"Ayşe Arman" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Ayşe Arman" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Ayşe Arman

Ayşe'nin gözlüğü

Ayşe ARMAN

Mackha ve Ali Kemali

Ali Kemali....

Bu isme dikkat!

O bunu hep yapıyor.

Bütün gece kulüpleri, restoranlar, barlar istanbul‘da ondan soruluyor.

(Suç) ortağı Barbara Pensoy‘la birlikte, Atelye 5 olarak, tüm şık mekanlarda onun imzası bulunuyor.

Beyefendi adeta İstanbul gece hayatının mimarı.

Adeta değil, öyle.

Da Mario, Tibiri Tabara, Vogue, Max, Absolute Bar, Havana...

İşte en son Machka‘da onun elinden çıkıyor.

Demek istiyorum ki, çıktı.

Ve bir adet post-modern bir Rus lokantası olarak İstanbul‘luların hizmetine açıldı.

* * *

Aynı zamanda Havana‘nın da ortaklarından olan Kemal Kurçer ve Emre Ergani‘nin sahibi oldukları Mackha, adı üstünde, bin yıldır bildiğimiz Maçka‘da.

Eski Biber‘in yerinde.

Söyledim, orası artık bir Rus lokantası.

Günden güne İtalyan restoranlarının arttığı bir şehirde takdir edersiniz ki, farklı mutfaklara da ihtiyaç duyuluyor. Çünkü bu İstanbullular neredeyse hiç evlerinde oturmuyor! Ama Rus lokantası olarak gidilebilecek çok fazla alternatif yoktu, Rejans ve Gümüşsuyu İnönü Caddesi‘nde köşedeki yeri saymazsak. Artık yeni bir yer daha var, ne diyeyim herkese hayırlı olsun.

Oldum olası gece mekanlarına kimlerin elinin değdiğini merak ederim. Çünkü onların mimardan çok sosyolog gibi davranmaları gerektiğini de bilirim. Öyle bir mekan yapacaksın ki, insanları yakalayacaksın. Işığıyla, dekoruyla, rengiyle, ayrıntılarıyla, atmoseriyle. Ama aynı zamanda yeni eğilimlerden, trendlerden haberdar olacaksın. Kentte yaşayan 21. yüzyılın ihtiyaçları ne bileceksin. Yani boru değil. Antenlerin açık olacak, gündelik hayat karmaşasından ve hızlı bir tempodan çıkan hedef kitlenin kendini sokağa attığında nasıl bir yerde eğlenmek, yemek yemek istediğini çoktan kestirmiş olacaksın.

İşte Ali Kemali öyle bir adam.

Köşeli değil, bütün yeniliklere açık ve çok yaratıcı.

Zaten adamı görünce ve üç beş kelam laf edince ne demek istediğimi anlıyorsunuz. O insanı hasta ediyor, çünkü herşeyden haberdar, sürekli okuyor, bilgiye doymuyor, eminim yemek yerken bile okumayı kesmediği için eşi İmran‘ı da sinir ediyor!

* * *

Rus lokantası deyince aklınıza ağır, kasvetli bir ortam gelmesin.

Değil mi ama 2000‘e ramak kala, çok değişti dünya.

New York‘taki yerler gibi Machka.

Ön tarafta, girişte bir bar var. Işık az, loş. Bunalım bir yer asla değil. Pek sade. Zaten bu Ali Kemali‘nin en sevdiğim özelliği, sadeliği. Adam rüküş değil. Az ve öz yapıyor. Rus lokantası deyince aklınıza gelmesi mümkün olmayan elemanlar kullanıyor, ama gariptir size bir Rus lokantası havasını vermeyi de başarıyor. Bir koridorla arkaya, yemek yenilen tarafa geçiyorsunuz. Bu arada sözünü ettiğim tüm bu mekan küçük bir yer, toplam 35-40 kişi ancak yemek yiyebiliyor.

Peki koridordan arkaya yürürken ne oldu?

Biraz konu dışı ama...

Yüzünde güller açan üstelik arkadaşım olan bir gelin adayına şans dilemeyim de ne edeyim?

Elif Dağdeviren‘i gördüm.

- Duydun mu haberi? dedi.

İnanılmaz heyacanlıydı ve yüzünde bir şaşkınlık ifadesi vardı.

Ben duraksayınca:

- Gazeteyi okumadın mı? dedi.

İşte en zayıf noktamdan beni vurmuştu!

O gün gazetelere bakmaya fırsatım olmamıştı.

- Ne oldu? Kötü bir şey mi? Yine birileri mi öldü? dedim.

- Hayır iyi bir şey: Ben evleniyorum! dedi.

Üstelik bu söz konusu mekanın, yani Mackha‘nın sahiplerinden Emre Ergani‘yle. Galiba aşk. Yeni tanışmışlar. Ve küt diye evlenmeye karar vermişler. Herşeyin ikisi için de iyi olmasını dilerim.

* * *

Oniki masanın yer aldığı Macka‘nın restoran kısmı ise çok ferah. Ali Kemali çeşitli atraksiyonlar yapmış, ayna ve ışık bantları kullanarak mekanın olduğundan daha geniş durmasını sağlamış. Tavan alçak mesela fakat öyle durmuyor. İyi yani. Üstelik Ali Kemali benim arkadaşım. Arkadaşlarıma laf edenleri keserim.

Yemeklere gelince... Havyarla servis edilen rus krepini sevdim. Aşçı Rusya‘dan gelmiş, adam bu işleri biliyor. Ama menünün tam oturmadığı kanaatindeyim. Yedikleriniz Rus yemeklerinden çok ‘international cuisine‘ havasında ve tadında. Ben yemedim ama Ördek iyiymiş, ben Seak Victorio ve kestane tatlısını sevdim.

Ama sanırım en çok Ali Kemali ve karısı İmran‘ı seviyorum...

X