Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

Apo da mal mülk peşine düştü

Tufan TÜRENÇ

Almanya'nın ciddi gazetelerinden Die Welt'in yalancısıyız.

Bir zamanlar Apo'nun sağ kolu olan Şemdin Sakık (Kellesini kurtarmak için bir süre önce Barzani'ye sığınmıştı) bu gazeteye yaptığı açıklamada şu ilginç iddiada bulunuyor:

‘‘Apo artık Batı'daki ülkelerden birinde mal mülk edinmekten başka bir şey düşünmüyor.’’

Sakık'ın iddiası doğruysa halen Şam'da oturan ve köşeye sıkıştığı için Yılmaz ve Karadayı'dan aman dileyen Öcalan'ın mal mülk edinmek isteyeceği en güçlü aday ülke, kuşkusuz Almanya'dır.

Çünkü Almanya ile Apo'nun ilişkileri son derece iyidir.

Kohl'ün ülkesi her zaman PKK'ya kucak açmış, PKK'nın her türlü faaliyetine göz yummuştur.

Zaman zaman Apo ve PKK ile Almanya arasında soğuk rüzgârların estiği olmuştur.

Ancak Bonn hemen Apo ile pazarlığa oturmuş, eylemlerin durdurulmasını sağlamıştır.

Apo'nun çocukları, Almanya'da uslu uslu oturmaya, Bonn da onlara dokunmamaya söz vermiş, ilişkiler düzelmiştir.

Bu yüzden Apo'nun Almanya'da mal mülk edinmesi son derece akla yatkındır.

Bunca insanın kanını döken terörist, Almanya'da dev bir çiftlik satın alıp ömrünün geri kalan kısmını krallar gibi geçirebilir.

Zaman zaman Bonn'daki dostlarını çiftliğine davet edip onlarla birlikte şerefe kadehler kaldırır.

* * *

Sakık'ın sözlerinden Apo'nun emekliliğe hazırlandığı anlaşılıyor.

Türkiye karşıtı bazı dış güçlerin maşalığını yaparak yıllarca sonu olmayan bir mücadeleyi sürdüren Apo'nun döktüğü kan gölünün korkunçluğuna bakın:

‘‘19 Temmuz 1987 tarihinden 31 Aralık 1997 tarihine kadar 19 bin 927'si ölü, toplam 25 bin 95 terörist etkisiz duruma getirildi. 4 bin 287 vatandaş yaşamını yitirdi, 4 bin 459 asker, 173 polis şehit oldu.’’

Yani 28 bin 846 ölü... Yüz bine yakın, belki de daha fazla yaralı... Anasız-babasız kalan on binlerce çocuk... Bir o kadar yavrusunu yitirmiş anne-baba ile kocasını, nişanlısını, sevgilisini yitirmiş kadın ve genç kız...

Üstelik bu rakamlara 19 Aralık 1997 gününden bu yana olanlar dahil değil.

Onları da katarsanız ölü sayısı 30 binin üzerine çıkıyor.

Türk toplumu, böyle bir yazgıyı bu ülkenin insanlarına reva gören celladı bağışlayabilir mi?

Hangi deliğe girerse girsin, hangi himaye altında olursa olsun Apo rahat yüzü göremez.

Yaptıklarının hesabını vermeden ona kurtuluş yok.

* * *

Eğer Apo'nun yarattığı terör olmasaydı Güneydoğu şimdi hiç kuşkunuz olmasın ikinci Kapadokya'ydı.

Çünkü bölgenin saymakla bitmeyecek kadar çok avantajları var:

Türkiye'nin Ortadoğu'ya açılan kapısı, orayı dünyaya bağlayan köprü...

İnanılmaz bir kültür ve folklor zenginliği.

Çarpıcı ve büyüleyici vahşi bir doğa...

Ve konuksever, yürekleri sevgi dolu insanlar...

Bakın, Kapadokya geçtiğimiz yıl turizmden tam bir milyar dolar kazandı.

Bu, resmi rakam. Bir de kayıt dışı geliri düşünün.

Bölge bu yıl gelirini ikiye katlamayı amaçlıyor.

Oysa dediğimiz gibi Güneydoğu daha da şanslı.

Ama 15 yıldır süren terör, bölge insanının iliğini kemiğini kuruttu.

Türkiye'ye çok zaman kaybettirdi.

Bu kadar sıkıntı, bu kadar acı, küpünü dolduran Apo'nun Batı'da mal mülk edinip keyif sürmesi için mi çekildi?













X