Tarık Suresi Oku - Tarık Suresi Anlamı, Tefsiri, Türkçe ve Arapça Okunuşu (Diyanet Meali)

Güncelleme Tarihi:

Tarık Suresi Oku - Tarık Suresi Anlamı, Tefsiri, Türkçe ve Arapça Okunuşu (Diyanet Meali)
Oluşturulma Tarihi: Nisan 10, 2020 15:40

Tarık Suresi Mekke döneminde inmiştir. 17 âyettir. Sûre, adını birinci âyetteki “et-Târık”kelimesinden almıştır. Târık, şiddetle çarpan, vuran, gece gelen şey demektir. Diyanet üzerinden Tarık Suresi anlamı, tefsiri ve Arapça-Türkçe okunuşu hakkında bilgi edinmek isteyen vatandaşlar, bu bilgilere ulaşmak için internet üzerinden araştırmalarını gerçekleştiriyor. İşte, Tarık Suresi tefsiri, Türkçe ve Arapça okunuşu ve anlamı hakkında detaylı bilgiler

Haberin Devamı

Tarık Suresi, Mekke döneminin ilk yarısında nâzil olmuş, adını ilk âyette geçen “târık” (parlak yıldız) kelimesinden almıştır. Diğer bazı sûrelerde olduğu gibi Târık sûresi başlangıç kelimeleriyle de (ve’s-Semâi ve’t-târık) anılır. İşte, Tarık Suresi Türkçe Arapça okunuşu ve tefsiri hakkında merak edilen bazı bilgiler

TARIK SURESİ ANLAMI

Tarık Suresi için Âyet sayısı on yedi olup fâsılası “ا، ب، ظ، ع، ق، ل” harfleridir. İbn Abbas’tan nakledildiğine göre Hz. Peygamber’in, amcası Ebû Tâlib ile oturduğu bir sırada bir yıldız kaymasıyla ortalığı aydınlık kaplamış, Ebû Tâlib endişe ile, “Bu nedir?” diye sormuş, Resûlullah da, “Allah’ın dikkat çekici işaretlerinden biri olan salıverilmiş bir yıldızdır” cevabını vermiş, Ebû Tâlib’i şaşırtan bu olay üzerine Târık sûresi nâzil olmuştur (Vâhidî, s. 453; Kurtubî, XX, 3).

Haberin Devamı

Târık sûresinde her mükellefin bir gün Allah’ın huzurunda hesap vereceği inancı pekiştirilmekte, dolayısıyla kişinin yaratana ve yaratılmışlara karşı görevlerini samimiyet ve hakkaniyetle yerine getirme bilinci canlandırılmaktır. Sûre göğe ve karanlıkları delip ortalığı aydınlatan yıldıza yeminle başlar ve yine yeminle güçlendirilen ifadenin vurguladığı gerçek, “Hiçbir insan yoktur ki üzerinde yapıp ettiklerini tesbit eden bir görevli melek bulunmasın” şeklinde belirtilir (âyet: 1-4). Ardından Allah’ın yoktan yaratmadaki engin kudretine bizzat insanın dünyaya gelişinden, bu oluşuma aracı olan anne ile babanın zâhirî katkısından söz edilir; buna kādir olan Allah’ın insanın ikinci yaratılışına da elbette güç yetireceği bildirilir. Bütün sırların ortaya döküleceği o günde kişinin herhangi bir gücü olmayacağı gibi hiçbir yardımcısının da bulunmayacağı ifade edilir (âyet: 5-10). Sûrenin bundan sonraki yedi âyetinde, çeşitli meteorolojik olaylara sahne olan gök ile bağrından bitkiler çıkaran yere yemin edilerek Kur’an’ın ciddiyetten uzak bir söz değil doğruyu yanlıştan ayıran ilâhî bir beyan olduğu, dolayısıyla haber verdiği hususların mutlaka gerçekleşeceği vurgulanır. İnkârcıların gerçeklere ve onları benimseyenlere karşı tuzak kurdukları, Allah’ın da bu fiillerine karşılık vereceği bildirildikten sonra Resûlullah’a hitap edilerek kâfirleri kendi hallerine bırakması ve eninde sonunda mağlûp olacakları muhakkak olan o inkârcılara biraz daha zaman tanıması istenir.

Sûre Mekke müşriklerinin müslümanlara eziyet etmeye başladıkları, bazı müslümanların ülkelerini terketmeye mecbur kaldıkları bir dönemde nâzil olmuştur. Aslında o gün -belki de her dönemde- İslâm karşıtları evreni yaratan ve yöneten yüce varlığın tek Tanrı olduğunu kabul ediyor, fakat âhirette O’nun huzurunda hesap vereceklerine inanmıyorlardı. Târık sûresi kısa ve etkili cümlelerle hesap gününü vurgulamakta, her insanın ölümüyle kendisi için başlayacak olan bu ikinci hayatın hiç de uzakta olmadığı belirtilmektedir. Sûrenin son âyetinden çıkarılabilecek bu mânanın yanında Mekke müşriklerinin yakın bir gelecekte yenilgiye uğrayacakları yolunda bir yorum yapılması da mümkün görünmektedir. Nitekim sûrenin gelişinden yaklaşık on beş yıl sonra Mekke şehri İslâm ordusu tarafından fethedilmiş ve müşrik varlığına son verilmiştir.

Târık sûresinin muhteva bakımından, benzeri diğer peygamberlerin vahiylerinde bulunmayan, Hz. Peygamber’e has mufassal sûreler grubu içinde yer aldığı bilinmektedir (İbrâhim Ali, s. 224-227). Resûlullah, nübüvvetin 10. yılında halkını İslâm’a davet etmek için gittiği Tâif’teki tebliğ faaliyetleri sırasında Târık sûresini okumuş, Medine döneminde mahallesindeki camide cemaatle namaz kıldıran Muâz b. Cebel’in Fâtiha’dan sonra uzun sûrelerden okuması bazı sahâbîlere ağır gelmiş, bu durum Hz. Peygamber’e bildirilince Muâz’a Târık, Şems, Leyl gibi kısa sûreler okumasını emretmiştir (İbn Kesîr, VII, 264; Şevkânî, V, 406). “Allah Teâlâ Târık sûresini okuyan kimseye gökteki her yıldıza karşılık on sevap verir” meâlindeki hadisin (Zemahşerî, VI, 355; Beyzâvî, IV, 406) mevzû olduğu belirtilmiştir (Zemahşerî, I, 684-685 [nâşirlerin notu]; Muhammed et-Trablusî, II, 726).

Yarım sayfadan ibaret olan Târık sûresi insanın yaratılışına, ayrıca meteorolojik değişikliklerle yer arasındaki ilişkiler neticesinde yeryüzünün canlı hayatına elverişli hale gelmesine dair âyetlerinin ayrıntılı biçimde yorumlanmasıyla Elmalılı Muhammed Hamdi’nin tefsirinde otuz beş sayfalık bir yer tutmuştur (VII, 5698-5733). Michel Cuypers’in Kur’ân-ı Kerîm’in 85. sûresinden itibaren altı sûrenin edebî özellikleri üzerinde yaptığı bir çalışmada Târık sûresi geniş yer işgal etmiştir (bk. bibl.). İbn Hâleveyh, İǾrâbü ŝelâŝîne sûre adlı eserine Târık sûresiyle başladığından eseri kaynaklarda eŧ-Ŧârıķıyyât, eŧ-Ŧârıķıyye diye de anılır (DİA, XX, 15).

Haberin Devamı

TARIK SURESİ TÜRKÇE OKUNUŞU

  1. Göğe ve târıka andolsun
  2. Târıkın ne olduğunu sen ne bileceksin?
  3. O, (ışığıyla karanlığı) delen yıldızdır.
  4. Hiçbir kimse yoktur ki, üzerinde koruyucu bulunmasın.
  5. Öyleyse insan neden yaratıldığına bir baksın.
  6. Fışkırıp çıkan bir sudan yaratıldı.
  7. Bu su, bel ile kaburga kemikleri arasından çıkar.
  8. Şüphesiz Allah'ın onu, öldükten sonra tekrar diriltmeye de gücü yeter.
  9. Bütün sırların yoklanacağı günü hatırla!
  10. (O gün) artık insan için ne bir kuvvet vardır, ne de bir yardımcı.
  11. Yağmurlu göğe andolsun,
  12. Yarık yarık çatlamış yere andolsun.
  13. Şüphesiz o Kur'an, hak ile bâtılı ayırd eden bir sözdür.
  14. O, boş bir söz değildir.
  15. Şüphesiz onlar bir tuzak kurarlar,
  16. Ben de bir tuzak kurarım.
  17. Artık sen inkârcılara mühlet ver; onlara biraz zaman tanı!

TARIK SURESİ ARAPÇA OKUNUŞU

  1. Vessemai vettarikı.
  2. Ve ma edrake mettariku.
  3. Ennecmüssakıbü.
  4. İn küllü nefsin lemma 'aleyha hafizun.
  5. Felyenzuril'insanü mimme hulika.
  6. Hulika min main dafikın.
  7. Yahrücü min beynissulbi vetteraibi.
  8. İnnehu 'ala rec'ıhı lekadirün.
  9. Yevme tüblesserairü.
  10. Fema lehu min kuvvetin ve la nasırin.
  11. Vessemai zatirrec'ı.
  12. Vel'ardı zatissad'ı.
  13. İnnehu likavlün faslün.
  14. Ve ma hüve bilhezli.
  15. İnnehüm yekiydune keyden.
  16. Ve ekiydü keyden.
  17. Femehhililkafiriyne emhilhüm rüveyden.

Tarık Suresi Oku - Tarık Suresi Anlamı, Tefsiri, Türkçe ve Arapça Okunuşu (Diyanet Meali)



TARIK SURESİ TEFSİRİ

Mushaftaki sıralamada seksen altıncı, iniş sırasına göre otuz altıncı sûredir. Beled sûresinden sonra, Kamer sûresinden önce Mekke’de inmiştir.

Sûre adını ilk âyette geçen ve orada “yıldız” anlamına gelen târık kelimesinden almıştır.

Sûrede insanın yaratılışı, yapıp ettiklerinin kaydedildiği, öldükten sonra dirilmesi, Kur’an’ın muhtevasının ciddiyet ve önemi, inkârcıların tuzaklarının er geç bozulacağı gibi konulara yer verilmiştir.

TEFSİRİN DEVAMI İÇİN TIKLAYINIZ

BAKMADAN GEÇME!