Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

BAŞLARKEN

Eğitim konusunda duyarlı olduğumuz söylenebilir.

Duyarlılığımız, sorumluluk duygumuzdan çok, duygusallığımızdan kaynaklanır çoğu kez.
Çocuklarımızı severiz doğal olarak.
Üzülmesin, yorulmasın, kırılmasın isteriz.
Soğuklarda üşümesin, teneffüslerde düşmesin, son zil çalınca doğruca evine gelsin, gecikmesin isteriz.
İyi bir meslek, iş edinsin, kendine güzel bir dünya kursun isteriz.
Çocuklarımız için özverilerde bulunuruz.
Onun isteklerini yerine getirmek için olanaklarımızı zorlarız.
Ayrıca, çocuğumuzun eğitim süreciyle, eğitim ortamıyla ilgili olarak da bilgi sahibi olmak isteriz.

SON KİTABI KISIK VADİSİ

İçimiz rahat olsun diye öğretmeniyle, idarecileriyle iletişim içinde olmak, onlardan sürekli iyi haberler almak isteriz.
Bunlar doğaldır.
Hürriyet, bu ihtiyaçtan yola çıkarak, Ankara’daki okurlarını, eğitim konusunda bilgilendirmek, okurlarının aydınlatılmasını sağlamak amacıyla bu köşede yazmamı önerdi.
Otuz yıldan fazladır yazıyorum.
Deneme, şiir, kişisel gelişim alanlarında kitaplarım var.
Son olarak, birkaç ay önce Kısık Vadisi adlı bir de romanım yayımlandı.
Yazı dünyasının içindeyim.

NELER OLDUĞUNU PAYLAŞACAĞIZ

Ankara “okuyan” bir kent.
Beş milyona yaklaşan nüfusun, bir milyondan fazlası öğrenci.
Bir milyon çocuğumuz, her sabah evinden çıkıyor, okula gidiyor. Akşam da evine geliyor.
Elli beş bin öğretmen Ankara’daki çocuklarımızı eğitmeye çalışıyor.
İşte bu süreçte neler oluyor, her pazartesi sizlerle bunları paylaşmaya çalışacağım.
Yararlı olacağını umuyorum.

MASKE

 Protest müziğin, Amerikalı ünlü sesi Billy Joel’in “yabancı” adlı şarkısında anlattığı gibidir maske:
 “Biz hayatımız boyunca, gerçek yüzümüzü saklarız ve maskemizi çıkarır, yüzümüzü, kimse olmadığında kendimize gösteririz.”

 Maskeyi bir korunma, gerçek niyet ve düşüncemizi saklama aracı olarak kullanırız.
 Bir özgüvensizlik sendromu, maske.

 Bir tane değil, birçoğumuzun farklı ortamlara, farklı günlere, farklı koşullara göre maskeleri vardır.
 Yerine göre takarız.

 Billy Joel “yabancı” adlı şarkısında devam ediyor: “Bu maskelerin kimi saten, kimi çelik, kimi ipek, kimi deridendir.
 Bunlar yabancının değişik yüzleridir.”
 
 Bazılarımız öyle ustalaşmışız ki bu maskeleri taşıma, takma konusunda, gerçek yüzümüzü görmek için hiç kimsenin şansı kalmamıştır.

 Oysa maske, esarettir.
 
 Kar fırtınasına tutulmuş ruhumuzun, dağların derin karanlığında kaybolmasıdır.
 Gerçek kendimizin değil, iskeletimizin ortalarda dolaşmasıdır.
 İncinmiş ruhumuzun, başkalarının ayakları altında çiğnenmesine; trajik bir şekilde, kendimizin izin vermesidir.
 Bazılarımız maskesinden rahatsızdır. Çıkarır atar, kuşlar gibi hafifleriz. Kendi dünyamızın, kendi yolumuzun aydınlığına çekiliriz.
 Kendimiz olmanın, içten olmanın, özgür olmanın mutluluğunu, huzurunu yaşarız.

 Maske, bazılarımızın ise karakteri, kimliği haline gelmiştir. Onsuz dolaşamaz. Kendisi bile gerçek yüzünü unutmuştur.

 Billy Joel haykırıyor:
 “Bendeki yabancılığı hiç görmediğinizden dolayı niçin şaşırdınız? Siz, sevgilinize, sizdeki yabancıyı görmesine izin verdiniz mi hiç?

KAR TATİLİ

Çocuklar, kar tatili istiyor.
Çılgınca istiyorlar bunu.
Gözlerini pencerelerden ayırmıyorlar.

 Akşam yatağa giderken, pencereden son kontrol yapılıyor.
 Sabah uyanır uyanmaz mahmur gözlerle pencereye koşuluyor.
 Dışarıda görülebilen ince bir beyaz örtü, tatil duygusunu ateşliyor.
 Telefonlar, tweetler, mesajlar başlıyor, “Yetkililerimiz uyuyor mu?” diye.
 Oysa yetkililer de uyanıktır ve belki de hiç uyumamışlardır ve onlar da pencerelerdedirler.

Kar, tatildir çocuklar için.
Tatil, boşluktur; kontrolsüzlüktür. Sorumluluğunun, zorunluluğunun üzerinden kalkmasıdır.
Çocuk, aslında tatili niye istediğini de bilmemektedir.
Çılgın bir arzudur, birbirine bulaşan.
Nedensiz, amaçsız isyandır.
Çocukların, küçük bir bahaneyle uzaklaşmak istediği yer, aslında okuldur.
Ve okullar bu duygunun kaynağını, yani kendini sorgulamalıdır.

Ya da bu istek, sadece bir çocukluk, gençlik hevesidir, hepsi bu.
Ama anne babalar niye bunu isterler, anlaşılamayan budur işte.

Kısacası öğrenci tatil ister, öğretmen tatil ister, veli tatil ister.
Okullar tatil olsun istemeyenler, sadece kantin işletmecileridir.

X
YAZARIN DİĞER YAZILARI