GÜNDEM
SPORARENA
YAZARLAR
EKONOMİ

Uygulamada okumaya devam et.

Artık bizde de var

O dönem Süper Ligin 2.yarısında VAR’ın ülkemizde uygulanması planlanıyordu. Bazı kapalı devre denemeler yapıldı ama sonrasında hiç ses çıkmadı. Büyük bir ihtimalle gelecek sezona kaldı bu sistemin başlaması diye düşünürken, geride bıraktığımız hafta içerisinde sürpriz bir şekilde 1.Lig play-off maçlarında VAR’ın ilk defa ülkemizde resmi bir maçta uygulanacağını açıklandı.

11-19 Mayıs tarihleri arasındaki oynanacak toplam 5 maçta uygulanacak olan VAR sisteminin nasıl uygulanıp, nasıl bir etki bırakacağını son derece merak ediyoruz. Umarız sezon boyu tüm liglerde yaşanan hatalı kararlar, haksız uygulamalar ve sonuca etki eden yanlışların düzeltilmesi açısından bize umut ışığı verir.

Sezonun çok büyük bir kısmını ilk 2 potasında götüren Ümraniyespor, sezon boyunca herkesin beğendiği ama bir türlü kendini ilk 2 potasına sokamayan Boluspor, kötü bir ilk yarının ardından ikinci yarının en iyi performanslarından birisini gösteren Gazişehir ve son 1-2 haftaya kadar hiç hesaba katılmamasına rağmen son haftalarda yaptığı büyük çıkış ve son hafta İzmir deplasmanında aldığı puanla kendini play-offa sokan Büyükşehir Belediye Erzurumspor arasında belki de son yılların en favorisi olmayan Play-Off’una şahit olacağız.

Bütün sezon boyunca olduğu gibi, 1.Lig play-off’larını da Bein Sports Max kanallarından canlı olarak izleyeceğiz.

İlk maçlar Cuma akşamı 19:00 ve 21:00’de.

BUZ HOKEYİ DÜNYA ŞAMPİYONASI DANİMARKA’DA DEVAM EDİYOR

Her yıl yapılan ve Ulusal düzeyde Kış Olimpiyatlarından sonra en önemli organizasyon diyebileceğimiz Buz Hokeyi Dünya Şampiyonası Danimarka’da devam ediyor. İlk haftanın geride kaldığı organizasyon tribünlerdeki doluluğu göz ardı edersek önceki yıllara göre son derece sönük geçiyor.

Bu yıl üstteki ve alttaki ülkeler arasında makasın açılması, heyecansız ve farklı skorların ortaya çıkmasına sebep oluyor. Daha önce aynı klasmanda mücadele ettiğimiz ve bu seviyede görmeye alışık olmadığımız G.Kore oynadığı 4 maçta 2 gol atıp 29 gol yiyerek puansız bir şekilde yoluna devam ediyor. Grupta son sırada yer alan takımların Dünya Şampiyonasından düşeceğini düşünürsek G.Kore’yi gelecek yıl bu seviyede seyretmemiz ancak normal sürede alacakları mucizevi bir Danimarka galibiyetiyle mümkün olabilecek gibi gözüküyor.

Üst sıralara baktığımızda ise son 8’de mücadele edecek 6 takım şimdiden belli gibi; 3er maç yapıp hepsini kazanan 20 gol atıp henüz gol yemeyen Rusya ve 3 maçını 23 gol atıp 2 gol yiyerek geçen Finlandiya şu ana kadar turnuvanın en göze batan takımları oldu. İsveç, İsviçre, ABD ve Kanada için de çeyrek final neredeyse garanti diyebiliriz, yine de önümüzdeki grup maçları sıralama açısından son derece önemli gözüküyor.

Sports Tv’nin yayın haklarına sahip olmasına rağmen İstanbul Cup’la da çakışması sebebiyle bir çok maçı canlı yayınlamadığı organizasyonda, aralarında büyük güç farklı olan takımların maçlarının bir çoğu geride kaldı, kalan grup maçları ve çeyrek finallerle heyecanın beklediğimiz seviyelere çıkmasını bekliyoruz.

Her yıl olduğu gibi Dünya Kupasıyla çakışan NHL Play-Off’larında da Konferans Finallerine sıra geldi. Washington Capitals sonunda Pittsburgh Penguins lanetini yıktı ve seriyi 4-2 kazanarak, Doğu Konferansı finalinde Tampa Bay’ın rakibi oldu, işleri konferans finalinde de hiç kolay olmayacak.

Batı Konferansında ise Vegas’ın rakibi Nashville ve Winnipeg arasında oynanacak serinin 7.maçından sonra belli olacak, Dünya Şampiyonasındaki kaliteden memnun kalmayan hokeyseverler gece saatlerinde Fox Sports’da güzel maçlar seyretmeye devam edebilirler.

 

 

 

Yazının devamı...

Bir maça kupa

5 maç üzerinden oynanan final serisinin, Vakıfbank’ın ev sahibi olduğu ilk 2 maçta birer galibiyet alan takımlar, Eczacıbaşı’nın ev sahibi olduğu maçlarda da birer galibiyet alınca, düğümü çözmek ligi ilk sırada bitiren Eczacıbaşı’nın ev sahipliğinde şampiyonun belirleneceği 5.maça kaldı.

Eczacıbaşı – Vakıfbank takımları bugün (26 Nisan Perşembe) saat 18:00’da 5.maça çıkacaklar ve kazanan şampiyon olacak, TRT Spor tüm sezon olduğu gibi, sezonun son maçını da canlı olarak yayınlayacak.



BEKLENEN EŞLEŞME NİHAYET GERÇEKLEŞTİ
NHL Stanley Cup’ta son 2 yılın şampiyonu Pittsburgh Penguins’in son 2 sezonda olduğu gibi bu sezonda Konferans Yarı Finalinde Washington Capitals ile eşleşmesini merakla beklediğimi yazmıştım.

Washington Capitals’ın kendi sahasında oynadığı ilk 2 maç sonrasında, Columbus Blue Jackets serisinde 2-0 geriye düşmesi,  acaba sorularını gündeme getirirken, 4 maçlık bir galibiyet serisi yakalan başkent temsilcisi, son 2 sezonun rövanşını alma şansını yakaladı.

Bu harika serinin ilk maçı Perşembe’yi Cuma’ya bağlayan gece TSİ 2:00’de oynanacak. Fox Sports’un serinin bir çok maçını canlı yayınlayacağını tahmin ediyorum, hokey severler ve Buz Hokeyi’ni yeni yeni takip etmeye başlayanlar bu seriyi kaçırmasın derim.



Konferans Yarı Finallerine yükselecek 8 takımdan 7sinin belli olduğu Stanley Cup’ta, Boston Bruins – Toronta Map Leafs serisi 7.maça kaldı, bu gece (Çarşamba’yı Perşembe’ye bağlayan gece) 2:30’da başlayacak maçın kazananı Tampa Bay, Washington, Pittsburgh, Nashville, Winipeg, Vegas ve San Jose takımlarından sonra son konferans yarı finalisti olacak.


KADINLAR BASKETBOL LİGİNDE PLAY-OFFLAR BAŞLADI
Yakın Doğu Üniversitesi’nin 4.olarak tamamladığı Euroleague Final-Four’dan sonra, Kadınlar Türkiye Basketbol Süper Liginde play-off zamanı geldi. 26 maçlık sezonun ardından ASKİ ve Bornova Beckerspor kümeye düşmüş, Yakın Doğu Üniversitesi normal sezonu ilk sırada kapatmştı.

Yakın Doğu Üniversitesi, Play-off ilk maçında Euro Cup şampiyonu Galatasaray karşısında 90-53’lük çok farklı bir galibiyet alarak Euroleague Final-Four yaralarını biraz olsun sardı.



Fenerbahçe’nin de Beşiktaş’ı farklı mağlup ettği play-off ilk maçlarında deplasmanda Hatay’ı yenen Mersin ve Botaş’ı yenen Çukurova takımları sürpriz yaparak büyük avantaj yakaladılar, 3 maç üzerinden oynanan ilk turda yarı finalist olmak için 2 galibiyete ulaşmak yeterli oluyor.

Play-Off müsabakalarını da normal sezonda olduğu gibi TRT’den izlemeye devam ediyoruz.

 

 

Yazının devamı...

UEFA gerçekten kulüpleri yaşatmak mı istiyor?

Gerek ülkemizde, gerek dünya genelinde spor kulüplerinin çok yüksek miktarlarda borçlanması üzerine UEFA Avrupa Kupası ve yerel lig katılımları için finansal ağırlıklı bir takım kriterler getirmişti, ilk başta hafife alınan bu durum, birkaç kulübün Avrupa’dan men cezası alması üzerine ciddiye alınmaya başladı. Her sezona başlarken Uluslararası ve Ulusal lisans alan kulüplerin isimlerini, spor bültenlerinde ilgiyle takip ediyoruz.


Ulusal lisans alamayan takımlar sezona -3 puanla başlıyor, Spor Toto 1.Ligde sanırım son 7-8 sezondur en azından bir takım sezona -3 puanla başlamış, 2.Liglerde de durum pek farklı değil, her bir oyuncunun bireysel şikayeti sonucu daha önceki alacakları ödenmediği takdirde, oyuncunun talebiyle her bir futbolcu için 6 puan ceza da buna ekleniyor. Örneğin bu sezon Manisaspor’un silinen 9 puanının 3ü ulusal kulüp lisansı alamaması, 6sı da 7-8 sezon önce transfer edilen Ariza Makakula’nın hala ödenmeyen ücretlerinden dolayıydı.


Kulüpleri öldürmek gayretinde olmadığını söyleyen UEFA’nın, FFP kapsamında Avrupa kupalarından men, Avrupa kupası listesine eksik oyuncu bildirme, Transfer yasağı gibi, her kulübün özel durumuna göre çeşitli yaptırımları var. Avrupa kupalarına katılamayan üst lig ve özellikle alt lig takımları için “Transfer yasağı” tam bir kabus, kulüplerin dış transfer yapmasını yasaklayan bu yaptırım, sözleşmesi biten oyuncularla yeniden anlaşmaya müsade ediyor.



Peki bu yöntem sizce kulüplerin mali yapısını düzeltmeye yardımcı oluyor mu? Ciddi anlamda sempati duyduğum, çok uzun zamandır takip ettiğim, daha önce de hakkında yazılar yazdığım bu sezon için 2 dönem transfer yasağı alan ve 3 puanı silinen Eskişehirspor iyi bir örnek olabilir. Geçen sezondan kalan Hürriyet, Erkan Zengin, Kaan Kanak, Uğur İnceman, Akaminko, Ofoedu, Bruno Mazenga gibi oyuncularla bu sezona da devam ettiler. Kaan Kanak örneğin geçen sezon sonunda bonsevisi elinde olduğu için Yeni Malatyaspor ile anlaşmıştı, daha sonra muhtemelen daha iyi bir ücret alarak bir alt lige Eskişehirspor’a geri döndü. 36 yaşındaki Hürriyet de iyi bir sözleşmeyle Eskişehirspor’da yoluna devam etti, ha keza devre arasında kadro dışı bırakılan Erkan Zengin’in de maaşı 1.Ligin çok üzerindeydi. Örneğin sezonun büyük çoğunluğunu play-off potasında götüren İstanbulspor’un 10 Milyon TL maaş bütçesi olan takımına karşı, Eskişehirspor’un transfer yasağı olan kadrosunun yıllık maaş toplamı 30 Milyon TL civarındaydı.


Peki UEFA’nın transfer yasağının, bu şartlarda ceza alan kulüpleri daha çok dibe batırmadığını kim iddia edebilir? UEFA dış transfer yasağı yerine; transfer edebileceği oyuncu miktarını ve oyuncu maaşını sınırlayan farklı bir düzenleme yapamaz mı? Üstelik bu uygulama çok daha düşük ücretlerle, belki ücret bile ödemeden oyuncu kiralamalarının da önünü kapatıyor, zaten darboğazda olan kulüpleri 15-20 kişilik bir futbolcu topluluğuna mahkum ediyor.


Finansal Fair Play çerçevesinde büyük kulüplere yapılan yaptırımlarla bizim büyük kulüplerimize karşı yapılan yaptırımlar ne kadar adil apayrı bir soru işaretiyken, bizim alt liglerde ekonomik sorun yaşayan takımlarımızın sürekli olarak dibe batmasına sebep olan FFP ceza sistemi sizce ne kadar adil?


KADINLAR EUROLEAGUE’E FINAL-FOUR HAFTA SONU
Kadınlar Basketbolunda kulüpler düzeyinde Avrupa’nın en büyük kupası sahibini bu hafta sonu oynanacak final-four maçlarıyla bulacak.


Galatasaray’ın Venedik deplasmanında ilk maçtaki 23 sayılık avantajıyla Avrupa’nın 2 numaralı kupası olan Euro Cup’u kazanmasını takip eden haftasonu Macaristan’ın Sopron şehrinde yapılacak final-four maçlarında ülkemizi aslen bir KKTC takımı olan Yakın Doğu Üniversitesi temsil edecek. Cuma günü ev sahibi Sopron’a karşı mücadele edecek takımımız, bu karşılaşmayı kazanması halinde, Pazar günü Rus takımları Dynamo Kursk ve UMMC Ekaterinburg takımlarının kazananıyla finalde karşılaşacak.



Son anda bir değişiklik olmassa Final-Four maçları uydu üzerinden yayın yapan KKTC televizyon BRT HD kanalından canlı yayınlanacak.


Final-Four maç programı şu şekilde olacak.


Cuma 
18:00 Dynamo Kursk – UMMC Ekaterinburg
21:00 Sopron – Yakın Doğu Üniversitesi

Pazar
18:00 3.lük maçı
21:00 Final maçı

Fenerbahçe’nin 3 kere final oynayıp kaybettiği, 2014’te Ekaterinburg şehrinde iki Türk takımı arasında oynanan ve Galatasaray’ın kazanarak, Euroleague tarihinde kadınlardaki tek şampiyonluğu ülkemize getirdiği bu turnuvada, Yakın Doğu Üniversitesi’nin ilk final-fourunda ülkemize bir kupa daha getirmesini diliyoruz.

 

Yazının devamı...

NBA’de Play-Off zamanı

NBA’de Cumartesi gecesi başlayacak olan play-off’larda sürpriz bir şekilde geçen sezonun finalistleri Golden State ve Cleveland takımları konferanslarında zirveyi kaptırdılar. Sezonun daha ilk gününden Hayward’ın sezonu kapatmasıyla başlayan can sıkıcı sakatlıklar sezonun sonlarında da devam etti. Doğu’nun iddaalı takımlarından Boston Celtics’de Kyrie Irving sezonu kapatırken, Golden State Warriors’un superstarı Stephen Curry’nin play-off’larda en azından ilk turu kaçırması bekleniyor.

Normal sezonun son maç günü öncesi Play-Off’a katılan 16 takımın 15 tanesi belli olmuş durumda, son takımı Çarşamba’yı Perşembe’ye bağlayan gece TSİ 03’te oynanacak Minnesota – Denver maçı belirleyecek. 81 maçta 46şar galibiyetleri olan bu iki takımdan, kazanmayı başaran takım play-off treninin son yolcusu olacak, bu ilginç karşılaşma S Sport’tan canlı yayınlanacak.

Doğu’da Toronto’nun 1, Boston’un 2, Batı’da Houston’un 1, Golden State’in 2.sırada kapattığı normal sezonda, sezon başında beklenen Golden State – Cleveland finalinin dışına çıkılması çok büyük ihtimal olarak görülüyor.

James Harden’ın büyülü performansı ile MVP olması beklenen NBA’de, takımı Houston Rockets da en fazla galibiyeti alarak, finallere kadar çıkabilmesi halinde, tüm turlarda ev sahibi avantajına sahip olacak.

Birkaç sezondur play-off’lardan uzak kalmakla kalmayıp, en kötü performansları sergileyen Philadelphia 76ers takımı da, draftlarda üst sıralardan oyuncu seçme avantajları ve yeniden yapılanmasıyla beraber, play-off’a geri döndü. Doğu’da 3ya da 4.sırada yer alacak Philadelphia ilk turda saha avantajına sahip olacak, genç ağırlıklı kadronun; büyüklerle, çocukların ayrıldığı yer olan play-off’larda göstereceği performans da çok ilgi çekici olacak.

Batı’da ilk turda Curry’siz Golden State karşısına çıkmak için büyük çaba sarfeden ve sürpriz maçlar kaybeden Oklohama City Thunder 7.sırada kalıp bu emeline ulaşırsa, ilk turun en ilgi çekici eşleşmelerinden birisinde Kevin Durant Golden State formasıyla, eski takımına karşı parkeye çıkacak.

Yaklaşık 2 ay boyunca son yılların en çekişmeli play-off’larını büyük bir heyecanla seyredeceğiz.

Play-Off maçlarının Türkiye yayıncıları normal sezonda olduğu gibi S Sport ve NBA Tv olacak, yine de yoğun geçecek bu dönemdeki özellikle ilk turlarda, tüm maçların televizyonda yayınlanmayacağını hatırlatalım.

Hiçbir maçı kaçırmak istemeyenler NBA Pass alabilir ya da internetten alternatif yayınlar bulabilirler.

NHL’DE DE PLAY-OFF’LAR BAŞLIYOR

ABD’de Ulusal Baskebol Liginde olduğu gibi, Ulusal Buz Hokeyi Liginde de play-off’lar başlıyor.

Son 2 sezonun şampiyonu Pittsburgh Penguins, ilk turda saha avantajına sahip olacak; ilk turu geçmesi halinde Konferans yarı finalinde son 2 sezondur olduğu gibi Washington Capitals ile eşleşecek gibi gözüküyor. Son 2 sezonda olduğu gibi yine Washington Capitals saha avantajına sahip olacak, bakalım bu sefer 4-2 ve 4-3 kaybedilen serilerden sonra, Pittsburgh’a karşı şanssızlıklarını kırabilecekler mi, benim en merakla beklediğim eşleşmelerden bir tanesi, belki de birincisi olacak eğer gerçekleşirse Washington – Pittsburgh konferans yarı final eşleşmesi.

Geçen sezon play-off dışında kalan Kanada temsilcisi Montreal güçlü bir şekilde play-off’lara geri döndü, üstelik Doğu konferansının ilk sırasını da yakaladılar.

Batı’da geçen sezonun sürpriz finalisti Nashville normal sezon sonunda konferansın ilk sırasını ele geçirdi. Anaheim, San Jose gibi play-offların tecrübeli takımları da finali zorlayacak, bu sezon ciddi bir çıkış yapan ve play-off’larda görmeye alışık olmadığımız Vegas’ın üst sıralardan girdiği play-off’larda göstereceği performans da büyük merak konusu olacak.

NHL play-off’larını geçen sezon ve normal sezonda da olduğu gibi Fox Sports üzerinden canlı yayınlarla takip edebileceğiz.

DARÜŞŞAFAKA ŞAMPİYONLUĞA KOŞUYOR


Avrupa Basketbolunun 2 numaralı kupasın Euro Cup’da temsilcimiz Darüşşafaka, final serisinin ilk maçında Krasnodar deplasmanında, maç sonunda ufak bir basketbol mucizesi gerçekleştirerek maçı uzatmaya götürmüş ve uzatmada maçı kazanarak, seride 1-0 öne geçmişti. Darüşşafaka maçına gelene kadar 20 maçın hepsini kazanan Lokomotiv Kuban’ın bu mağlubiyet, bu sezon Euro Cup’da 21.maçında aldığı, ilk mağlubiyet oldu.

3 maç üzerinden oynanacak ve 2 maç kazananın şampiyon olup, gelecek sezon Euroleague katılım hakkı kazanacağı finallerin ikinci maçı Cuma akşamı 20:15’te İstanbul’da Wolkswagen Arena’da oynanacak, Darüşşafaka bu maçı da kazanırsa, Euro Cup şampiyonu olacak.

İlk maçta olduğu gibi, ikinci maçta da Tivibu Spor Kaan Kural’ın yorumlarıyla maçı, şifresiz kanalında canlı yayınlayacak.

TFF 1.LİGDE KADER HAFTALARI

Süper Lig’de son 6 haftaya girerken, 1.Ligde bitime sadece 4 hafta kaldı, hala Süper Ligin yeni temsilcileri belli olmazken, 2.Lige düşecek 3.takım da henüz belirsizliğini koruyor.

Süper Lig’e en yakın takım olarak görünen Rizespor, Cumartesi günü düşme potasındaki Denizlispor karşısında deplasmanda mücadele edecek, en yakın iki takipçisi Ümraniyespor ile Ankaragücü’nün de birbiriyle karşılaşacağı haftada alacağı galibiyet Rizespor’u büyük ihtimalle Süper Lige taşıyacak.

Düşme potasında Denizlispor’un iki rakibi olarak gözüken Eskişehirspor ile Samsunspor ise Eskişehir’de Pazar günü karşılaşacak, Denizlispor’un 2, Samsunspor’un 3 puan gerisinde olmasına rağmen her iki takıma karşı da ikili averajda önde bulunan Eskişehirspor bu haftayı galibiyetle geçip, gelecek hafta düşmesi haftalar öncesi kesinleşen Gaziantepspor deplasmanındayken, Samsunspor – Denizlispor karşılaşmasında rakiplerinden en az birisinin puan kaybetmesiyle rahat bir nefes almanın planlarını yapıyor.

Fikstürden gördüğümüz kadarıyla önümüzdeki 2 hafta 1.Ligde düğümü büyük oranda çözecek gibi gözüküyor, bakalım bu en kritik dönemde hedeflerine hangi takımlar ulaşacak, maçlar yine Bein Sports Max kanallarında canlı yayınlanacak.

 

Yazının devamı...

Tatsız tuzsuz bir Avrupa şampiyonası

2017 sonlarında karaciğer yetmezliği nedeniyle hayata veda eden Naim Süleymanoğlu’nun, dönemin başbakanı Turgut Özal’ın da büyük katkılarıyla ülkemize getirilmesinden sonra 1988 Seul Olimpiyatlarında rekorlar kırarak kazandığı altın madalya, 1968 Mexico City yaz olimpiyatlarıında Güreş’te kazandığımız altın madalyalardan sonra kazandığımız ilk altın madalyaydı.  Bu altın madalya ülkemizde halteri en çok ilgi çeken olimpik sporlar arasında tartışmasız olarak ilk 3’e sokuyordu.

O dönemden sonra Avrupa Şampiyonları, Dünya Şampiyonaları, Olimpiyatlar TRT’nin yayınlarıyla çok ciddi anlamda takip edilmeye başlandı.

Genelde mayıs ayına denk gelen 1-2 hafta aralıklarla yapılan ve yaz tatilini müjdeleyen Avrupa Güreş ve Halter şampiyonları çok ciddi izlenme oranlarına ulaşırdı. Halterde ilk gün Halil Mutlu çıkar altın madalya alır, ikinci gün madalya umudumuz Hafız Süleymanoğlu büyük bir mucize olmazsa sıfır çeker, üçüncü gün Naim Süleymanoğlu çıkar bir altın madalya daha alırdı. Yine düşük ve orta kilolarda Ergün Batmaz, Reyhan Arabacıoğlu, Sedat Artuç gibi isimler madalyaları toplarlardı.  Naim Süleymanoğlu ve Halil Mutlu ile başlayan şampiyon sporcu geleneğimiz 2004 Atina Olimpiyatlarında kendini göstermiş ve inanılmaz bir performans gösteren Taner Sağır o olimpiyata damga vurmuştu.

Erkeklerle başlayan bu başarılar kadınlarda Nurcan Taylan’ın ilk olimpiyat şampiyonu kadın sporcumuz olmasıyla ivmelenmiş; Sibel Özkan, Sibel Şimşek, Aylin Dağdelen gibi başarılı sporcularımız bize onlarca madalya kazandırmıştı.

2000’lerin sonlarına doğru Naim Süleymanoğlu sonrası dönemi iyi geçirmemizi sağlayan Halil Mutlu’nun da halteri bırakmasından sonra, genç ve başarılı sporcularımızın istikrar yakalayamaması, doping skandalları ve kadın halterinde taciz skandallarıyla beraber halterde paraşütsüz bir inişe geçtik.

Halter Federasyonundaki değişimle beraber yeniden yapılanma süreci başladı. 2012 Olimpiyatlarında 13.olan Türkmen Halterci Daniyar İsmayilov Türk vatandaşlığına geçirildi, 2016 Rio’da Halterde kazandığımız tek madalya ona aitti.

Yeniden yapılanma sürecine bir ivme kazandırmak amacıyla 2018 Avrupa Şampiyonası hedef bir turnuva olarak Türkiye’ye alındı. Geçtiğimiz yılın ekim ayında ülkemizin de arasında olduğu 9 ülkenin doping olayları nedeniyle 1 yıllık men cezası almasından dolayı Türkiye şampiyonayı düzenlemekten vazgeçti.

İşte o şampiyona bugünlerde ülkemiz olmadan; Rusya, Ukrayna, Ermenistan, Azerbaycan, Kazakistan, Belarus, Moldova olmadan Romanya’da yapılıyor. Tam anlamıyla tatsız tuzsuz bir şampiyona; Kasım ayındaki Dünya Şampiyonası için bir test bile demek çok kolay değil, yine de meraklıları için son birkaç gün ve ağır kilo müsabakalarını Eurosport 2’de seyredebileceklerini hatırlatalım.

Bu yaz İspanya’nın Tarragona kentinde yapılacak Akdeniz Oyunlarında da haltercilerimizi izleyemeyeceğiz, neyse ki cezalar Dünya Şampiyonası öncesinde bitecek ve 1-11 Kasım tarihleri arasında Türkmenistan’ın başkenti Aşakabad’da yapılacak Dünya şampiyonasına tüm ülkeler katılacak.

VOLEYBOL LİGLERİNDE FİNALİSTLER BELLİ OLDU


Sultanlar ve Efeler Liginde play-off döneminin sonlarına geliyoruz, 8er takımla başladığımız play-off’larda şampiyonluk için sadece 2şer aday kaldı.

Sultanlar Liginde tartışmalı bir Galatasaray maçı sonrası finale çıkan Vakıfbank, Eczacıbaşı’nın rakibi oldu. Efeler Liginde ise Ankara temsilcisi Halbank ile İzmir temsilcisi Arkas takımları karşılaşacak. 5 maç üzerinden oynanacak final serisinde ilk 2 maç alt sıra, sonraki 3 maç ise üst sıradaki takımın sahasında oynanacak.

Sultanlar Ligi final serisi programı henüz belli olmadı ama Efeler Ligi finallerini takip etmek isteyenler için program şöyle :

1.Maç  1 Nisan Pazar 16:00 Arkas – Halkbank (TRT Spor HD)

2.Maç  3 Nisan Salı     19:00 Arkas – Halkbank (TRT Türk)

3.Maç  7 Nisan Cmt   16:00 Halkbank – Arkas (TRT Spor HD)

4.Maç  9 Nisan Pzt     19:00 Halkbank – Arkas (TRT Spor HD)

5.Maç 12 Nisan Prş   18:30 Halkbank – Arkas (TRT Spor HD)

RUSYA 2018 MOSKOVA 1980’E DÖNMESİN


Son günlerde Dünya’daki gündemlerden bir tanesi de eski bir Rus ajanının Londra’da zehirlenerek öldürülmesi sonucu İngiltere ve Rusya arasında yaşanan diplomasi kriziydi. Bu süreçte Batı diyebileceğimiz topluluğun genel eğilimi İngiltere’den yana tavır almaktı, siyasi anlamda konsoloslarını geri çekmek gibi çeşitli politik hamleler yaptılar.

Dünya’da yeni bir soğuk savaş dönemine girildiği teorilerinin ağırlık kazandığı bu dönemde, İzlanda’nın başını çektiği bir blok Rusya’daki Dünya Şampiyonasını delegasyon olarak boykot etme kararı aldı, bu boykota İngiltere’den, Japonya’ya uzanan skaladaki 5-6 ülke de katıldı.

4 yılda bir yaşanan yaklaşık 1 ay süren ve futbolseverlerin en büyük bayramı diyebileceğimiz Dünya Kupasının başlamasına 80 günden az bir zaman kalmışken, boykot kararı diplomasiyle sınırlı olacak görüntüsü var, takımların Dünya Kupasına büyük bir ihtimalle katılması bekleniyor.

2.Dünya Savaşından sonra ABD ve SSCB arasında başlayan soğuk savaşın son 10 yılında Uluslararası Olimpyat Komitesi bu iki ülkeye 1980 Moskova ve 1984 Los Angeles olmak üzere sırayla yaz olimpiyatlarını düzenleme hakkını vermişti. (1980 olimpiyatları için hem Moskova , hem Los Angeles aday olmuş oylamayı Moskova 39-20 kazanmış, 1984 olimpiyatları için Los Angeles tek aday olmuştu) 1980 Moskova’daki oyunları ABD’nin boykot etmesiyle beraber, aralarında Türkiye’nin de bulunduğu 61 ülke daha oyunlara katılmadı, 1984 Los Angeles oyunlarına da SSCB’nin başını çektiği “Demir Perde” ülkeleri katılmayacaktı.

ABD Ulusal Futbol takımı Dünya Kupasına katılma vizesi alamayan ülkelerden, diğer ülkelerin de şu an diplomatik boykotun ötesinde bir tavır alması beklenmiyor, yine de siyasetin spora olan bu etkisi, daha geniş kapsamlı yeni bir soğuk savaş tespitlerinin arttığı bu dönemde, fazlaca can sıkmaya devam ediyor.

 

 

 

Yazının devamı...

Formula 1’de yeni sezon Melbourne’de başlıyor

Antrenman turları, sıralama turları sonrası büyük yarış Pazar sabahı 8:10’da S Sport’ta canlı yayınlanacak. Şimdiye kadar Melbourne Grand Prix’ini 2 şer kez kazanan Hamilton, Vettel ve Raikkonen’den birisi dengeyi kendi lehine bozabilecek mi, hep beraber göreceğiz.

Son 4 sezonun 3ünde şampiyon olan Lewis Hamilton sürücüler klasmanında yine sezonun favorisi, O’nu en zorlayacak isim olarak ise 4 sezonun öncesindeki 4 sezonun tamamında Dünya Şampiyonu olan Sebastian Vettel gözüküyor. Max Verstappen ve Daniel Ricciardo ise sürpriz yapabileceği düşünülen isimler olacak.



Markalar klasmanında ise Red Bull hakimiyetine son veren ve son 4 sezon şampiyonluğu kazanan Mercedes yine çok büyük favori, yeniden Formula 1’i domine etmeye çalışan Red Bull ve belki de en büyük taraftar grubuna sahip olan Ferrari takımları da “imkansız görev” olarak görülebilecek olan Mercedes’i tahtından etmenin peşinden koşacak.

Bu yıl yine S Sport’un yayın haklarına sahip olduğu şampiyonada özellikle Avrupa yarışlarının İngiltere Premier Ligi ile çakışması durumunda bu sezon da bazı yarışların, Smart Spor ve Bein Sports kanallarında yayınlanması bekleniyor.


ÇAY TV MUCİZESİ
Turksat uydusu üzerinden yayın yapan, kendi yağında kavrulmaya çalışan Rize merkezli bir kanal. Kanalın İstanbul, Ankara, Trabzon ve Azerbaycan’da da bölge müdürlükleri var. Amatör sporlara özelllikle hentbol ve voleybola müthiş bir destek veriyorlar. Devlet televizyonu olarak TRT’nin taşıması gereken yükün altına ellerini, kalplerini, yüreklerini koyuyorlar.

Sahibi, müdürü, genel yayın yönetmeni kimdir, inanın bilmiyorum ama Hentbol’da milli maçlarımızın yayın hakkını alıp tüm Türkiye’ye iletmek, özellikle Doğu Anadolu, Karadeniz Bölgesi takımları başta olmak üzere Hentbol Süper Liglerinden ve Avrupa Kupalarından yaptıkları yayınlar çok değerli.

Futbolda Gümüşhanespor’un iç saha maçlarını yayınlayan kanal, voleybolda da sezon boyunca Erkekler ve Kadınlar’da 2.Ligden hafta sonları bölge ayrımı olmaksızın canlı yayınlar yaptı.



İçinde bulunduğumuz yani voleybolda üst liglere yükselme mücadelesinin yaşandığı günlerde de, Çay Tv Çarşamba gününden beri Efeler Ligine yükselme maçlarının tamamını Mersin’den canlı yayınlıyor.

Tokat’tan Plevne, Artvin’den Arhavi, Bingöl’den Solhan ve İzmir’den Tevfik Fikret Lisesi Altekma takımlarından ilk 2 sırayı alanlar, tek devreli lig usulü oynanacak maçlardan sonra, gelecek sezon Efeler Liginde mücadele edecekler.

Doğu Anadolu ve Güneydoğu’daki futbol takımlarının da bir çok maçını yayınlayan TRT Kürdi kanalının Solhanspor maçlarını yayınladığı Yükselme Turnuvasında 2.gün sonunda Tokat Belediye Plevne takımı 5 puanla Efeler Ligi biletine çok yakın, 2.takım ise 3 puanlı Altekmaya da 2şer puanlı Arhavi Belediye ve Solhanspor’dan birisi olacak gibi görünüyor. Son günün açılış maçı 13’te Altekma ile Solhanspor, kapanış maçı ise15’te Plevne ile Arhavi Belediye arasında olacak.

Çay Tv gibi kanalların artmasının, Türk sporuna, özellikle amatör sporlara çok şey katacağına olan inancımla kendilerine bir kere daha teşekkür ediyorum.


MART ÇILGINLIĞINDA SON 16 TAKIM
NCAA’de March Madness’ta ilk haftayı geride bıraktık ve şampiyon adaylarını 16’ya indirdik.

İlk tur maçlarında canlı yayın yapmayan Tivibu Spor, bu turdan itibaren yayınlara çok büyük ağırlık verecek ve son 16 turundaki 8 maçın 7 tanesini canlı yayınlayacak.

İşte canlı yayın programı :


22 Mart Perşembe’yi 23 Mart Cuma’ya bağlayan gece:

02:40 Michigan – Texas A&M (Tivibu Spor 2)

04:40 Kansas State – Kentucky (Tivibu Spor 3)

05:00 Florida State – Gonzaga (Tivibu Spor 2)

23 Mart Cuma’yı  25 Mart Cumartesi’ye bağlayan gece:

02:10 Kansas – Clemson (Tivibu Spor 2)

02:30 Villlanova – West Virginia (Tivibu Spor 3)

04:40 Syracuse – Duke (Tivibu Spor 2)

05:00 Texas Tech. – Purdue (Tivibu Spor 3)

 

Yazının devamı...

Mart çılgınlığı

Üniversite ve spor beraberliğinin Dünya üzerindeki en başarılı örneği olan NCAA ligleri sadece basketbol ile sınırlı değil, bir çok spor dalında bu inanılmaz alt yapı havuzunu ve onların dişe diş mücadelelerini görmek mümkün.

Okul takımlarının maçlarının bu kadar ilgi görmesi, salonların bu kadar dolu olması ve bu kadar büyük bir ekonomiye ulaşması, Koç Festleri hatır, gönül ve sponsorluk ya da medya ortaklığıyla yayınlatıp, üniversiteler arası maçları sadece o okulun öğrencilerine izletebildiğimiz için, bize hayal gibi gelse de gerçeğin ta kendisi.

On binlerce kilometre uzaklarda, evlerimizde dijital platformlara ücret ödeyerek, Duke ile North Carolina Üniversiteleri arasındaki maçı bize seyrettiren sistemin DNA’sını çözebilirsek, bu kültürün nasıl yaratıldığını görebilirsek belki biz de bir gün bir spor ülkesi olabiliriz.

Geçen sezon Arizona, Phoenix’te yapılan ve iki Carolina takımının da Final Four yapmayı başardığı şampiyonada, Michael Jordan’ın da 1982’de 23 numaralı formasıyla şampiyonluğa ulaştığı North Carolina, finalde daha önce hiç şampiyonluğu olmayan Gonzaga’yı yenerek, 6.şampiyonluğuna ulaşmış; UCLA ve Kentucky’nin ardından bu şampiyonluğu en çok kazanan takım olmuştu.

Bu yıl San Antonio’da yapılacak; ülkemizde de Tivibu Spor ve Fox Sports tarafından yayınlanacak March Madness’da bakalım bu sezon sürpriz yaşanacak mı?

HAYALLERİNİN PEŞİNDEN KOŞAN BİR TÜRK GENCİ: BOĞAÇ KARATEPE

NCAA’de March Madness zamanı gelmişken, size şu an Amerika’da olan bir Türk gencinden bahsetmek istiyorum.

“Küçüklüğünden beri her genç basketbolcu gibi ABD’de, NBA’de basketbol oynama hayali kurardım ama bana kimse inanmıyordu” diye anlatmaya başlıyor hikayesini Boğaç, eski antrenörü ABD’de oynarsan ben bu işi bırakırım bile demiş.

2 yıl boyunca her gün, 8 saate varan çalışmalar yapmış; Study in America kurucusu Tamer Turkman’ın kendisine ulaşmasıyla, ABD yolu kendisine açılmış.

Boğaç şu an Florida’da Barnabas Christian Academy School’da, The Nation Basketball seviyesinde oynuyor. Okulun pek basketbol geleneği olduğu söylenemez, Barnabas’da uzun yıllar seyirci sayısı 10-15’i geçmezken, bu seneki başarılarla beraber, yüzlerce kişi maçlara gelmeye başlamış. Bazen salonda yer bulamayanlar oluyormuş. March Madness’a takımlarını götüren koçlar da dahil olmak üzere, bir çok isimli koç antrenmanlarını bile ziyaret ediyor.

Barnabas’ın oyuncularını iyi bir geleceğin beklediği söyleniyor, Barnabas Christian Academy’nin kendi alanında yaptığı devrimin temel parçalarından olan Boğaç daha iyi seviyelere çıkıp, bir gün Türk Milli Takımında da oynamak istiyor.

“Kimse işlerin nereye gideceğini bilemez ama işler neyi gösterirse göstersin aileme minnettarım” diyor.

Bizim alt yapı hocalarımız ya da belli yaş gruplarını takip eden hocalarımızın Boğaç’tan haberleri vardır diye tahmin ediyorum ama ileride çok iyi yerlerde görmeyi umduğumuz bu genç basketbolcunun hikayesini ilk benden dinleyin istedim.

6 YIL SONRA SON 4 DIŞINDA KALMAK

Bağıra çağıra geldi, göstere göstere, Türkiye Kupasında güç bele kazanılan Mersin BB ve kaybedilen Hatay BB maçları, ligde kaybedilen Beşiktaş maçı, uzun yıllar sonra ilk kez Euroleague grubunda ilk 2 dışında kalmak ve saha avantajını kaybetmek gibi birçok şey arka arkaya geldi yani felaket geliyordum diyordu.

Neyse ki çaprazdan gelen ekip Macaristan’ın Sopron takımıydı, play-off ilk maçı deplasmanda kazanıldı, 2.maçta da farkı iki hanelere çıkarmayı başarmıştı Fenerbahçe sahasında, ama Yakın Doğu Üniversitesi karşısında 20lere çıkarttığı farka rağmen geri düşüp, son topta kazanan takım; Sopron karşısında da eriyen farka engel olamadı, bu sefer geri dönemeyerek kaybettiler ve işi son maça bıraktılar, rakibi tamamen kazanacağına inandırdılar.

 Sopron gibi sıradan sayılabilecek bir Euroleague takımı karşısında da son maçın 3.çeyreğinden itibaren guardlarını düşürüp mağlubiyeti kabullendiler, pek tarzım olmamasına rağmen Fırat Okul’un önderliğinde ve Birsel’in 1. Point guard olduğu bu takımla Euroleague şampiyonluğunun hayal olduğunu söylerken bile, bu kadar kötüsünü tahmin edemezdim.

Bu saatten sonra yani testi kırıldıktan sonra, Fenerbahçe kesinlikle bir antrenör değişikliğine gitmemeli ve sezonu Fırat Okul’la bitirmeli; 6 yıl sonra Kadınlar Euroleague’de Final Four dışında kalan Fenerbahçe için tek hedef lig, açıkçası ben bu takımın ligde de şampiyon olamayacağını ve sezon sonu Fırat Okul’la yolların kesinlikle ayrılacağını düşünüyorum ama bu kadar göz göre göre gelen felakete karşı hiçbir şey yapılmamasına da bir türlü anlam veremiyorum.

Erkek Voleybol ve Kadın Basketbol takımı Fenerbahçe’nin amatör sporlara yaptığı büyük yatırımın; yatırım/performans oranına baktığımızda yıllardır en başarısız iki branşı; kaldı ki Erkek Voleybol Takımı da, Galatasaray karşısında daha play-off ilk turundan lige veda etmişti.

Fenerbahçe’nin aynı yıl içerisinde 5 branşta şampiyonluk gören (Futbol, Erkek Basketbol, Kadın Basketbol, Erkek Voleybol, Kadın Voleybol) taraftarları zaten futbol takımının durumundan yeterince sıkıntılıyken, bu sezon Avrupa’da Kadın Voleybol Takımının bile alışılmadık bir şekilde başarısız olması, son kale olarak Erkek Basketbol Takımı’nı bırakıyor. Onlar da Euroleague başarılarını tekrar edemezlerse, Aziz Yıldırım seçime eli hiç olmadığı kadar zayıf bir şekilde girecek, bu seçim sonucunu  ne kadar etkileyecek, onu da 3 ay sonra göreceğiz.

Yazının devamı...

Medya’da dinlediğini anlayan hiç kimse kalmadı mı?

Görünen o ki Aykut Kocaman’ın “taç hırsızlığı” üzerine yaptığı konuşma ya bilinçli olarak ya da gerçekten ne söylendiğini anlayan neredeyse hiç kimse olmaması nedeniyle yanlış aksettirildi, yazılarında bu konulara neredeyse hiç girmeyen benim üzerime de bu konuda birkaç cümle yazmak kaldı.

Öncelikle konunun başlangıcı ya da konu başlığı “taç” değil; Aykut Hoca’nın; Vodafone Park’ta maç kazanmanın çok zor olduğuna dair Perşembe akşamı yaptığı açıklamaya atıfta bulunan bir muhabir sorusuydu. Buna cevaben de Aykut Kocaman şu eklemeyi yaptı “Burada maç kazanmak da bir o kadar kolay” ve bunu örneklerle açıklamaya başladı; Arda Kardeşler’in Fenerbahçe – Akhisar maçındaki yönetimiyle, son 1 hafta içerisinde oynanan 2 Beşiktaş maçının hakemleri olan Cüneyt Çakır ve Fırat Aydınus’un yönetimlerinin karşılaştırmasını yaptı. Cüneyt Çakır ile ilgili eleştirisi fauller konusundaydı, Fırat Aydınus’la ilgili örnek de açıklamasının sonunda söylediği “hakikaten şaka ama öte yandan da gerçek” cümlesiyle anlattığı taç atışınaydı, hakemin taç atışını doğru görmesine rağmen, Beşiktaşlı futbolcunun hemen topu alıp tacı atması karşısında, tribündeki uğultuya karşı gelemeyerek, taç gibi kolay bir kararda bile eğilip, büküldüğünü anlatmaya çalıştı Fırat Aydınus’un.

Aslında televizyonlarda konuşulanın aksine anlatmak istediği; taç atışının önemi değil, taç atışı gibi belki de futboldaki en kolay karar da bile böyle bir tavır sergilenmesiydi. Kaldı ki o hatalı taç da Volkan Demirel’in çileden çıkıp, yaptığı itirazların artmasına, 2.sarı karttan kırmızı kart görmesine sebep oldu.

Anlatılmak istenen çok net bir şekilde tribünlerin boş kalması; takıma yeterli desteğin, rakibi ve hakemleri baskı altında bırakacak ortamın bir türlü Ülker Stadyumunda oluşturulamamasıydı. O akşam Fenercell’in davetlisi olarak maçı stadyumda seyreden biri olarak, bunu ben de çok net bir şekilde gözlemledim. Zaten bunu gözlemlemek, bilmek için stada gitmeye de gerek yok, maçları televizyondan seyreden, sosyal medyayı biraz takip eden herkes bunu çok iyi biliiyor. Ülker Stadı’nda sadece Başkan, yönetim kurulu, teknik direktör ve Fenerbahçe’li futbolcular üzerinde baskı oluşturacak bir ortam var; bunun sebebini de, çözümünü de herkes biliyor.

Burada konuşulması gereken konu, ya da sorulması gereken soru; o akşam Fernandao’nun düşürülmesi net penaltı, Soldado’nun attığı gol çok ufak bir farkla ofsayt ama yardımcı hakemin durduğu yer yanlış. Aynı pozisyonlar Türk Telekom Stadı ya da Vodafone Park’da yaşansaydı, hakem kararları yine aynı olur muydu? bu sorunun cevabı bende çok açık, sizi de kendi cevaplarınız ve vicdanınızla baş başa bırakıyorum.

EUROCUP PLAY-OFF’LARI SÜRPRİZSİZ BAŞLADI


Mart ayıyla beraber Avrupa’da neredeyse tüm takım sporlarında yavaş yavaş finallere yaklaşıyoruz. Avrupa Basketbolunun da 2 numaralı turnuvası Euro Cup’da son 8 takımın mücadelesi Salı günü başladı. Ev sahibi ekiplerin fire vermediği akşamda temsilcimiz Darüşşafaka, Buducnost karşısında beklenenden çok zorlandı ve düşük skorlu bir maç sonunda 57-54 ile akşamı kazasız kapattı.

3 maç üzerinden oynanan çeyrek final, yarı final ve final serilerinden sonra şampiyon belli olacak. Çeyrek finallerde 2.maçlar Cuma akşamı oynanacak, gerekirse 3.maçlar 14 Mart Çarşamba akşamı. Temsilcimiz Darüşşafaka’nın maçları Tivibu Spor’dan yayınlanmaya devam edecek, diğer maçları da Tivibu Spor ve S Sport’ta izleyebilirsiniz.

NTV SPOR’A VEDA


NTV Spor için neredeyse 1.5-2 yıldır sesli bir şekilde dillendirilen kapanacağı dedikodusunun, gerçek olduğunu bir süre önce öğrenmiştik.

NTV Spor 17 Mart Cumartesi günü yani tam 10.yaş gününde, son yayınlarını yapacak ve 22:30’da yayınını sonlandırarak, frekansını Discovery Grubu’na ait DMAX kanalına bırakacak.

1999 yılında Şahenk Ailesine geçmesiyle çehresi değişen NTV’de Kenan Onuk önderliğinde Cumartesi ve Pazar günleri 5 saat boyunca yayınlanan “Yedi Gün Spor” kuşağının başarılı olması; Formula 1, NBA, La Liga yayınlarının büyük ilgi görmesi, Pazartesi akşamları yayınlanan “90 Dakika” programının efsane olması, NTV’nin spor yayınlarını farklı bir boyuta taşıdı.

2008 yılının 17 Mart günü yayın hayatına başlayan NTV Spor; D Spor, Sports Tv, A Spor, TRT Spor, Tivibu Spor, Bein Sports Haber gibi kanalların da önünü açmış, ancak son dönemde ciddi anlamda kan kaybetmişti. Basketbol Milli takımlarının karşılaşmalarının dışında sadece Belçika Ligi ve Basketbol Süper Liginden haftada 2 maç yayınlama hakkı olan NTV Spor’da yaklaşık 2 yıldır işten çıkarmalar ve diğer gruplara transferler oluyordu. Son olarak sezon başı kanalın önemli isimlerinden Güntekin Onay da Bein Sports’a geçmişti.

Peki bundan sonra ne olacak? NTV Spor reklamlarında da belirttiği gibi efsane olduğu yere NTV’ye geri dönecek, spor içeriklerine NTV üzerinden devam edecek, elbette bunu ölçüp, tartıp, bu kararı vermişlerdir ancak haber kanallarında, spor içeriklerine yeterli şekilde yer vermek pek mümkün olmuyor; son dakikalar ve özel yayınlar bir çok canlı yayının kesilmesine sebep olacak, alternatifi de bir hayli fazla olan spor seyircisi, NTV ile bağını büyük ölçüde koparacak.

Herşeye rağmen sporla dolu 10 güzel yıl için, teşekkürler NTV Spor …

 

Yazının devamı...