"Vahap Munyar" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Vahap Munyar" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Vahap Munyar

Almanya gibi yapsalar banka patronu olmazdım

<B>SABANCI </B>Holding Yönetim Kurulu Başkanı <B>Sakıp Sabancı</B>, Egebank'a el konulduğu günlerde şöyle dedi:

‘‘20 Egebank daha var...’’

Dönemin Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurulu (BDDK) Başkanı Zekeriya Temizel yetkisini kullandı, Sabancı'ya 2 milyar lira ceza kesti.

Aradan zaman geçti, Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu'nun (TMSF) el koyduğu 19'uncu banka, Sakıp Ağa'nın yakın dostu, Halis Ağa'nın (Halis Toprak) Toprakbank'ı oldu.

Sabancı, Milliyet'ten Nedim Şener'in hazırladığı ‘‘Toprak’’ dizisinde soruları yanıtlarken, bu kez olaya farklı bir yorum getirdi:

‘‘Koşulların karşısında asıl suçlu onları denetlemeyenlerdir. Toprak suçluysa onu denetlemeyenler de suçludur. Müteşebbisin hatası ise boyundan fazla yatırıma girmesi. Herkes, ‘Sabancı'nın bankası var, biz de alalım' dedi. Önüne gelene banka izni verirsen olacağı budur. Hazine neredeydi ağam, diğer merciler neredeydi?’’

Sabancı
’nın bu sözlerinden, bankası elinden giden patronlardan birinin itirafına uzanalım. Söz konusu patron geçenlerde bir sohbetimiz sırasında önce yakındı, kendisine haksızlık yapıldığını savundu. Sonra da Almanya'da banka almak isteyince başına gelenleri anlatıp, itirafını yaptı:

PATRON ANLATIYOR

‘‘1990'lı yılların ilk yarısında Almanya'da bir banka almayı planladık. Pazarlıklar yapıldı, ilgili kurumlardan izinler alındı. Ben Almanya'ya gittim. Artık imzalar atılacak, iş bitecek. Önüme bir kağıt koydular.
‘Bu ne?' dedim. ‘Bunu imzalamadan Almanya'da banka sahibi olamazsın' yanıtı verdiler. Almanca bilmiyorum. Hemen metni çevirttim. Ne göreyim. Benim ve sahibi bulunduğum holdingin kefaletini istiyorlar. Yani, Almanya'daki bankayı teslim edeceğim profesyonel yöneticilerin en küçük hatası, benim herşeyimin elimden uçmasına yol açabilecek. Benden bu taahhüdü istiyorlar. Önüme uzatılan kağıdı iade edip, ‘İstemiyorum kardeşim kalsın. Almanya'da bankam olmasa da olur' dedim ve o işten vazgeçtim. Eğer Türkiye'de de banka sahiplerinden bu tür taahhütler isteselerdi, asla banka patronu olmazdım. Başkası hata yapacak, benim bütün malım gidecek. Girer miyim bu işe?’’

‘‘Peki Türkiye'de banka sahibi olduğunuza pişman mısınız? Bugün olsa, izin verseler yeniden banka sahibi olmayı düşünür müsünüz?’’
diye soracak oldum, bir başka itiraf da arkasından geldi:

‘‘Bugünkü aklım olsa asla banka sahibi olmaya kalkmazdım.’’

19 banka gitti... Bazı banka patronları hapsi boyladı... Binlerce pırıl pırıl bankacı işsiz kaldı... 20 milyar dolar o bankalarda heba oldu...

Biraz pahalı bir ders olmadı mı?

Meteorolojiyi dinlemedik mahsur kaldık

RAMAZAN Bayramı'nda planımız, önce eşimin Tekirdağ'ın Hayrabolu ilçesindeki anne-babasını ziyaret etmek, ardından da İzmit'te benim anne-babam ve kardeşlerimle buluşmaktı...

Meteoroloji bayram günleri için tahminlerini hep kar yağışı üzerine yaptı, ama biz planımızı değiştirmeyi düşünmedik.

Kalktık arife günü Hayrabolu'ya gittik. Gidiş o gidiş... Bayram boyunca (üç gün) aralıksız yağan kar, Hayrabolu'dan bütün çıkış yollarını kapattı.

Bayramın ilk iki günü geleneklere uyan fırınlar ekmek çıkarmadı. Üçüncü günü, işçilerinin çoğu köylerden gelemeyen fırınlar ekmek yetiştiremedi. Komşular, dostlar, akrabalar ekmeği paylaştı ve panik önlendi.

Belediye hoparlöründen sık sık ‘‘Kimse otomobiliyle dışarı çıkmasın. Acil durumlar için jandarma ve polise başvurun’’ uyarıları yapıldı.

Bu uyarılar sonrasında kabak, iki otobüs şoförünün başına patladı. Uyarılardan habersiz İstanbul'dan yola çıkan iki otobüs 10-12 saatlik bir yolculuktan sonra Hayrabolu'nun hemen dibindeki Lahana Köyü civarında mahsur kaldı. İmdatlarına jandarma ve belediye ekipleri yetişti. Gece yarısı ilçeye giren iki otobüsün şoförü, bu kez ‘‘Yasağa uyulmadığı’’ gerekçesiyle gözaltına alındı. Karayolları Genel Müdürü takılı plak gibi sadece Saray'ı sayıklayıp durdu. Kapatılması gündemde olan Köy Hizmetleri Genel Müdürlüğü'nün araçları da hiç ortada görünmedi.

Kısacası meteorolojinin tahminlerini dikkate almadık, Trakya'da 4 gün zorunlu kar tatili yaptık. Dersimizi de almış olduk.
X