Bakan bunları da mı tanımıyor?

TARIM Bakanı Hüsnü Yusuf Gökalp, ‘‘Red Bull işiyle alakam yok’’ dese de, Red Bull'un Avusturya'daki merkezine yollanan mesajlar ortada.

Bakanla aynı soyadı taşıyan birinin ‘‘geçmişte’’ ortak olduğu şirket, küçük bir ortaklık değişiminden sonra Red Bull'un son derece kárlı bir iş olan distribütörlüğünü istiyor.

Hem de, ‘‘Bana vermezseniz Tarım Bakanlığı'nda sorun yaşarsınız’’ dedikten ve verilmeyip sorunlar başladıktan sonra da ‘‘İşte gördünüz. Bu sorunları ancak biz çözeriz’’ diyerek.

Bakan Gökalp, ‘‘Benim Medyapol ile bir ilgim yok’’ diyor ama sözleri ‘‘inandırıcı’’ değil.

En azından bilgiler, ortada ‘‘rastlantıdan öte’’ bazı şeyler olduğunu gösteriyor.

Tarım Bakanı istediği kadar ‘‘Benim Medyapol ile işim olmaz’’ desin, bakın o Medyapol, Hüsnü Yusuf Gökalp'in bakanlığıyla neler neler yapıyor.

Medyapol, Hüsnü Yusuf Gökalp'in bakan olmasından sonra ana sözleşmesinde bir tadilat yapıyor ve adını ‘‘Onajans’’ olarak değiştiriyor.

Faaliyet alanları arasına da ‘‘kitap ve dergi hazırlamak’’ gibi bir madde ekliyor. Çok da iyi yapıyor.

Çünkü Bakan Gökalp'in ‘‘İlgim yok’’ dediği Medyapol, ‘‘Onajans’’ adını aldıktan sonra Tarım Bakanlığı ile yakın bir çalışma içine giriyor.

Onajans, ‘‘Hiçbir ilişkisi olmayan Tarım Bakanı Prof. Dr. Hüsnü Yusuf Gökalp’’ tarafından kaleme alınmış, ‘‘Türkiye'yi yeşillendireceğiz’’ adlı bir broşür-kitabı yayına hazırlayıp basıyor. Tarım Bakanı ile hiçbir ilişkisi olmayan Onajans'ın bu işi ‘‘kaç lira’’ya yaptığını bilmiyorum.

Yetmiyor.

‘‘Republic of Turkey, Ministry of Agriculture and Rural Affairs-General Directorate of Protection and Control’’, yani Tarım ve Köyişleri Bakanlığı, Koruma ve Kontrol Genel Müdürlüğü için bir broşür hazırlama işi de Onajans'a veriliyor.

Hani şu, ‘‘Bakan Gökalp'in hiçbir ilişkisi olmayan’’ yere.

Bu arada ilk kez bir bakan, seçildiği kente yönelik bir broşür bastırıyor ve ‘‘ayrımcılığını’’ ortaya koyuyor.

‘‘Sıvas'ın Gökalp'le değişen yüzü’’ adlı bir ‘‘seçim çalışması’’ da hazırlanıyor ve dağıtılıyor.

Üzerinde bir ibare yok ama büyük ihtimalle bu ‘‘müthiş’’ çalışma da Onajans tarafından yapılıyor. Ama bakanın bu şirketle hiçbir ilişkisi bulunmuyor.

Olabilir.

Belki de her şey bir ‘‘rastlantıdan’’ ibarettir. Talihsiz bir rastlantı.

Yılmaz: Ben çağırmadım


MEHMET Ali Yılmaz'la konuştuk. Hani Fisunoğlu Paşa'nın, ‘‘Sedat Peker'in davetine beni o götürdü. İçeri girince pişman oldum ama hemen çıkamadım’’ diye suçladığı Mehmet Ali Yılmaz.

Yılmaz
çok net bir şekilde, ‘‘Paşam bunu nereden çıkardı anlamadım ama Muhittin Fisunoğlu'nu, Sedat Peker'in davetine ben götürmedim’’ dedi.

Mehmet Ali Yılmaz, Fisunoğlu Paşa ile ‘‘ahbaplığı olduğunu’’ belirterek, ‘‘Vallahi o da davetliydi. Ben kendisini gördüğümde zaten davete geliyordu. Eşi de yanındaydı’’ diye konuştu.

‘‘Benim tarzım belli. Gittiğim, getmediğim yerler belli. Ben çekinmem. İnkár da etmem ama paşamı davet etmedim. Etmem de. Sedat Peker'in davetine ben ne diye birilerini davet edeyim, bana ne?’’ diyen Yılmaz, ‘‘Nereden çıktı bu iş anlamadım’’ diye şaşkınlığını ifade etti.

Doğrusu ben de şaşırdım.

Fisunoğlu Paşa, neden böyle söylemek ihtiyacını hissetti acaba?

Muhittin Fisunoğlu bu ‘‘karanlık’’ işten kurtuluş yolunu, topu eski Trabzonspor Yönetim Kurulu Başkanlığı da yapan Yılmaz'a atmakta mı buldu acaba?

GSGM gözden uzak kalmamalı


GENÇLİK ve Spor Genel Müdürü Kemal Mutlu, iki sayfalık bir faks yollamış.

Sporum.gov.tr'yi savunuyor. Ve ne kadar ‘‘matah’’ bir iş yaptığını anlatıyor.

İşin ‘‘matahlık’’ derecesini daha önce size zaten aktarmıştım. Biliyorsunuz, o yüzden gülüp geçiyorum; çünkü Mutlu'ya göre burası ‘‘Türk sporunun arşivi’’ imiş.

Doğrudur ‘‘utanç arşivi’’.

Ama işin bazı yönleri gülüp geçilecek gibi değil. Çünkü her şey ‘‘uygun’’ görünüyor.

Mesela, işi alan İz Yapım'ın verdiği fiyat 24.5 milyar TL.

İşi alamayan Forsnet ise 24.75 milyar TL fiyat vermiş.

İz Yapım'ın sahibi görünen Karabük Demir Çelik'ten emekli vatandaşın, TRT yönetmeni damadından sormak lazım.

‘‘İz Yapım'da Spor Toto Teşkilat Müdürü Mehmet Boslu'nun bir yakını çalışıyor mu?’’ diye.

Aslında daha yazılacak, sorulacak çok şey var.

Sadece burada değil.

Başka işlerde de.

En iyisi şu Gençlik ve Spor Genel Müdürlüğü'nü bir ‘‘yakın takibe’’ almak.

NE ZAMAN ADAM OLURUZ?


Toplumun büyük bölümü, küçük büyük demeden çalmaktan vazgeçtiği zaman.
Yazarın Tüm Yazıları