Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

Bay X-4'ün rüşveti

Uğur DÜNDAR

Arkadaşlarımla günlerdir ‘‘Kumarhaneler Kralı’’ Ömer Lütfü Topal'la ilgili, çok önemli bir belgenin üzerindeki şifreleri çözmeye uğraşıyoruz.

Sözünü ettiğim belge, 1996 yılının Mart ayında, Topal'a ait ‘‘Ankara Ekspres Döviz Şirketi’’nden İstanbul'daki Emperyal'e, yani merkeze fakslanmış.

El yazısıyla kaleme alınan belgede, düzenleyen kişinin adı var. Ayrıca, İstanbul'daki merkezde kimin alacağı da yazılmış. (Şimdilik bu isimleri açıklamıyorum, çünkü can güvenlikleri tehlikeye girebilir.)

ESRARENGİZ POLİS ŞEFİ

Belgede, bazı kişilere Amerikan Doları üzerinden yapılan ödemeler yer alıyor. Altı kalemde toplanan bu ödemelerin birinci maddesi için, şu açıklama yapılmış:

‘‘Bay X-4'e, iki silah alımı için, Sayın Ömer Bey'in talimatlarıyla ödenen 6 bin 300 dolar karşılığı olan, 400 milyon lira!..’’

Tıpkı polisiye romanlarda, ya da James Bond'un serüvenlerinde karşımıza çıkan ajanlar gibi kodlanan bu Bay X-4, acaba kim olabilir?

Yanıt bulabilmek umuduyla, belgeyi okumaya devam ediyoruz:

‘‘...Aralık ayında, X-4'ün isteği üzerine yılbaşı harcamaları için kendisine verilen 2 bin 500 dolar...’’

Biraz aşağıdaki kalemlerden biri, X-4'ün kim olabileceği konusunda küçük bir ipucu veriyor. Birlikte okuyoruz:

‘‘Emniyet'ten istenilen uçak biletleri için ödenen...’’

İşte bu ödeme, esrarengiz X-4'ün bir polis şefi olabileceğini düşündürüyor. Nitekim araştırmalarımız, bu saptamanın doğru olduğunu gösteriyor.

BÜYÜK SERVET

Evet, Ömer Lütfü Topal'a yakın kaynaklardan aldığımız bilgilere göre, Bay X-4, o tarihlerde İstanbul'da görevli olan bir polis şefi!.. Rüşvet sürecini başlatan gelişmeler, yeraltı dünyasıyla mücadele etmeye kararlı görünen bir ekibin İstanbul'a gelmesiyle başlamış. Mafya babaları teker teker toplanıp, gözaltına alınırken Ömer Lütfü Topal da, bir geceyi Emniyet'te geçirmiş. İşte X-4'le bağlantı bu sırada kurulmuş. Hatta X-4'e verilen bu rüşvetlerin yanı sıra, Yeşilköy'de dayalı döşeli bir tripleks ev de tahsis edilmiş!..

Bu belgenin ortaya çıkardığı ilişkiler, kumarhane gerçeğini ve Ömer Lütfü Topal'ın bir çırpıda nasıl ‘‘Kumarhaneler Kralı’’ olduğunu göstermesi açısından çok önemli.

Evet, 80'li yılların ikinci yarısına kadar Fındıkzade'de barbut atılan, esrar içilen bir ‘‘bitirimhane’’nin sahibi olan ‘‘Topal Ömer’’, bu kadar kısa süre içinde dolar milyarderliğine nasıl yükseldi? Topal'a acaba hangi güç, ‘‘Yürü ya Ömer!’’ dedi?

Araştırmamıza göre, Ömer Lütfü Topal'ın şirketleriyle, ölümünün ardından mirasçılarının eline geçen tapuların değeri, bugün en az 500 milyon dolar civarında. Yani, yaklaşık 90 trilyonluk bir servet, kaşla göz arasında Ömer Lütfü Topal'ın olmuş.

Elimizdeki belge, ‘‘Türkiye'ye kokain belasını getiren adam’’ olarak da bilinen Ömer Lütfü Topal'ın, dolarları istif ederken, sırtını kimlere dayadığını göstermesi açısından çok ilginç.

RÜŞVET AYSBERGİ

Topal'ın rüşvete boğduğu sadece bazı polis şefleri mi? Kuşkusuz hayır. Aralarında Turizm Bakanlığı yapanların da bulunduğu bazı politikacılar da, ilgili bakanlıklardaki kimi bürokratlar da, Topal'ın sınırsız kazancından paylarını almışlar.

Bu nedenle, Topal'ın kumarhanelerinde kurulan kokain tuzakları, hile dolapları, borç takanlara yapılan işkenceler, sakat bırakılan insanlar, hiç kimsenin gözüne çarpmamış! Kurbanlar, kaderleriyle baş başa bırakılmış. Hatta çoğu mahkemeye gitmeyi bile göze alamamış! Turizm Bakanlığı'nın ilgili birimleri, tüm uyarılara ve ihbarlara karşın nedense kaçak çalıştırılan yüzlerce makineyi bir türlü bulamamış! Bu nedenle oyun makineleri için alınması gereken paralar, devletin kasası yerine, Topal'ın cebine girmiş. Milyonlarca dolarlık kazancın sadece devede kulak kısmı, resmi belgelerde gösterildiği için, Maliye Bakanlığı da vergi almak yerine, avucunu yalamış.

Ömer Lütfü Topal'ın kumarhanelerindeki gerçek böyle de, ötekilerde farklı mı? Hiç kuşkunuz olmasın ki, diğerlerinde de durum üç aşağı beş yukarı aynı!..

Sanıyorum çetelerin, Ömer Lütfü Topal'ın başına akbabalar gibi niçin toplandığını şimdi daha iyi anladınız.

Bana göre, malum çete, inanılmaz oyunların ve kazançların döndüğü kumarhanelerden rant kapmak için oluşturulan rüşvet aysberginin su üstünde görülen küçük kısmı.

Su altındaki dev, gözlerden ırak tutuluyor.

Toplumun onu hiçbir zaman görmemesi isteniyor.

Çünkü kokuşmuş sistem, ancak böyle ayakta duruyor.

X