Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

AB’nin bu cinayetten haberi var mı?

Eski HADEP’li Hikmet Fidan’ın PKK tarafından öldürülmesi bu örgüt’ün hangi amaçlar için kullanıldığının en somut örneklerinden biri. Örgüt, bu tutumuyla kendi toplumundan da uzaklaşıyor. Acaba AB parlamenterleri bunun farkındalar mı?

İlk defa yazılmadı, ancak bu defa açıkçave somut olarak ortaya kondu.

 

HADEP’in önde gelenlerinden Hikmet Fidan’ın 6 Temmuz günü nasıl öldürüldüğü artık ayrıntılarıyla belli oldu. Olayla ilgili olarak tutuklanan Veysi Akgönül’ün anlattıkları yeter:

 

PKK Fidan’ın, Zanalar’ın kurduğu DTH’ye girmesini istedi. Ancak Osman Öcalan’ın hareketinde yer alan Fidan reddetti. Ardından bir PKK’lı bizi arayarak Fidan’ı teslimetmemizi istedi. Ben de Fidan’a bir toplantıya gideceğimizi söyledim. Onu otomobille Bağlar semtine götürüp bizi bekleyen PKK’lıya teslim ettik. Hikmet’i vermeseydik, bizi öldüreceklerdi.”

 

Tüyler ürpertici ayrıntılar.

 

Bizler PKK’nın ne amaçlarla ayakta tutulduğunu ve beslendiğini biliyoruz. Acaba Avrupalı parlamenterler bu durumun farkındalar mı?

 

Avrupa Parlamentosunda bir bölüm PKK ile Kürt sorununu özellikle birbirinden ayırmıyor. Bu şekilde konuyu daha da karmaşıklaştırıyor. O zaman hem Türkiye’de, hem de Avrupa’daki tepkilerin artmasına yol açıyorlar. Bu kesime söylenecek söz yok. Onlar ard niyetli davranıyorlar.

 

Ancak, bir de iyi niyetle Türkiye’ye destek vermek isteyen Avrupalı Parlamenterler var. Benim sözüm onlara yönelik.

 

PKK ile Kürt sorununu birbirinden ayırmadıkları, PKK’ya cinayet işleyen, terör yapan bir örgüt muamelesi yapmadıkları sürece Türk topulumu üzerindeki etkinliklerini yitiriyorlar.

 

Buna da hakları olmamalı.

 

Avrupa Parlamenterleri istedikleri görüşü seslendirebilirler. Ancak unutmamaları gerekir ki, özellikle PKK konusunda ard niyetli veya yetersiz bilgilerden kaynaklanan değerlendirmelerde bulunmaları, Parlamentonun inandırıcılığını yok eder.

 

PKK’nın ne olduğu apaçık ortadadır.

 

                                             *                    *                    *

BAĞDAT’TAN ABD’YE MESAJ VAR...

 

Pazartesi günü Bağdat’ta yaşanan patlamanın mesajı Washington’a kısa sürede ulaştı: “Bizimle başa çıkamazsınız...”

 

Filistin oteli  Bağdat’ın en iyi korunan bölgesinin tam ortasındadır. Her gidişimde benim de kaldığım, hele Amerikan istilasından sonra belli başlı Uluslararası TV ve ajansların yaşadıkları bir otel. Giriş çıkışı koruma, etrafı sıkı denetim altındadır. Kolay kolay kuşkulu kişi veya arabaların dolaşamadığı bir yerdir.

 

İşte böylesine bir noktayı hem de arka arkayaüç saldırıyla vuruyorlar.

 

Bu olay, direnişçilerin ne kadar iyi örgütlendiklerini ve durdurmanın güçlüğünü gösteriyor. Güvenlik güçlerinin her adımlarını önceden öğrenebiliyorlar. En zayıf noktalarını tespit edebiliyorlar. Beklenmedik anda da vurabiliyorlar.

 

Filistin otelinin vurulmasının sembolik önemi var. Dünya’nın en modern ordusunundahi tam güvenlik sağlayamayacağını gösteriyor. Amerikan kamuoyu üstündeki etkisi de büyük olacaktır. Irak’tan ayrılmak isteyenlerinsesleri daha dayükselecek ve baskılar artacaktır.

 

Irak’taki gelişmeler Filistin Oteli baskınındansonra çok daha belirsizleşecektir.

 

                                             *                    *                    *


 
MİLLETVEKİLLERİMİZ SAPIR SAPIR DÖKÜLÜYOR...

 

Aslına bakacak olarsanız, TBMM olması gerektiği gibi, Türk toplumunun tam aynası.

 

Birileri kalkıyor, eğlence olsun diye, düğünde silahını ateşliyor ve çoluk çocuk demeden, kiminiyaralıyor, kimini öldürüyor. Basında eleştiriler çıkınca, diğer Milletvekili arkadaşları  yardıma koşuyor.

 

Diğerleri çıkıyor, maçta rakip futbolcuya şişe atıyor ve yaptığından hiç pişmanlık duymadığını söyleyebiliyor. Bazıları hakem dövüyor, polisle kavga ediyor, “Ben kimim, biliyor musun?” diye etrafı azarlıyor.

 

Bütün bunları başkaları yapınca belki doğal karşılayabiliriz de, bu tip yaklaşımlar herkese örnek olması gereken Milletvekillerinden kaynaklanıncaayıplıyoruz. Ayıplamakta da son derece haklıyız...

 

Adı üstünde, Millet’in vekili, temsilcisi olankişilerin farklı davranmaları gerekir.

 

Milletvekili de insan, ne yapalım, içlerinde iyisi de var kötüsü de...” diyemeyiz. Zira, toplumun parlamentoya ve parlamenterlerine güveni bozuldu mu, bütün sistem etkilenir. Demokrasinin çarkları durur,  bir daha toparlanabilmesiuzun sürer ve çok güç olur.

X