"Emre Özpeynirci" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Emre Özpeynirci" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Emre Özpeynirci

Bayraktar 1 taşla 3 kuş vuramadı

Bundan yaklaşık 2-3 ay önce Bayraktar Otomotiv Grubu Başkanı Sami Nacaroğlu ve Baylas Otomotiv Genel Müdürü Bora Koçak'la bir öğle yemeğinde biraraya gelmiştik.

Belki hatırlatmakta fayda var, Bayraktar'ın otomotiv grubu bünyesinde, Citroen ve Subaru markası, Yokohoma lastikleri ve Ege Fren ile Ege Endüstri bulunuyor. Citroen markası Baylas Otomotiv'in Subaru ve Yokohoma ise Baytur şirketinin bünyesinde Türkiye'de satılıyor.

Bayraktar Grubu uzun bir süreden bu yana otomotivde büyümek, bunu da yeni markalarla birlikte gerçekleştirmek istiyordu. Hatta geçtiğimiz aylarda Bayraktar Holding Yönetim Kurulu Başkanı Mustafa Bayraktar, bünyesinde 10'un üzerinde otomotiv markası bulunan Doğuş Grubu'nu model aldıklarını da belirtmişti.

Bu doğrultuda Bayraktar Grubu'nun hem Koreli Ssangyong hem de Çinli markalarla ilgilendiğini biliyordum. Özellikle Koreli Ssanyong'la distribütörlük görüşmelerinin sona geldiği söyleniyordu. İşte 2-3 ay önceki görüşmemizinde ana gündem maddesi, Koreli Ssangyong'tu. Nacaroğlu'na hangi aşamada olduklarını sorunca bana, "Halen görüşüyoruz, Haziran sonu gibi netleşecek. Lütfen netlik kazanmadan bir şey yazma" demişti.

Olayın boyutu aslında sadece Ssangyong markasının temsilciliği değildi. Bayraktar bir taşla üç kuş vuracaktı. Yani bir markanın distribütörlüğüyle iki markanın daha temsilcisi olabilecekti.

Nasıl mı...

Koreli Ssangyang, 1954 yılında kurulan ve yaklaşık 30 yıl ağırlıklı olarak iç pazar için ticari araç üreten bir şirketti. 1986 yılına gelindiğinde Ssangyong, bugün dünyada söz sahibi olduğu 4x4 araçları üretmeye başldı ve 1990'lı yılların başında Mercedes'in şirkete ortak olmasıyla bu alanda kendini hızla geliştirdi. Ancak 1997 yılına gelindiğinde Koreli şirket Asya krizinin etkisiyle mali çıkmaza girdi ve Daweoo şirketiyle birleşmek zorunda kaldı. Ancak bu ortaklık sadece 2 yıl sürdükten sonra Ssangyong, 2000 yılında yeniden bağımsızlığına kavuştu. 2004 yılına gelindiğinde ise Çin'in en büyük otomotiv şirketlerinden biri olan Shanghai Automotive (SAIC) Ssangyong'un yüzde 51'ini satın alarak şirketin en büyük hissedarı oldu.

ÖNCELİK SSANGYONG TEMSİLCİLERİNE

İşte Bayraktar'ın bir taşla üç kuş vurma planı da burada kendini gösteriyor. Çünkü Çin'de GM ve VW'in ortağı olan SAIC firması bundan kısa bir süre önce ünlü İngiliz markası MG Rover'ı satın aldı. Rover'ın adını Roowee olarak değiştiren, MG markasıyla da üretime geçen SAIC firması, bu iki markayla Avrupa'ya açılmak istiyor. Bu doğrultuda da Ssanyong markasını kullanmak istiyor. Özellikle Roowee'yi Avrupa'da Ssangyong bayi ve teşkilatının üzerinde satmak istiyor.

Yani Bayraktar Otomotiv, Ssanyong markasının Türkiye temsilcisi olursa, MG ve Roowee gibi iki önemli markanın daha otomatik olarak temsilcisi olma şansına sahip. Kesin değil ama Çin'li şirketin MG ve Roowee için Ssangyong distribütörlerine öncelik tanıyacağı kesin.

Bu gelişmeler üzerine geçtiğimiz hafta, Sami Nacaroğlu ve Bora Koçak'la yine bir öğle yemeğinde biraraya geldim. Nacaroğlu ve Koçak'a Citroen'in Pazarlama ve Reklam Müdürü Ebru Gürbüz'de eşlik ediyordu. Kuşkusuz, görüşmenin gündemi belliydi. Ne olmuştu Ssangyong temsilciliği.

Çünkü, Bayraktar Otomotiv, Ssangyong'un Türkiye'ye getirilecek modellerine kadar her şeyi hazırlamıştı. Ssangyong, Baytur şirketinin bünyesinde satılacak ve Türkiye'de çok rekabetçi olacaktı.

Ama Nacaroğlu, görüşmelerin sonuçlanamadığını ve iki taraflı dondurduklarını söyleyince, bırakın 3 kuşu, birinin bile vurulmadığı ortaya çıktı. Sebebi ise Ssanyong'dan Türkiye koşullarına göre özel fiyatın alınamamasıydı.

Nacaroğlu bu konuyu açtı: "Bize verdikleri fiyat, pazardaki mevcut 4x4 araçlardan düşük değil. Biz pazara öncelikli olarak fiyat avantajıyla girmeliyiz ki, rekabette markanın bilinirliğini artıralım. Rakiplerle aynı fiyatta, kimse çok iyi tanımadığı Ssanyong markasını tercih etmez. Kaldı ki, bir de rakipler pazara göre fiyatlarda oynama yaparsa, bizim elimiz kolumuz bağlanır. Bu yüzden görüşmeleri dondurduk. Aramızda öyle bir protokol ve anlaşmada yok."

Bayraktar Grubu'nun öyle sırf başka bir markanın daha distrübütörlüğünü almak için zarar edeceği bir işe girmeyeceğini de söyleyen Nacaroğlu şunları da anlattı: "Bizim elimizde zaten güçlü markalar var. Koreli şirketle fiyat konusunda anlaşsaydık 4x4 sınıfında uygun bir markamız daha olacaktı. Ama olmadı. Otomotiv sektörüne ilk kez girmek isteyenler için cazip olabilir ama bizim için Ssangyong cazip değil."

KISMET DEĞİLMİŞ

"Ssangyong'dan vazgeçince MG ve Roowee markaları da otomatik olarak elinizden kaçtı" dediğimde, Nacaroğlu onayladı ve "Bizim için öncelik Ssangyong'du. Eğer olsaydı böyle bir şansımız da olacaktı. Ama kısmet değilmiş" cevabını verdi.

Nacaroğlu, başka bir Çinli markayla görüştüklerini ve bu konudaki stratejilerinin ise seçim sonrasında oluşacağını da belirtti. Seçimler sonuçlandı, Nacaroğlu'yla artık bir daha ki görüşmemizde bu markayla ilgili gelişmeleri konuşacağız.

Ama burdan bir ipucu vereyim, aynı markayla başka bir grup daha ilgileniyor ve markanın hafif ticari modellerinin ithalatı düşünülüyor.

Minicargo dünyaya Kasım'da İstanbul'dan tanıtılacak

Citroen markasının Türkiye temsilcisi Baylas Otomotiv Genel Müdürü Bora Koçak, Tofaş'ın Fiat, Peugeot ve Citroen için üreteceği hafif ticari modeli 'Minicargo'nun Kasım'da OSD'nin desteğiyle İstanbul'da düzenlenecek ticari araç fuarında sergilenebileceğini söyledi.

Minicargo'nun şu anda pilot üretimlerinin başladığını kaydeden Koçak şöyle konuştu: "Bildiğiniz gibi Minicargo'nun üretimi yoğun talep nedeniyle öne çekildi. Şu anda Bursa'da ilk örnek araçlar banttan inmeye başladı. Kasım sonunda veya Aralık'ta Minicargo Türkiye'de piyasaya sunulabilir. Avrupa'da ise 2008 yılının başında sırayla piyasaya sunulması planlanıyor. İlk plan bildiğiniz gibi Mart-Nisan gibi araçların satışa sunulmasıydı. Üretim öne çekilmesiyle birlikte ben Minicargo'nun ilk olarak Kasım'da düzenlenecek ticari araç fuarında sergileneceğini düşünüyorum. Fiat'ın sergilemesi halinde bizde Minicargo'yu Citroen markasıyla İstanbul'da vitrine çıkarmak istiyoruz."

Minicargo'yu gördüğünü ve çok beğendiğini kaydeden Koçak, "Tamamen yepyeni bir sınıf ve yepyeni bir model. Benzeri yok. Ne tam otomobil ne tam ticari araç. Biz 2008 yılında Türkiye'de 900-1000 adetlik bir satış hedefliyoruz. Çünkü Combo modeli önümüzdeki yıl yok. Combo modelinin de piyasaya sunulmasıyla rakam 2-3 bin adedi bulabilir" dedi.

Bayraktar 1 taşla 3 kuş vuramadı

Citroen Genel Müdürü Bora Koçak'ı bu günlerde bir heyecan sarmış. Çünkü, Eylül-Ekim aylarında Koçak, Amerika'ya 'Advanced Management' (İleri Yönetim) konusunda eğitim almaya gidiyor. Yılda dünyadan sadece 8 yöneticinin seçildiği bu eğitime katılması için Sami Nacaroğlu ve Bayraktar Grubu tam destek vermiş. Hatta bu eğitim için grubun sponsor olduğunu da söylemeliyim. Bu eğitim aslında bir başka değişle Koçak'ın yöneticilik açısından MBA (Master of Business Administration) alması anlamına geliyor.

Türkiye'de otomotiv alanında bu programa katılan 1-2 kişi var. Bunlardan biri benim hatırladığım eski VW Genel Müdürü Arif Cengiz, diğeri de Temsa Otomotiv Direktörü Yusuf Soner. Deniz Harp Okulu mezunu Bora Koçak'a bu programın neler katacağını önümüzdeki yıllarda net olarak göreceğiz. Ama Bayraktar Grubu'nun Koçak'a gelecek için ciddi yatırım yaptığı ortada.

Peugeot 308'e karşı C4 Sedan kozunu kullanacağız

Bora Koçak'a, '2 aylık eğitim süresince burdaki işler ne olacak" diye sorduğumda, "Zaten 2 aylık eğitimin 1 ayı Ramazan'a denk geliyor. Diğer ay için ise planlamayı yaptık" cevabını verdi. Hem pazarın hem de Citroen'in Kasım ayından sonra hareketleneceğini kaydeden Koçak, "Biz Kasım ayında önce C4 Sedan'la daha sonra da Aralık ayından itibaren Minicargo'yla pazarda yer alacağız. Bu yüzden bu eğitime gitmeyi kabul ettim. İkisinde de burdayım" dedi.

Peugeot'nun yeni 308 modelini sonbaharda Türkiye'de piyasaya sunacağını söyleyen Koçak, Citroen'in de bu dönemde C4 Sedan kozunu kullanacağını kaydetti. Arjantin'de üretilen C4 Sedan'ın bu yıl sadece Türkiye'de satılacağını söyleyen Koçak, "Citroen, bu modeli bazı Doğu Avrupa ülkeleri ve Rusya'da da piyasa sunacaktı. Ama bundan bu yıl vazgeçildi. C4 Sedan, Arjantin'de bu yıl sadece Türkiye için üretilecek." bilgisini verdi.
X