Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

Avrupa Konseyi’nde tarihi konuşma

TÜRKİYE’nin de kurucu üyeleri asında olduğu Avrupa Konseyi’nin çatısı altında ilk kez bir Kıbrıslı Türk, Parlamenterler Meclisi’ne seslendi.

Bunun ne kadar önemli bir şey olduğunu anlamak için, yıllarca o Meclis’te Kıbrıs ile ilgili çeşitli toplantıları izleyip, her seferinde içinizde bir sıkıntıyla o binadan ayrılmış olmanız lazım.

Ben onlardan bazılarını izledim. "Keşke Kıbrıslı bir Türk de şu kürsüde sesini duyurabilseydi" diye hayıflandım.

Önceki gün, Avrupa Konseyi Genel Kurulu’nda Mehmet Ali Talat, "Kıbrıs Türk halkının seçilmiş lideri" olarak sakin ve yumuşak üslubuyla konuştu.

Bu konuşmadan önce KKTC’den bazı çevrelerin, devlet başkanı sıfatıyla çağrılmadığı için Talat’ın Konsey’i davetine olumlu yanıt vermesini eleştirdiğini biliyorum.

Gerçekçi olalım. Devlet başkanı sıfatını bırakın, toplum lideri olarak bile Kıbrıslı Türklerin uluslararası platformlarda yer almaları ne zaman kolay oldu?

Avrupa Konseyi’nin bu yıl sonu toplantısında, birçok önemli konuk ve konunun ele alındığı kalabalık oturumlar sırasında Kıbrıs Türk toplumunun lideri hem sesini duyurdu hem de önemli görüşmeler yaptı.

***

TALAT
, temaslarından memnundu. Yoğun bir tempodan sonra kendisini bir grup meslektaşımla birlikte ziyaret ettiğimizde, "Kıbrıslı Türklerin sesini dinletme noktasına çok uzun bir süreden sonra geldik" dedi.

Kıbrıs ile ilgili raporun açıklanmasını bile sırf Türk tarafını konuşturmamak için bazı çevreler geciktirmişti.

Talat rapor gibi, Kıbrısla ilgili kararı da beğenmemişti.

Zaten, 22 dakikalık konuşmasının büyük bir kısmını rapora ve karar taslağına yanıtlara ayırdı.

"Sizin de desteklediğiniz Annan Planı’nı kabul eden taraf olduğu için, Kıbrıs Türkleri üzerindeki izolasyonları kaldırma kararı ile bugün önüme getirdiğiniz karar tasarısı çelişkilidir ve halkımda hayal kırıklığı yaratacaktır" dedi.

***

HRİSTOFYAS
ile Talat’ın konuşmasını karşılaştırıldığında, Hristofyas daha fazla çözüm vizyonu ortaya koyarken, Talat çözümün önündeki engellere dikkat çekti.

Hristofyas, müzakere atmosferini kuvvetlendirmek için Ada’da yapılacak olan bütün askeri tatbikatların askıya alınmasını, Lefkoşa’nın her iki tarafında da askerden arınmış bölge oluşturulmasını önerdi. Bu açılım, dinleyenleri etkiledi.

Hristofyas’ın rahatlığının altında, Kıbrıs seçilerinden sonra uluslararası platformdaki rahatlama var.

Çözüme karşı çıkan Papadopulos’tan sonra Hristofyas’ın gelişi ile çözümün önde engel kalmadığı inancı hakim.

***

HRİSTOFYAS
için çözüm sürecinin ucu açık. Ama Talat için 2009 son tarih. "2009’a kadar görüşmeler sonuçlanmalı" diyor, "2009’da AB’de parlamento seçimleri var. Kıbrıslı Türkler bu seçimleri dışında kalmamalı. Eğer dışında kalınırsa, bu halkımda büyük hayal kırıklığı yaratır."

Kıbrıslı Türklerin beklentilerinin, duygu ve düşüncelerinin duyurulması, denklemin karşı tarafının da oyuna katılması, akla gelmeyenleri getirtiyor, tartışılmayanları tartıştırıyor.

Az mı?
X