Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

AKP’nin attığı adımlar yetersizdir ve cılızdır

İktidarı, attığı adımlardan dolayı eleştirmeyelim. Bu adımların yetersiz ve cılız olduğundan, PKK sorununun çözümü için daha cesur davranamadığından dolayı eleştirelim. Unutmayalım ki, Türkiye’yi atılan bu adımlar bölmez. Asıl hiçbir adım atılmadığı taktirde bu ülke bölünür. Bir defalığına ülkemizin geleceğini düşünerek hareket edelim. Sırf AKP’yi vurmak için Kürt sorunu üzerinden siyaset yapmayalım.

Türkiye’nin eline inanılmaz bir fırsat geçmiş durumda.

          

Eğer bu fırsat iyi kullanılabilirse, ülkenin önü açılacak, insanlarımız rahatlayacak, zenginleşecek ve Türkiye bölgenin gerçek lideri konumuna girecek.

          

Bu açılımı AKP gerçekleştiriyor diyerek karşı çıkmak, bu ülkeye ihanet etmek olur.

          

AKP’nin bir çok politikasını ben de sevmiyorum.

          

Başbakan’ın kimi zaman sertleştirdiği, bağırarak kullandığı üslubundan hoşlanmıyorum.

          

Dini duyguları ön plana çıkarmasını tehlikeli buluyorum.

          

Ancak ne olursa olsun, Kürt konusunda attıkları adımları da açıkça destekliyorum. Zaten aksini söyleyemem. Yıllardan beri, bu sorununun ancak bu tip açılımlarla hafifletilebileceğine inanmış ve bunu da ısrarla yazmış bir insanım. Bugün, AKP’nin kimi yaklaşımlarını veya kimi politikalarını beğenmediğimden dolayı ve sırf bu adımları AKP atıyor diyerek, karşı çıkamam.

          

Kendime ihanet, ülkeme kötülük etmiş olurum.

          

İşte bundan dolayı Kürt açılımını destekliyorum. Atılan adımları yetersiz, hatta ürkek dahi görüyorum.Daha hızlı ve daha ileri gidilmesi gerektiğine inanıyorum.

          

Nedeni de çok açık...

KÜRTLERE AÇILIM FIRSATI BU DEFA KAÇIRILMAMALI

 

Kürt sorununun çözümlenememesi durumunda , gelişmelerin kontrolden kaçacağına ve ilerde iç çatışmaların çıkacağına ve sonuçta Türkiye’nin bölüneceğine inanıyorum. Bugün atılan adımların değil, atılmayan adımların felaket getireceğinden eminim.

Bu ülkenin ellerini kollarını bağlayan tek bir sorun varsa, onun da Kürt sorunu olduğunu görüyorum.

          

İktidar partisinin açıkladığı önlem paketi, bence yetersizdir. Bunlar korkak atılmış adımlardır Başbakan’ın, İçişleri Bakanı’nın söyledikleri, gazetelerde çıkan haberlerde bahsedilen önlemler, zaten artık çağ dışı kalmış eski uygulamaların piyasadan kaldırılmasından başka birşey değildir.

 

Kürtçe konuşma yasağını kaldırmasanız ne olur ki ?

 

Yıllar önce bu adım atılsaydı, belki bir anlamı ve etkisi olurdu.

 

Kürtçe yayına izin verseniz ne olur, vermeseniz ne olur ?

 

Zaten bölge Kürtçe yayın yapan TV’lerle dolu.

 

Kürtçe öğretimindeki kısıtlamalar, Kürtçe isimlere uygulanan yasaklar da aynı durumda. İstediğimiz kadar yasağı kaldıralım, sandığımız etkiyi yapamayız.

 

Taş atan çocukların cezalarını hafifletmek zaten zorundasınız. Zira insanlığa aykırı bir cezaydı. Bu önlemin övünülecek yanı kalmadı ki...

 

Artık Kürtler de değişti. Eskisi gibi değiller. kendilerine güvenleri geldi.

 

İsteklerinin boyutu da, bizler adım atmakta geciktikçe artıyor.

 

Hükümetin açıkladığı son önlemler 10-15 yıl önce önemsenebilirdi, bugün sadece kulağa hoş geliyor.

 

Söylemek istediğim çok basit: Bırakın iktidarı hırpalamayı, ülkenizi seviyorsanız, atılan adımların yetersizliğini söyleyin. Bu açıdan eleştiri getirin.

 

Nedeni de ortada.

 

Eğer bu defa da elimize geçen bu fırsatı kaçırırsak, bir daha uzun süre hayatımızı kan barut ve cenazelerle geçirmek zorunda kalacağız.


10 YIL ÖNCEKİ FIRSATI BOŞA HARCADIK DA, NE OLDU?

                                                      

Bir hatırlatma yapayım.

 

1999’da Öcalan yargılandı ve İmralı’ya kondu.

 

PKK’ya silah bırakıp Kandil’e çekilme emri verdi. Örgütte buna uydu. Çatışmalar durdu, cenazeler kalkmaz oldu. Güneydoğu rahat bir nefes aldı ve zenginleşme başladı.

 

Sonra ?

 

Ankara kılını bile kıpırdatmadı. Oysa beklenen, bugün atılan adımların o zaman devreye sokulmasıydı.O zaman anlamlı olacaktı. Dağdan inişler başlayacaktı ve terör durdurulacak, siyasetin önü açılacaktı.

 

Terör2006’da yeniden başladı.

 

İyi mi oldu sanki ?

 

Son üç yılda boşu boşuna onlarca insanımızı kaybettik.

 

Bunların faturasını kim ödeyecek ?

 

Yazık, günah değil mi?

 

Şimdi kalkıp, sırf muhalefet yapmak ve AKP’yi yıpratmak için şu sıralarda yaşananlara tepki gösterenler eğer başarılı olurlar ve bu defaki fırsatın da kaçırılmasını sağlarlarsa, ilerde verilecek şehitlerin vicdan azabını çekeceklerdir.

 

Kendimizi de aldatmayalım.

 

Kürt sorunu tümüyle hiçbir zaman bitmeyecektir.

 

Önemli olan, terörün bitmesi veya yaşanabilir noktaya indirilmesidir. Gerisi, siyaset zeminindeuzun yıllar alacak tartışmayla sürüp gidecektir.

 

Şimdi yapılan sadece terörü, yani kanı durdurmak içindir.

 

Önemli, olan da budur.

X