"Erdal Sağlam" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Erdal Sağlam" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Erdal Sağlam

AB müzakereleri turnusol kağıdı olacak

<B>AB</B> ile müzakerelerin başlamasının getireceği sakınca ve yararları, iki gündür yoğun biçimde duyuyor, okuyoruz. Herkes kendine göre bir fatura çıkarmaya çalışıyor.

AB karşıtları AB ile müzakereler başlayınca egemenliğin gideceğinden, bunun ülkeyi satmak anlamına geldiğine kadar uzanan yelpazede, çeşitli olumsuz yorumlar yapıyorlar. Bu arada çerçeve belgesi hakkında da, sanki iki ayrı metinmişcesine farklı yorumlar dinliyoruz.

AB yandaşlarının bir bölümünün ise işi iyice abarttığı ve neredeyse müzakereler başladığı için ‘yarın, istisnasız bütün halk sokağa tükürmekten vazgeçecekmiş’ noktasına varacak kadar abartılı yorumlar yapabildiklerine şahit oluyoruz.

AB ile müzakereler başladığı için piyasalarda ise yine abartılı bir olumluluk göze çarpıyor. Kurlar tepetaklak aşağı giderken, borsa da almış başını gidiyor. Piyasanın geç de olsa ayakları yere basar, abartılı da olsa kendi düzeltmesini sonunda yapar tamam da, halkta oluşturulan bu iki uca kayma, AB bloklaşmasının önüne nasıl geçilecek, onu bilemiyoruz.

Her şeyden önce şunu öğrenmemiz gerekiyor ki; müzakere sürecinin de bize gösterdiği gibi, sakin ve sağduyulu davranmak, uluslararası politika sözkonusu olduğunda kesin yargılardan kaçınmak gerekiyor. Yani, halkı da bunun tam tersi bir duyguya kaptırmamak gerekiyor.

Ancak bu süreçte rüzgar nereden eserse o yöne eğilmekten de vazgeçip, ilkeli davranmaya da her zamankinden fazla ihtiyaç duyacağız, onu da bilmemiz gerekiyor

Aslında AB müzakere süreci, bir turnusol kağıdı işlevi görecek. Herkesin asıl yüzü, asıl niyetleri, sakladıkları ve bilerek çıkarları için takındıkları tavırları açığa çıkacak. Kısacası; AB müzakere sürecinde herkesin asıl yüzünü görme fırsatı yakalayacağız. Bizce AB müzakere süreci, maskelerin ardındaki yüzleri görmemiz açısından çok yararlı olacak.

Kimi kastediyorsun diye sorulabilir. Buna yanıt vermeden bence AB’den ne anladığımı söylemem, beklentimi ortaya koymam gerekiyor.

AB’nin kendi ülkeleri açısından değil ama Türkiye açısından bir çağdaşlaşma projesi olduğuna yürekten inanıyorum. AB’ye üye olmanın o kadar önemli olmadığını, Türkiye için önemli olanın halkın ekonomik ve özgürlükler açısından AB standartlarına ulaşması olarak görüyorum. Belki halka güvenmemek olarak yorumlanacak ama bu ülkenin kendi dinamizmini yaratmakta sıkıntılı olduğunu, belki de kültür yapısı nedeniyle, kendi kendine bırakıldığında gerekli dönüşüm ve değişimleri yapamadığını gözleyen bir kişiyim. Yani AB hedefinin bir havuç ya da sopa olarak önümüzde durması, buna ulaşmak için sürekli koşmamız gerektiği, özellikle de ülkeyi yöneten politikacıların doğruyu yapması açısından bu motivasyonun şart olduğunu düşünenlerdenim.

SAMİMİYET SINAVI

Yani AB hedefini korumanın gerekli değişimi yapma niyeti,yani ilericilik olarak görüyorum. İşte bu ilkeleri, işine geldiği için kabul edermiş gibi görünenlerin, müzakere sürecinde maskelerinin düşeceğini tahmin ediyorum.

Her şeyden önce AKP Hükümetinin çağdaş bu projeye, sadece kendi parti ve statülerini devletin başka unsurlarının baskısından korumak adına mı, yoksa değişim adına mı girdikleri yakında belli olmaya başlayacak. Din başta olmak üzere kültürel yapının demokratikleşmesi, muhafazakar unsurların değişimine sıra geldiğinde nasıl davranacaklarını göreceğiz. Buna bağlı olarak AKP Hükümetine ‘kayıtsız şartsız destek’ veren aydınların, ne kadar aydın olduklarını, ilerlemenin önüne Hükümet dikildiğinde nasıl davranacaklarını da göreceğiz.

Muhalefet partilerinin de gerçek yüzünü elbette bu süreçte görme imkanımız olacak. Şimdiye kadar ilericilik adına fazla bir şey görmediğimiz sol partiler başta olmak üzere daha ne kadar mufazakarlaşacaklarını, partilerin değişime ne tepki vereceklerini de iyice anlamış olacağız.

Şimdiye kadar AB’ye destek vermiş olsalar da, kendi çıkarlarına sıra geldiğinde ekonomik müzakere sürecinde takınacakları tutum, işadamlarının da gerçek yüzünü gösterecek.

Kısacası; AB müzakere süreci herkes için bir samimiyet sınavı olacak.
X