"Yonca Tokbaş" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Yonca Tokbaş" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Yonca Tokbaş

Adam kadını sırtından bıçaklamak üzere

Öyle sinirli ki!

Öyle delirmiş durumdaki, ne attığı tekme tokat, ne fırlattığı şişeler, ne üzerinde söndürdüğü sigaralar bu gece hızını kesmeyecek…

Bu gece işi bitirecek.

Kadın, o anı çok iyi biliyor aslında.

Biliyor ama çaresiz.
Bekliyor.
Sonunu, bekliyor.

Cinnet geçirip adamı öldürse belki sözümona “kurtulacak” ama, ona bile gücü kalmamış ki. Ölse de kurtulsa...

Bitse bu işkence hani...

Durum bu.

Belki komşunuzun evinde, belki sizin evde, belki de kızınızın, arkadaşınızın evinde.

* * *

Bu ülkede insanlar sürekli bir şeylerden şikayet ediyorlar.

Sürekli ama.

Gazeteyi okuyan sövmeye başlıyor; sisteme, devlete, şirkete, gazeteye, yazara, politikacıya, vatana, millete, askere, sivile, öğrenciye, öğretmene...

Sonra gazeteyi bırakıyor bir köşeye, işine gidiyor. Hayatına devam ediyor.

Şikayet eden, şu anki durum ve düzene öfke püskürenlere soruyorum; “Peki ne yapmayı düşünüyorsunuz? Yaptığınız bir şey var mı bu şikayetçi olduğunuz konuyla ilgili?” diye.

Cevap ya yok, ya da: “E canım onu da mı ben yapacağım... devlet ne için var?”, “Her şey eğitimsizlik yüzünden!” vesaire vesaire şeklinde.

Oysa bu ülkede sorunlarla ilgili elini taşın altına sokmuş, kendini çözüme adamış, aktif çalışan bir sürü, ama bir sürü görünmez insan var. Şikayet edenler onlara katılabilir, yardımcı olup çözümün parçası olabilirler.

Bu görünmez kanatsız gönüllü melekler neden görünmüyorlar biliyor musunuz?

Çoğu zaman gösteren yok ondan. Basının hatası bu aslında. Çünkü sorunlara, felaketlere yer verildiği kadar güzelliklere de yer verilip reyting yaptırılabilir. Ama bizler felaket habercileriyiz...

Bazen de, onlar görünmek istemiyorlar ki, meyve verdikleri için taşlanmasınlar. Yollarında devam edip tünelin sonundaki ışığa kavuşsunlar.

Ben, gönlünü çözüme adamış insanlarla tanıştıkça, şikayet etmeyi büyük ölçüde kestim.

Toplum olarak tepki duyduğumuz bir şey varsa hemen acilen bu konuda yapılan neler var ona bakıyorum. Yapılan doğru ve iyi şeyleri buluyorum. Çünkü varlar.

Habertürk o fotoğrafı bastı, o manşeti attı.

Herkes fenalık geçirdi.

Ama biliyoruz ki biz fenalıkları geçiriyoruz, sonra da yeni bir fenalık geçirme olayını beklemek için kış uykusuna yatıyoruz.

Bu da beni çok sıkıyor.

Dinleyin şimdi.

Hürriyet Gazetesi’nin AİLE İÇİ ŞİDDETE SON kampanyası var.

Bu konuda çalışan ekip ilk günden bugüne, bence Türkiye’nin en güzel haberlerini verebilecek kadar gelişti, yayıldı, kuvvetlendi.

İnsanların hayatlarını kurtardıkları gibi, kurtarılabilecek gelecek için bilgilendirme yapıyorlar.

Aile İçi Şiddete Son ekibinin hazırladığı süper bir sunum var.

İçinde her türlü bilgi var.

AİLE İÇİ ŞİDDETE SON indirilebilir dosya

Bu dosyayı istediğiniz gibi indirip kullanabilirsiniz.

İşe yarayacağını düşündüğünüz kişi ve kurumlarla paylaşabilirsiniz.

Daha önce, cinsel taciz konusunda benzer bir çalışma yapmıştık, okullar anne-babalara göstermişler, şirketler çalışanlarıyla paylaşmışlardı.

AİLE İÇİ ŞİDDETE SON – Foto Galeri

Tıklayın.

İzleyin.

Öğrenin.

Bilgilenin, bilgilendirin.

Paylaşın.

Varsa elinizden gelen, ki eminim vardır, yapın.

Sessiz kalmayın.

Şikayetçi olduğunuz konu neyse, şikayet etmeyi bırakın, bir ucundan tutmaya bakın

Yonca
“SONun başlangıcı”

Hadi gelsenize...

Yarın sabah, yani 14 Ekim Cuma, Özge Uzun’la CNNTürk’te Güne Merhaba diyorum.

Her sabah güne Özge’yle başlıyorum ben. Bazen izlerken dalıp işe geç kalıyorum; ama tüm gazeteleri okuyup olan biteni de erkenden öğrenmiş oluyorum sayesinde.

En başından beri yardımseverlik koşularımıza inanılmaz destek Özge ve Güne Merhaba Ekibi.

Zaten çok özel bir kadın Özge. Onu anlatmak için çok lafa gerek yok bence. 

Ardından da, soluğu Taksim’de İstanbul Kongre Merkezi’ndeki Maraton Fuarı’nda alıyorum. En büyük spor fuarımız bu.

Katılım bedava.

Avrasya’ya katılmak istiyorsanız kayıt yaptırırsınız hem.

Ben de bütün gün oradayım. Cuma günü, yarın yani.

Meraklısına anlatacaklarım var. Malum çenem düşük. Anlatır dururum artık.

Hadi gelsenize.

Adım Adım standındayım.

Yonca
“Zıplak”

Avrasya’da TEGV için ADIM ADIM 15km koşmama 3 gün kaldı!

1 Çocuğun 1 yıllık eğitimi için 60TL bağış yeterli.

Ama 1TL de bağış olsa, ben koşacağım nasıl olsa.

1 Çocuk değişir Türkiye değişir! 

Nasıl bağış yapacaksınız?

Hesap Sahibi: TEGV(Türkiye Eğitim Gönüllüleri Vakfı)

Banka: Yapı ve Kredi Bankası A.Ş.

Hesap IBAN: TR 740006701000000001000000

Açıklama kısmına: YTokbas/AAO/Kendi Adınız ve Soyadınızı yazın lütfen.

X