"Ayşe Baykal" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Ayşe Baykal" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Ayşe Baykal

Aişe'den Ayşe'ye kadın

H.Z. Ebubekir, Peygamberimizin en yakın dostudur. Cömertliği ve sadık kişiliği ile bilinir.

Kızı Aişe, Peygamberimizin eşidir. En çok rivayet eden kadın sahabedir. Zeki, samimi ve duygularıyla hareket eden, eşini çok seven bir kadındır.

Peygamberimiz bir sefere çıkarken (Beni Müstakil Gazvesi) Aişe’yi yanına alır.

Sefer dönüşü ordu, uygun bir yerde konaklar. Aişe ihtiyacı için ordugahın dışına çıkar. Döndüğün de, boynundaki gerdanlığın düşmüş olduğunu fark eder. Gerdanlık annesinin hediyesidir, kaybolmasına gönlü razı olmaz. Kimseye bir şey söylemeden aramaya gider.

Gerdanlığı bulup döner ama döndüğünde ordu gitmiştir. Aişe çok zayıf bir kadın olduğundan muhafızlar devesi üzerindeki mahfelinde olmadığını anlayamazlar.

Nasılsa “ beni aramak için dönerler” düşüncesiyle beklemeye başlar ve uyuyakalır. Ordunun artçısı olan sahabe Aişe’yi fark eder ve devesine bindirerek onu orduya yetiştirir.

Hadiseler de bundan sonra başlar ve gelişir. Aişe’nin genç bir sahabeyle geldiğini gören münafıklar, dedikodu yapmaya başlar. Peygamber eşine iftira atarlar.

Aişe sefer dönüşü rahatsızlanınca anne-babasının yanında kaldığından çıkan dedikodulardan habersizdir. Sadece Peygamberin kendisine neden soğuk davrandığına anlam veremez.

Bir kadın ziyaretine gelir ve olan biteni anlatır. Aişe çok üzülür. Üstüne bir de Peygamber konuyla ilgili bir takım sorular sorunca hiçbir şey söylemez.

Suçsuz olduğunu bildirmesi için Allah’a dua eder sadece. Bu şekilde tam bir ay geçer. Ne bir haber ne bir işaret…

Olayın muhatapları açısından da Müslümanlar açısından da zor geçen bir ay!..

Bir aylık zaman diliminde Allah yapılan yanlışları Kur'an'da şöyle bildirecektir.

"O iftirayı işittiğinizde erkek-kadın bütün müminlerin, kendileri hakkında hüsnü-zan besleyerek, özlerine leke kondurmaya yanaşmayarak, bu apaçık bir iftiradır demeleri gerekmez miydi?

Hani bu iftirayı dilden dile yayıyordunuz. Hakkında hiçbir bilgiye sahip olmadığınız bu söylentiyi rastgele ağızlarınızda geveliyordunuz. Yaptığınız kötülüğü önemsiz sanıyordunuz.

Oysa o, Allah katında büyük bir suçtu. Onu işittiğiniz zaman bu konuda konuşmak bize yakışmaz. Haşa bu ağır bir iftiradır demeniz gerekmez miydi?" (Nur/12-15-16)

Ve Aişe’nin masum olduğunu bildirir Allah. Öyle Cebrail’le gönderilen bir haberle de değil. Ayetle sabitlenir Aişe’nin masumluğu.

Kıyamete kadar anılacaktır Aişe.

Müjde geldiğinde; Peygamber, Aişe, anne-babası birliktedirler. H.Z. Ebubekir, “kızım kalk eşine teşekkür et” der. Aişe “Vallahi kalkmam, yalnızca masum olduğumu vahyedenALLAH'ahamd ederim." cevabını verir.

Aişe, her daim önce kadın sonra Peygamber eşidir. Hayatını okursanız ne demek istediğimi anlayacaksınız.

Hayranımdır Aişe’nin duruşuna. Ve hayranımdır onun bu tavrı karşısında “sen kim oluyorsun da koskoca Peygambere teşekkür etmiyorsun” demeyen babaya. Ve Aişe’nin bir kadın olduğunu hiç unutmayan Peygambere.

Aişe’ye yapılan iftiraya inananlar ve bunu yayanlar arasında H.Z. Ebubekir’in yardımıyla geçinen Mistah adında biri vardır. Olay aydınlanınca tabiatıyla H.Z. Ebubekir, bir daha Mistah’a yardım etmemeye yemin eder. Onun bu hareketi karşısında Allah şöyle buyurur;

“İçinizden fazilet ve servet sahibi olanlar, yakınlarına, miskinlere, Allah yolunda hicret edenlere vermemeye yemin etmesinler. Affetsinler ve hoş görsünler. Allah'ın sizi affetmesini sevmez misiniz?” (Nur/22)

Allah geçmişte yaşanmış olayları Kur’an’la bildirir ki, inananlar ibret alsın. Davranışlarını ona göre belirlesin.

Bugünümüze bakarak muhasebe yapalım mı?

Bugün Aişe’ye saygı duyan hangi Müslüman, eşi Ayşe’nin başına aynı olay gelse Peygamberinin duruşunu sergileyebilir.

Bugün H.Z. Ebubekir’e toz kondurmayan hangi Müslüman baba, kendi kızı söz konusu olduğunda Ebubekir’in anlayışını gösterebilir?

Bugün hangimiz iftira niteliğindeki bir habere karşı, Allah'ın Kur'an'da tavsiye ettiği davranışı yapabilir?

Bugün hangi zengin Müslüman, kendisine veya ailesine iftira atan birini bağışlayarak yardım etme erdemini gösterebilir?

Hiç düşündünüz mü?

Adları dedikoduya karışan ve yargısız infazla öldürülen Ayşe’lerin hesabını nasıl vereceğiz?

Bizi eleştirdiği için maddi-manevi zarar verdiğimiz insanların izahını nasıl yapacağız?

Sahi Allah, “kime kulluk yaptınız” diye sorduğunda ne diyeceğiz?

X