Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

Avrupa iyi tanır onu

GALATASARAY, dün sahada 11 kişi değildi. Tribündeki yönetim ve teknik ekip de boyunlarındaki mor atkılarla, sahadaki futbolcularıyla birlikte sahadaydı.

Dün Mustafa Sarp, Mehmet Topal ve Gökhan’ın sakatlığından sonra giren Barış’a emanet edilen orta sahayı Panathinaikos her atağında çok rahat geçti. Ama buna rağmen, Sarp ve Topal dün iyi bir maç çıkardı. Bu tezat durumun sebebi, iki futbolcunun top rakipteyken defans dörtlüsüne iyice yaklaşıp rakibi önde karşılamamasıydı.
Elano takım oyuncusu
Arda ve Elano’nun özellikle ilk yarıdaki hırslı ve becerikli performanslarını herkes özlemişti. Bir parantez açarsak, Arda uzun zamandır süren kötü performansının çok üstüne çıkıp kusursuza yakın oynadı. Elano ise aslında iyi bir takım oyuncusu. Ondan Lincoln, Alex ya da Hagi gibi 2-3 kişiyi geçip rakibi kanser eden paslar atmasını, maç içinde bir anda büyük patlamalar yapmasını bekleyemezsiniz.
Panathinaikos ise sürekli ortadan defansın arkasına sarkmayı denedi. Kimi zaman tehlikelere dönüşen bu strateji de ya Servet’in yerinde müdahaleleri ya da Leo Franco’nun korkutan çıkışlarıyla bertaraf edildi.
Baros çok arandı
Galatasaray, 19’daki şık vuruşu ofsayt olduğu için sayılmayan Mustafa Sarp’ın 49. dakikadaki vuruşu Gilberto’ya çarpıp gol olunca hakettiği skora kavuşarak öne geçti. Ama en önemlisi, dün özellikle bir futbolcuyu, birkaç haftadır da olduğu gibi, çok aradı Galatasaray; Milan Baros. Özellikle Arda ve Kewell’ın yarattığı önemli anlarda Nonda hem pozisyon hem vuruş anlamında yetersiz kaldı. Kongo’lu oyuncu, hücuma çıkarken top tutma anlamında duvar gibi sağlam olsa da Baros’un sürat ve rakibi dağıtan çabukluğunu çok aratıyor.
Golden sonra biraz parlayıp Galatasaray defansını zorlayan Panathinaikos, “artık zor” diyerek kazanma hırsını iyice kaybedince hem Galatasaray camiası hem futbol takımı hakettiği galibiyeti aldı.

Geri Dönenler Kulübü

1- Harika performansıyla Arda Turan.
2- Mustafa Sarp’ın golünü önce verip 40 saniye sonra kararından dönen orta hakem Ivan Bebek.
3- D. Cisse... Kewell ve Baros’la İstanbul’da 25 Mayıs 2005’te oynanan Şampiyonlar Ligi finali, Liverpool-Milan maçında Liverpool forması giymişti. Ama bu kez “İstanbul Ruhu” ona yaramadı.
4- Gökhan Zan’ın “narin” omzu. Ne yazık ki yine sakatlandı.

X

YAZARIN DİĞER YAZILARI