculuğu sırasında uzun uzun konuştuk bu konuyu. Türkiye’nin en büyük filosuna sahip Abdürrahim Albayrak...
Türkiye’nin en büyük şirketlerinin de, kamu kuruluşlarının da personelini o taşıyor.
Her sabah 5 bin aracı yola çıkıyor, binlerce insanı işlerine ulaştırıyor, akşam da evlerine...
Minibüs ve otobüsten oluşan bu 5 bin araçtan 3 bin 500’ü ıstanbul’da...
“Akşam saatlerinde servisler yollara park edip trafiği mahvediyor” dedim.
“Koskoca ıstanbul’da servis araçlarını park edecek tek bir yer yok” yanıtını verdi.
Esentepe’den Maslak’a uzanan ve sabah akşam binlerce insanın servise bindiği bölgede belediyenin kendilerine tek bir yer göstermemesinden yakındı. “Metro ulaşımı arttıkça sizin işiniz azalacak” diye bir kılçık attım ortaya.
“Keşke metro çoğalsa” dedi.
ışin şekli değişiyormuş o zaman, servis yerine şirketlere filo hizmeti vermeye başlıyorlarmış.
“Metro bizim işimizi etkilemez” demeye getirdi. “Üçüncü köprüyü destekliyor musunuz” diye sordum.
“ılla yapılsın demem ama ikinci köprünün kamyon ve tırlardan kurtulması şart” yanıtını verdi.
Trafiğin rahatlaması konusunda önerisi ise çalışma saatlerinin değişmesi.
“Herkes 8’de işe başlayıp 6’da çıkarsa, binlerce servis aracı trafiği şişirir tabii. Tekstil gibi zaman problemi olmayan işlerde mesai saatlerinin değişmesi şart... Çalışanların bazısı 7’de, bazısı 8’de, bazısı da 9’da işe başlamalı. Mesai bitimi de akşam 5, 6, 7’ye dağılmalı” dedi Abdürrahim Albayrak.
Bunu uygulayan kamu kuruluşları ve bazı özel şirketler varmış, “Ama daha da artmalı, çalışanlar da bundan memnun oluyor” diyor.
Abdürrahim Albayrak sadece futbol değil, trafik konusunda da dinlenmeli...
X