Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

Atkı ve Kazım

SON birkaç gün içinde Galatasaray-Fenerbahçe ikilisini aynı anda ilgilendiren 2 konu vardı; Kazım’ın transferi ve Türk Telekom Arena’da açılan Fenerbahçe atkısı.

İki işçi yan yana geliyor; biri Galatasaray biri de Fenerbahçe atkısı açıyor. Yani takım elbiseli abilerimizin yıllardır yapamadığını bu iki emekçi insan yapıyor ve Fenerbahçeli olanın görevine son veriliyor. Göreve kim hangi nedenle son verdi bilinmez ama, kısacası atkı sınırdışı edilirken, Kazım’a kucak açıyor Galatasaray. Bir bildikleri vardır, Kazım potansiyeli yüksek bir oyuncudur, Fenerbahçeli biri olarak Galatasaray’ın transfer politikasını bu satırlarda eleştirmek bana pek düşmez vesaire... Ama... Gülümseyen yüzüyle “ezeli rakibi ebedi dostu”nu o stada davet eden bir işçi kovuluyorsa, bunu da yüreğim kaldırmaz, affola.
Basit bir kar/zarar hesabından gitmek bile yeter zihin açmaya; orada Galatasaraylı arkadaşının yanında Fenerbahçe atkısını açan emekçiye hoşgörüyle yaklaşılsaydı Galatasaray’ın kamuoyu ve vicdanlardaki imajı ne çizgide değişirdi? Ya da Fenerbahçe’deyken hep anlamsız hareketleriyle ve başarısızlığıyla manşet olup duran Kazım’a kucak açan Galatasaray, Fenerbahçe atkısına ve onu tutana saygı gösterseydi ne kaybederdi?

5 madde 5 teşhis

- Fenerbahçeli taraftarlar “Aykut Hoca’nın oyuna müdahalesi zayıf” diyor. Haklılık payı var ama müdahalenin sağlıklı olabilmesi için ekipmanın iyi olması gerekir. Fenerbahçe sahaya her defasında 11 iyi adam sürebiliyor fakat yedek kulübesi ne yazık ki zayıf kaldı.
- Transfer yapılır mı bilmem, ama şart. Stoch, Dia, Niang, Santos, Alex... Hepsi hızlı ya da top ayağındayken oynamayı seven adamlar. Bu yüzden hatlar ve savunma-hücum dengesi açısından sorun yaşıyor Fenerbahçe. Bu doku uyuşmazlığına mutlaka çare bulunmalı.
- İlk yarı umutsuz görünebilir, çok puan kaybedildi denilebilir, kesinlikle doğru. Ama bazen bir iki ufak dokunuş büyük sıçramalara yol açar. O dokunuşlar olmazsa da hüsran ‘geliyorum’ der ve gelir de. Fenerbahçe o sınırda duruyor. İkinci yarı stratejisinin iyi kurulması şart.
- Trabzon, Bursa ve diğer olası zirve rakipleri için ikinci yarı çok iniş çıkış olacaktır. Fenerbahçe bunu mutlaka değerlendirmek zorunda.
- Sezonun ilk devresinde yer yer panik ve umutsuzluğa düşen tribünler ikinci yarıda mutlaka, her maç takıma olan inancını göstermeliler. Başarıları “11 kişi” kazanmamıştır asla. Her taraftar bunu hatırlamalı.

Beşiktaş’ın transferleri

YILDIRIM Demirören ve arkadaşları sükseli transferlere devam ederken, bir yandan da eleştiriliyorlar. Hem de daha çok kendi camiaları içinden çıkıyor “yanlııışşşş” sesleri. Gerçekten Serdal Adalı ve diğer yöneticilerin ciddi bir başarısı söz konusu.
Alınan futbolculara gelince; hepsini tanıyoruz ve iyi futbolcular olduklarını biliyoruz. Uyum sağlanır mı sağlanmaz mı bilmem ama ligimize renk katacakları bir gerçek. Aynı şekilde Allen Iverson’un getirilmesi, seneye Shaquille O’Neal’ın gelme ihtimali bile büyük bir marka yatırımıdır.
İşte ben de tam buradan bakıyorum; hiçbir şey olmasa, Beşiktaş bu transferlerle futbolun ve basketbolun gündemine oturmuş durumda. Son yıllarda gündemden hızla düşen, hatta bir ara artık “3 büyük yok, 2 büyük var” tespitlerine maruz kalan camia, yaptığı son transferlerle sadece Türkiye’nin değil Avrupa’nın da konuştuğu bir takım oldu. Beşiktaş’ın sadece marka değerine yaptığı bir yatırım olarak bile düşünülse, gıpta edilen transferler.

X