"Cengiz Semercioğlu" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Cengiz Semercioğlu" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Cengiz Semercioğlu

Altın Portakal’a birkaç öneri

Altın Portakal’ın kulislerini, dedikodularını, ödüllerini, jüriyi yazdık sıra geldi TÜRSAK’a bir iki tavsiyeye...

Öncelikle emeği geçen herkese teşekkürler, bugüne kadar yapılmış en iyi Altın Portakal organizasyonuydu.

Bunu sadece ben söylemiyorum, oraya katılan gazetecilerin, sanatçıların, eleştirmenlerin, yönetmenlerin ortak fikri bu.

Yıllardır yurtdışı festivallerini takip eden Roma temsilcimiz Reha Erus ne dedi biliyor musunuz;

"Antalya, Venedik Film Festivali’nden iyi. Oraya bu kadar ünlü gelmiyor"...

Festival Başkanı Engin Yiğitgil ve ekibi 4 yılda Altın Portakal’ı bir yere getirmeyi başardı, dünya yıldızlarının geldiği, çok yakında Venedik Film Festivali’ni de geçeceğine inandığım bir festival bu...

Peki Antalya’yı daha güçlü hale getirmek için ne yapmalı;

1- Uluslararası Eurasia ödülleriyle, ulusal Altın Portakal ödül törenleri ayrılmalı.

Önce Eurasia, bir gece sonra Altın Portakal.

Böylece iki ödül töreni de daha güçlü olacak.

Bu haliyle ikisi de hak ettiği ihtişama kavuşamıyor. Ekran başındaki Türk izleyici Eurasia’yı, Hollywood ünlüleri yerel ödülleri anlamıyor ve kaçıyorlar...

2- Mutlaka daha görkemli bir salon ve dekor hazırlanmalı...

Her şeyin başı bu.

Bu kadar büyük bütçesi var bu işin, sahnede uyduruk bir plazmayla bu iş olur mu?

Led ekranlar ve ışıklar, şık dekorlar, kocaman bir salon olmalı...

3- Aday ve kazananların VTR’leri yayınlanmalı.

Seyirci her dalda adayları bilmek zorunda mı?

Her kategoride finalde yarışacak aday sayısı 4 ya da 5’e inmeli.

Her adayın filmi kısaca tanıtılmalı hadi bu olmadı mutlaka kazanan adayın işi ekranlara yansımalıydı.

Doğru düzgün tek bir VTR izlemedik bu yılki törende.

4- Ödül vermek bu kadar kolay olmamalı...

Ne işi var Seray Sever ve Zeynep Tokuş’un ödül verenler arasında.

Sinemaya büyük katkıları mı var?

Seray benim çok yakınım, vallahi önceden bilsem ödül vereceğini vazgeçirmek için elimden geleni yapardım.

Bunlar hem Seray’ı, Zeynep’i, hem de festivali yaralayan şeyler.

Ödülleri sinemaya büyük katkısı olanlar vermeli.

5- Ve en önemlisi: Politikacılar Portakal’dan elini çekmeli.

Ne işi var politikacıların festivalin bu kadar içinde.

Kimi miting alanına çevirir, kimi uzun konuşmalar yapar, kimi sahneye fırlar açıklama yapar...

Bakanlar, milletvekilleri, valiler, belediye başkanları, sanatçılardan fazla rol çalıyor.

4 yılda Altın Portakal’da çıtayı belli bir yere getiren TÜRSAK’ın önümüzdeki 4 yılda en büyük hedefi bu olmalı.

Hem belediye, hem bakanlığın yörüngesinden çıkıp daha özerk hale gelmeli festival.

Bunu en çok destekleyenler de Kültür Bakanı Ertuğrul Günay ve Belediye Başkanı Menderes Türel olmalı.

İnanın orada yapacağınız üç-beş dakikalık konuşmadan çok daha fazla puan toplarsınız...

Hillside seksi mi

Antalya’ya gitmeden önce Saba Tümer aradı, o da Hillside Su’da kalıyormuş...

"Buraya seksi otel diyorlar ya, aseksüel oldum her taraf bembeyaz" dedi.

O sırada yanımda Radyo Time’ın DJ’i Merih Güzelarda vardı, konuşmayı duyunca;

"Olur mu ya baştan çıkarıcı bir otel, harika" dedi.

Bu çelişkiyle gittim otele.

Tabii festival kalabalığı, çok keyfini çıkaramadık ama dünyanın pek çok yerinde otelde konaklamış biri olarak bana çok farklı geldi.

Ben konsept otelleri severim, beyazı da severim...

Eğer sevmezseniz zaten, geçen yıl Birol Ünel’in yaptığı gibi oda duvarlarını kırmızı şarapla boyamaya kalkabilirsiniz...

Peki otel seksi mi?

Şu kadar ipucu vereyim;

Saba yalnız kaldı otelde...

Merih ise eski sevgilisi, şimdiki eşiyle...

Yani otelin seksi olması için önce seks yapacak biri olmalı.

Antalya’nın sinema sevgisi

Ben ilk kez Altın Portakal’ı yerinde izledim.

Hani her konuşmada, festivale sahip çıkan Antalya halkına teşekkür edilir ya... Vallahi de doğruymuş, billahi de doğruymuş.

Ben sinemaya bu kadar sevdalı bir şehir görmedim.

Filmleri biliyorlar, yan rollerdeki oyuncuların bile filmografisine hakimler, salonları dolduruyorlar, söyleşileri takip ediyorlar, kırmızı halıda herkesi tanıyorlar... Pes dedim...

45 yıl festival düzenlemenin böyle bir etkisi oluyor demek ki...

Festivalde Antalya’nın en büyük şansı Antalyalı...
X