GeriTahir KUM Tek çözüm; Genel Kurul!
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Yorumlar
    0
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Tek çözüm; Genel Kurul!

Tahir Kum yazdı...

Hiç uzatmaya gerek yok, büyük hayaller ve umutlarla göreve gelen Ali Koç ve yönetimi artık yolun sonuna gelmiştir... Hani şu; görev süresince ‘her başarısızlığın ardından birilerini suçlayan bir yönetim’ anlayışıyla hafızalarda iz bırakan o yönetim...

Hani şu; genel kurul süresince eleştirdikleri başkan profili ve yönetim anlayışını âdeta taklit eden o yönetim... Artık onlar için de, Fenerbahçe için de, tek çözüm, kulübü ve takımı bu duruma getiren zihniyetin bir an evvel değişmesi gerekiyor. Sayın Ali Koç, yönetim anlayışını ve yönetimini yenilemelidir.

Her şeyden evvel, yeniden çıkacağı bu yolda yanına kılavuz olarak, bugünkü gibi basketbol şubeden devşirme ‘futbol sorumluları’ (!) değil, işin ehli idareciler almalıdır. Bunun da yolu, tez zamanda olağanüstü genel kurul kararı almaktır. Yoksa? Bu futbol aklıyla yola devam, etmek gelecekte Fenerbahçe’ye bugünleri de aratır...

FUTBOLUN PATRONU VE SAMANDIRA’DAN TAŞANLAR!

1- Acaba zaman zaman kaleci sıkıntısının baş gösterdiği bu sezon öncesi; Volkan Demirel’in bir yıl daha oynama isteği ve teknik kadronun da bu yöndeki talebinin bizzat başkan Ali Koç tarafından veto edildiği doğru mudur? Volkan’ın yeşil sahalara veda etme kararı için son güne kadar beklenmesinin nedeni acaba bu konuda teknik heyet ile başkan arasındaki fikir ayrılığı ve başkanı ikna çabası mıdır?

2- Acaba zaman zaman sürpriz seyahatleriyle takım için de gündemi meşgul eden (!), aynı zamanda lisanslı poker oyuncusu olan Max Kruse’nin bu sebeple anlaşma şartlarından birinin de ‘yıllık izin günlerinin sezon başında belirlenmesi’ olduğu yönündeki iddialar doğru mudur?

3- Acaba bu sezon; saha içinde ve dışında takım ruhu olgusundan uzak bir görüntü veren sarı lacivertli takımda, ciddi gruplaşmaların olduğu; yerlilerle yabancılar arasında ayrışma: Emre Belözoğlu ile Kruse arasında kriz; yerlilerin kendi aralarında ‘Almancılar ve diğerleri’ diye iki gruba ayrıldığı ve takım içinde ciddi bir ‘liderlik’ boşluğu yaşandığı yönünde aldığımız bilgiler doğru mudur? Dip notumuz: Gerçeklerin bir gün ortaya çıkmak gibi kötü bir huyu vardır!

BUNUN ADI ‘GAF’TIR!

Sayın Ali Koç’un son basın toplantısı... Giriş paragrafı ilginç: “Bugün burada kapsamlı bir toplantı yapacaktık ama dün gece federasyonumuz apar topar kural değiştirdi. Demek ki oyun oynanırken kurallar değişebiliyormuş. Dolayısıyla bu toplantıyı yapmama kararı almıştık. Ancak, arkadaşlar ‘Basından çok yoğun ilgi var, ayıp olmasın’ dediler ve bizde karşınıza geldik.” Duyan, gören de yapılan bu kural değişikliği ile TFF kişilere ‘futboldan men’ getirdi sanır! Peki sayın Koç’u, bu günler öncesinden planlanmış ve hazırlığı yapılmış toplantıyı yapmaktan vazgeçirtme noktasına getiren, korkutan ne?

“Bundan böyle PFDK yoluyla işlem yapılamayan kişilere Etik Kurulu yoluyla işlem yapılma kararı alınması.” Yani kişilere yaptırımı sadece ve sadece ‘ihtar, kınama ve huzurda kınama’ cezası (!) olan Etik Kurulu yolunun açılması. Açsanız ne olur, açmasanız ne olur! Ama ilginç ve düşündürücü olan; bu değişikliğin ne anlama geldiğini ne o başkan biliyor ne de TFF tarafından açıklamanın yapıldığı gece “Bak işte... Ali Koç’a karşı operasyon” diye sosyal medyayı yangın yerine çevirenler biliyor. İnsan o kibriti yakmadan önce bir kitabı açar bakar be arkadaş!

PFDK’DAN NE KARAR ÇIKAR?

Derbi bitti ve PFDK’nın önünde kabarık bir dosya. Bugün karar günü. Peki ne çıkar, tahminlerimizi söyleyeyim.

Fenerbahçe’ye; saha olayları için (bazı yabancı cisimlerin oyunculara isabet etmesi) ve kötü tezahürattan; ‘ağır para cezası’ (kapama ve seyircisiz çıkmaz). Seyircilerinin büyük bir bölümünün kartlarına bloke getirilerek bir sonraki ev sahibi oldukları maça girişlerinin yasaklanması.

Ersun Yanal’a; şiddetli itiraz ve görev alanını ihlalden 1 maç soyunma odası ve yedek kulübesine giriş yasağı (Raporda küfür hakaretin olmaması şartıyla).

Deniz Türüç’e, sportmenliğe hareketten 1, kural dışı hareketten de 2-3 maç. Ancak 12. madde kapsamında ‘tahrik indirimi’ uygulanarak bu ceza 2 ile 3 maç arası olabilir.

Ozan Tufan’a; sportmenliğe aykırı açıklamalardan 2 maç men. Garry Rodrigues ve Sadık Çiftpınar’a; ihtar cezası. Galatasaray’a: Saha olayları ve tezahüratlardan para cezası.

Necati Ateş, Hande Sümertaş, Mert Çetin, Fahri Yılmaz’a ihtar cezası. Diğer taraftan, Ahmet Nur Çebi ve Hasan Kartal’a ‘ceza tayinine yer olmadığına’ veya en fazla para cezası çıkar, diye tahmin ediyorum...

SERGEN YALÇIN’IN ‘HAKEM’ AÇILIMI!

Sergen Yalçın’ın maç sonu basın toplantısı. Trabzon’un attığı ilk gol öncesi Atiba’ya yapılan faulle ilgili soruya cevabı: “Pozisyonu bilmiyorum. Görmedim çünkü. Faul muydu değil miydi bilemiyorum ama hakemle ilgili küçük bir eleştiri yapayım. Maç başında Sosa’ya bir faul veriyorsun, olmayan bir faul. Atağa çıkmamızı engelliyorsun. Atiba’ya yapılan daha ağırdı, kıyaslarsak, ona da faul çalabilirdi.

Sezon başından beri camia olarak hakemlerle ilgili sıkıntı yaşıyoruz. Hep aynı yere mi oluyor bu hatalar.” Enteresan değil mi ? Hakem kararıyla ilgili kıyas yaparken ‘görmedim’ dediğin pozisyonu emsal olarak vermek. Daha acısı sezonun büyük bir bölümünde Malatya’da olmasına karşılık, 1.5 - 2 aydır hocası olduğun Beşiktaş’ın sezon başından beri hakemlerce doğrandığını söylemek!

MHK’NIN ATAMA KRiTERi!

Ocak ayının ilk haftası... MHK Başkanı Zekeriya Alp’in basın toplantısı için Riva’daydık... Ve başkan 2 saati aşan o geniş kapsamlı basın toplantısının F. Bahçe-G.Saray derbisinin hakemi Halil Umut Meler’le ilgili şöyle bir itirafta bulunmuştu. “Evet arkadaşlar, F.Bahçe-Beşiktaş derbisinin hakemini değiştirdiğimiz doğru. Biz kurul olarak bu maça Meler’i atamayı planlamıştık ve bu sebeple de o arkadaşımıza bir hafta önce maç vermedik. Ancak o derbiden bir hafta önce iki takımın da yenilmesi, iki takımın da yoğun bir şekilde gündemi meşgul etmesi nedeniyle kararımızı değiştirdik. Çünkü Meler genç bir arkadaşımız. Bir sıkıntı yaşamamak için yerine Cüneyt Çakır’ı atadık.”

Sonra mı?... Atama konusunda böyle bir ‘kritere’ sahip olduğunu öğrendiğimiz o MHK; ligin ilk yarısındaki F.Bahçe-Beşiktaş derbisinin altından kalkamayacağına inandığı (!) o hakemini son yılların en kritik derbisine atadı. Ve Meler’in böyle kritik maçlar yönetemeyeceği anlaşıldı. Sonuç; 103 dakikalık maçta 50 dakikalık futbol.

False
Haber Yorumlarını Göster
Haber Yorumlarını Gizle