Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

Alex'e çözüm bulunmalı

MAÇTAN önce de dile getirmeye çalıştım. Avrupa Ligi karşılaşmaları Fenerbahçe için daha rahat geçiyor. Çünkü takım hücumda Alex’in üzerine kurulu ve Alex baskı görmeden oynuyor.. Oysa Türkiye Ligi’nde artık her takım Alex’e adam markajı uygulamaya başladı.

Daum akıllı çalıştırıcıdır. Alex’in fiziksel olarak yorgun olup olmadığı zamanları ya da sakatlık derecesini iyi bilir. Şu an Alex formda. Eskişehir de ona bir adam verecektir. Ama bu aynı zamanda Eskişehir’in kendi yarı alanında risk alması demek. Çünkü yakın adam markajıyla oynadığınız her maçta Alex çok kolay faul kazandırabilir. Kaleye 30-35 metreye kadar kazanılacak her serbest atış doğrudan ya da orta olarak Fenerbahçe için en büyük hücum silahı. İşte Twente maçı. Gol yine kornerden Alex’in ortası ve Lugano’nun kafasıyla geldi. Daum bunu Fenerbahçe’ye ilk geldiği yıl da Nobre ve Luciano’yla uyguluyordu. Şimdi Lugano, Bilica, Selçuk gibi hava toplarında etkili silahları var.
10 yıl önce rafa kalktı
Eğer yıldız oyunculara adam markajı bu kadar etkili bir silah olsaydı dünyanın önde gelen futbol ülkeleri bu uygulamayı 10 yıl önce neden rafa kaldırmış, onu merak etmek gerek. Oyun içinde Alex’in yarattığı boş alanları kullanacak etkili bir orta alan oyuncusu takıma monte edilse, Mehmet Topuz, Kayseri’deki gibi kaleyi önüne alsa, Özer, fantazi futboldan uzaklaşıp şans bulduğu maçlarda gerçek yeteneğini sergilese, Alex sendromu da, Fenerbahçe’nin Alex’e bağımlılığı da ortadan kalkar.

Kavgaların nedeni ya rekabet ya para

FENERBAHÇE’deki saha içi tartışmalarından birine Hollanda’da şahit oldum. Semih’le Baroni bir top alış verişi sırasında bayağı tartıştılar. Pozisyon bittikten sonra bile susmadılar. Bunu disiplinsizlik olarak yorumlamak yanlış. Çünkü Aragones de Daum da disiplinli antrenörler ve ikisi zamanında bu olaylar oldu. Hatırlarsanız, Galatasaray UEFA şampiyonluğunu kazanırken, soyunma odasında duvara krampon fırlatan futbolcular bile olmuştu. Ya da 2-0’dan 3-2’ye dönen maçta Jardel’in oyundan çıkmasını söyleyen Lucescu’ya Hagi müdahele etmişti.
Kocaman, toparlamalı
Bu tür saha içi ya da soyunma odası tartışmalarının büyük ölçüde amacı ilk onbirde forma giyememenin getirdiği sıkıntılardır. Zaten Semih de benzer açıklamalarda bulunmuş. Ama bu tartışmalar saha dışında böyle yorumlanmıyor. Takımın aldığı ilk kötü sonuçta yönetimden teknik kadroya kadar herkesin işini iyi yapmadığı söyleniyor.
Bugünden sonra kaptan Alex’in ve Sportif Direktör Aykut Kocaman’ın futbolcuları toparlayıp saha içinde biraz daha birlik içinde olmalarını istemesi gerekir. Rekabetin içindeki bu olaylar zaman zaman hoş görülebilir. Ama işler kötü giderse bazılarının da Fenerbahçe’yle ipleri kopar..
Bu arada hatırlatmakta fayda var. Rekabeti oynamak için yapmayan futbolcular da olabilir takım içinde. İlk onbir oynuyordur ama diğer arkadaşından daha az para aldığı için huzursuzluk çıkarıyordur.. Bizim duyumlarımız ya da gördüklerimiz bunlar çözüm yetkililere kalmış artık.

Garibime gitti

AZİZ Yıldırım yurt dışındaki derneklere destek sözü vermiş ve onlara Avrupa Ligi’ndeki maçlar için bilet gönderiyormuş. Ama dernekler işi abartmış, 30 Euro’luk bileti 100 Euro’ya satarak karaborsanın bileti tavanını yapmışlar. Yönetimin bu konuda satılacak biletler konusunda biraz daha hassas davranmasını istiyor biletlere bu kadar para ödeyen taraftarlar, benden söylemesi..

Hollanda’daki Beşiktaş devrimi

BEŞİKTAŞLI değilim. Herkes benim Fenerbahçeli olduğumu bilir. Futbolun ortak dili sayesinde hayatın her alanında çok sayıda dost edindim. Onlardan biri de Aykut Torunoğulları. Hollanda Beşiktaşlılar Derneği Başkanı olan 37 yaşındaki genç işadamının ailesi futbol fanatiği..
6 erkek kardeşten 3’ü Beşiktaşlı, 2’si Fenerbahçeli, biri Galatasaraylı. Aykut Torunoğulları Hollanda Beşiktaş Derneği Başkanı olarak birçok faaliyetten söz etti bana.
Futbol okulu açtılar
 Hollanda’daki Türk çocuklarını alıp İnönü Stadı’nı, müzeyi, storeları gezdirmişler. Türkiye ve Beşiktaş sevgisi aşılamaya çalışmışlar. Ama en büyük atılımı Rotterdam’da yapmışlar. 5-17 yaş arası çocuklara eğitim veren Beşiktaş Futbol Okulu açmışlar. Spor kulübünün başkanı Kibar Hira. Torunoğulları ve Hira amaçlarını da “Önce iyi öğrenci, sonra iyi sporcu, son olarak da iyi insan” kazandırma projesi olarak görüyorlar..

X

YAZARIN DİĞER YAZILARI