"Reşat Kutucular" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Reşat Kutucular" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Reşat Kutucular

Barış, hemen şimdi

“Okur İnisiyatifi” yaklaşık 1200 üyesi olan bir Facebook grubu.  Bu grupta okur konuşuyor. Kendi ürünlerinin reklâmını yapmak hoş karşılanmıyor.

Grup kendini şöyle tanımlıyor:  “Sevdiğimiz kitapları paylaşıp çok satılmasını, sevmediklerimizi (nedenleriyle) paylaşmayı ve tartışmayı, hatalı basımlara, kötü çevirilere itiraz etmeyi, baskısı tükenmiş olan kitapların yeniden basılması için çaba göstermeyi... ... sözün özü, okur olarak inisiyatif kullanmayı amaçlıyoruz. Ve elbette okur sayısını artırmayı...”

Grubu yakından izlemeye çalışıyorum.  Bilgilendirici, zihin açıcı paylaşımları kaçırmamak için. Bir yandan da grubun sesi daha çok duyulsun istiyorum.

Geçen hafta aktif üyelerden Nuray Önoğlu’na “grup kollektif bir köşe yazısı yazarsa Cumartesi günkü köşemi o yazıya ayırırım” dedim.  Konu serbestti.

Teklif kabul gördü.  Konu olarak “barış özlemi ve talebi” öne çıktı.  Barışın sesi daha gür çıksın diye şimdi söz Okur İnisiyatifinde:   

Barış, hemen şimdi      

 
Nejla Gür’ün karakalem çalışması

“Barış, hemen şimdi!

Bizler okuruz; okuduğumuz onca şey arasında savaşı güzelleyen tek bir satır yok!  Dünya edebiyatının en seçkin örnekleri, savaşların insan hayatlarını nasıl yıkıp tarumar ettiği üstüne kurulu; neredeyse bütün büyük klasik eserler.  Büyük savaşların kıyımlarını en iyi ifade eden bütün sanatçılar, edebiyatçılar hep barışı yüceltmişlerdir.

Hiç mi ders almıyoruz okuduklarımızdan?  Bu kan, gözyaşı, annelerin ağıtları hiç mi bir şey anlatmıyor kimseye?  Umutsuz olmak istemiyoruz, toplumumuzun büyük bir kısmının barış istediğinden eminiz.

Büyük mucit Nikola Tesla “Bütün arzumuz bütün dünyada bireyler ve toplumlar arasında daha yakın ilişkiler kurulması; birbirimizi daha iyi anlamanın yollarının bulunması ve bütün insanlığın ilkel barbarlığa ve savaşa boğulmasına neden olabilecek bencillik ve kibirin yok edilmesidir...  Barış yalnızca evrensel bir aydınlanmanın doğal bir sonucu olarak kurulabilir.” diyor ama yurdumuzda iktidar sahipleri tam tersinin olması için ellerinden geleni yaparak bizi karanlıkta komaya, birbirimize düşman etmeye çalışıyor.

Ölenler hepimizin çocukları ve barış olması için ölenin kim olduğuna bakmadan hep birlikte ayağa kalkmaya mecburuz.  Bu ülkeye barış gelmediği sürece hepimiz biraz suçluyuz.

Bu savaşa itiraz ediyoruz.  Yeter! Ölülerimizin ırkı, dili, dini, böleni/ bölüneni yok, onlar yalnızca ölü.  Yaşarken de olmasın.  Barış, hemen şimdi! Uzun yıllar görmezden gelinerek bir savaş asıl muhataplarından gizlendi.  Otuz yılda on binlerce çocuğumuz kurban edildi. Neden sorusuna verilebilecek hiç bir cevap makul değil artık.

“Vatan sağolsun” söylemi anlamını yitireli çok oldu.  Çünkü anaların döktüğü gözyaşı değil sel.  Çünkü artık "vatan sağ olmasın, oğlum sağ olsun" diyen babalar var. Zaman şimdi silahlar için susma, bizim için bağırma zamanıdır.  Yeter! Barış, hemen şimdi!

Büyük ozan Gülten Akın “hangi bir ülkenin / hangi bir yerinde / hangi bir ana / bebeğini ölsüne tutuyorsa / batmıştır o ülke / ölüm girmiştir temeline” diyor, haklı!

Barışı sağlamanın zor olduğuna inanmıyoruz.  Ülkemizin bütün kaynaklarının hoyratça har vurulup harman savrulmasına itirazımız var.  Yurttaşların sağlığı, eğitimi, refahı için harcanması gereken paralar bu savaştan nemalananların cebine akıyor.  Onlardan başka kimseye yararı yok bu savaşın.

Savaş kazananı olmayan bir vahşet.  Haklı öldürme olabilir mi?  Yaşamdan daha kutsal bir amaç, daha kutsal bir vatan yoktur.  Şehit dediğiniz, yüzlerini, isimlerini bile tanıtmaktan çekindiğiniz bizim ölülerimiz ve kayıplarımızdır.  Silahlar sussun, sorunları çözmenin insana daha saygılı yöntemleri derhal devreye girsin ve kimse bizim adımıza öldürmesin artık.

Barışı hep birlikte talep ve inşa etmeye mecburuz.  Ahmed Arif'in dizeleriyle: “ bir umudum sende / anlıyor musun?”  İyi düşünelim, çanlar bizim için çalıyor.  Herkesin elini taşın altına koymasının vakti geldi de geçiyor; aksi halde o taşlar heyelana dönüşüp hepimizi ezecek.

Yaşamı savun, ölümlere inat; umutla avun, barışa adım at!  İyi şeyler hemen olur, sürüncedeme kalan işlerden ya kötü sonuçlar çıkar ya da hiçbir şey.

O halde: Savaşa hayır! Barış, hemen, şimdi!”

X

YAZARIN DİĞER YAZILARI