Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

Ağaçtaki deli...

Bekir COŞKUN

Birkaç gün önceydi...

Hürriyet'in Ankara Bürosu'nun hemen önünde bir kalabalık ve koşuşturma başladı. Polis yolu trafiğe kapattı, kameralar geldi, insanlar toplandılar.

‘‘Ne oldu?..’’

‘‘İntihar ediyor...’’

‘‘Kim?..’’

‘‘İntiharcı...’’

Adana'dan gelip, büromuzun tam karşısındaki ağaca çıkmış. Sanki Adana'da yüksek bir yer yok.

*

Her akşam Boğaz Köprüsü'nde gördüklerimizin değişiği.

Ben böyle birisini daha tanıyorum, belki yüzlerce defa intihara karkıştı, şimdiye kadar burnu kanamış değil. Onu kurtarmaya çalışanların birçoğu düşüp öldü.

Bizim ağaca çıkan belli ki deneyimsiz. Çünkü ağacın ince bir dalına basarak hayatını tehlikeye atıyor.

Tabİi ki onu kurtarmak için hep birlikte gerekli çabayı gösterdik. Herkes aklına gelen bir ‘‘ikna’’ yöntemini önerdi.

‘‘Ağacı sallayalım düşsün’’ gibi...

O sırada bizim büroda, Süleyman Demirel'in son kamuoyunu ‘‘ikna’’ söylevini arkadaşlarımız banttan çözüyorlar. Ağaçtaki deliyi ‘‘ikna’’ açısından, bant teybini delinin çıktığı ağacın altına götürüp dinletmeyi düşünmedik değil. Ağaçtaki dinlerse, kendini aşağı atmaktan vazgeçsin diye...

Diyor ki Süleyman Bey:

‘‘Türkiye Cumhuriyeti Devleti büyük devlettir, kimse moralini bozmasın. Fevkalade önemli şeyler yapılmıştır ve yapılmaya devam edilmektedir. Binaenaleyh yapılmış bi şeye yapılmamış demek fevkalade yannıştır...’’

Kimi arkadaşlarımız Başbakan Ecevit'in hükümet programı bandını dinletmemizi önerdilerse de, o durumda ağaçtakinin atacağı yoksa da kendisini aşağı atacağı düşünüldü, vazgeçildi.

Polisler ‘‘Sayın Mesut Yılmaz'ın düşünme kasedi yok mu?..’’ dediler. Ki banttan asla ses çıkmıyor, dinleyen uyuyor, gidip alıyorsunuz.

Tansu Çiller'in ‘‘Haydi Türkiyem ileri...’’ bandını dinletmek fikri iyiydi. Tek sorun; aşağıda gergin brandayı tutan itfaiyecilerin ve halkın, ağaçtaki deliden önce bırakıp oradan kaçmaları tehlikesi.

*

Yine de Demirel'in ‘‘ikna’’ bandı üzerinde duruldu, bantta diyor ki:

‘‘Binaenaleyh memleketin her şeyi açıktır. Mahkemeler açıktır, okullar açıktır, camiler açıktır, yollar açıktır, açık olan yerler açıktır... Açık olmayan bi yer yoktur...’’

Gözüm takıldı, deli iniyor.

İndi deli...



X

YAZARIN DİĞER YAZILARI