Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

Barzani ile yakınlaşma PKK’nın kimyasını bozuyor

<b>ANKARA</b><br>ÖNCE meselenin adını doğru koyalım: Türkiye’nin Kürt sorunu vardır. İkinci olarak ülkenin Güneydoğu sınırı Türkleri petrolden, Kürtleri soydaşlarından yoksun bırakıyor.

O yüzden Cumhuriyet tarihi, Türklerin petrol, Kürtlerin birlik özlemine tanıktır.

Bu sorunun Türkiye’deki muhatabı belli: Cumhuriyet hükümeti. Ama Kürt tarafına bakıldığında, dostun/düşmanın eşkali sürekli değişiyor. Türkiye Cumhuriyeti hükümetleri son 20 yılda Barzani/Talabani ikilisi ile dalga boyu yüksek ilişki yaşıyor.

1990’ların başında Türk ordusu peşmerge güçleriyle birlikte PKK ile savaşıyor.

2000’lerin ortasında Kuzey Irak PKK için güvenli bölge ilan ediliyor.

Ama son bir yıldır, ABD’nin de baskısıyla Barzani Türkiye’ye yaklaşıyor.

İşin ilginç yanı, PKK’nın eylem grafiği de bu gelgitlere uygun düşüyor.

Aynı günlere rastlayan iki fotoğrafı gözünüzün önüne getirin lütfen...

1) Türkiye’nin Irak Özel Temsilcisi Murat Özçelik, Bağdat’ta Barzani ile görüşüyor.

2) Diyarbakır’da kepenkler iniyor, yasadışı gösteriler ve şiddet bölgeye yayılıyor.

Sizce arada hiç irtibat yok mu? PKK’nın acemi tuzağı bariz değil mi?

Türkiye tahrik olacak, Kuzey Irak’a girecek, ABD ve Barzani ile köprüleri atacak...

Ve ortada tek muhatap PKK olmasa bile siyasi uzantısı konumundaki partiler kalacak.

PKK’nın psikolojik algı ve yanılgısı "muhatap" kompleksinden kaynaklanıyor.

Türkiye’nin elbet bir gün Kürt meselesi için masaya oturacağını sanıyor/hayal ediyor. Bu nedenle Barzani’nin rol çaldığına inandığında tabir yerindeyse kimyası bozuluyor.

Bu tespiti uzun süredir yazıp çiziyor, TV programlarında dile getiriyorum.

Ama açık söyleyeyim, Zaman’daki haberi okuyunca çok kıskandım.

Türkiye-Barzani ilişkisi ile Apo’nun halleri arasında müthiş korelasyon yakalamışlar. (Zaman Gazetesi, Melik Duvaklı’nın haberi, 23 Ekim 2008)

1) 23 Şubat 2007 tarihinde toplanan MGK’dan "Kuzey Irak’la görüşülebilir" kararı çıkıyor.

1 Mart 2007 tarihinde avukatları, "Abdullah Öcalan zehirlendi" diye açıklama yapıyor.

2) 27 Haziran 2008’de Başbakan’ın Irak’ı ziyaret edeceği açıklanıyor.

4 Temmuz 2008’de Abdullah Öcalan’ın saçlarının zorla kazıtıldığı iddia ediliyor.

3) 10 Ekim günü Cumhurbaşkanı Kuzey Irak’la görüşüleceğini duyuruyor,

14 Ekim günü Murat Özçelik, Mesut Barzani ile Bağdat’ta buluşuyor.

16 Ekim günü avukatlar ve DTP Öcalan’ın fiziki şiddet gördüğünü ileri sürüyor.


Terör mutabakatı

GENELKURMAY’ın önerisi üzerine Orgeneral İlker Başbuğ ve ekibi pazartesi günü Bakanlar Kurulu’na terör brifingi verecek. Başbuğ daha önce MHP ve CHP’yi de ziyaret etti. Başbakan ve terörle mücadele konusunda birinci derecede sorumlu/yetkili hükümet üyeleriyle MGK ve/veya terör zirveleri vesilesiyle neredeyse her hafta görüşüyor. O zaman nereden çıktı bu brifing?

Mutlaka başka teknik izahı vardır. Ama kamuoyunda algılanacak fotoğraf bellidir: Hükümet ve asker arasında terör konusunda mutabakat tamdır.
X

YAZARIN DİĞER YAZILARI