Güncelleme Tarihi:
Çarpma, burkulma gibi yaralanmalarda buz torbalarının ağrıyı ve şişmeyi azalttığını hepimiz biliyoruz. Ancak son dönemde ince çizgileri, kırışıklıkları ve göz altı torbalarını azalttığı ve gözenekleri küçülttüğü gerekçesiyle yüze buz koymak epey moda oldu.
Özellikle sosyal medyada, buz terapisinin cildi daha genç ve sağlıklı gösterdiği konusundaki tavsiyeler sık sık karşımıza çıkıyor. Peki bilim ne diyor? Yüze buz uygulamak gerçekten işe yarıyor mu?
Dermatolog Jessica Garelik, National Geographic'e yaptığı açıklamada, "Yüzünüze buz sürmek zararsız gibi görünebilir ama bu işlemler herkese uygun değildir" dedi ve ekledi: "Ciltle temas eden buz, dondurucu etkisi nedeniyle cilt bariyerine hasar verebilir. Bu durum özellikle kuru ve hassas cilde sahip kişiler için sorun yaratabilir."
Yüze buz uygulamanın faydalarının fazlasıyla öznel olduğunu, bu nedenle bu alanda çalışma yapmanın oldukça zor olduğunu ifade eden dermatolog Elizabeth Kiracofe, "Yanaklarınızdaki 'ışıltıyı' ya da göz altınızda ne kadar şişkinlik olduğunu nasıl ölçeceksiniz?" diye konuştu.
Bir diğer zorluk da yüze uygulanan buz terapilerinin çeşitliliği... Bu terapiler buzdolabınızdan alacağınız bir buz küpünü yüzünüze sürmekten, sadece lisanslı uzmanların hayata geçirdiği klinik uygulamalara kadar uzanıyor.
Sözün kısası bilim insanları buz terapilerinin etkisini henüz anlayabilmiş değil. Ancak buzun vücudun geri kalanına olan etkileri konusunda epey bilgi sahibiyiz.
Yukarıda da bahsettiğimiz üzere, çarpma, burkulma gibi bir yaralanma halinde vücudumuz olası bir kanamayı durdurmak ve hasarı tamir etmeye başlamak için o bölgeye özelleşmiş hücreler gönderiyor. Bunun sonucunda bölgeye kan akışı artıyor, kan damarları genişliyor ve ağrı ve şişkinlik ortaya çıkıyor. Yaralanan bölgeye dokunduğumuzda elimize sıcak his gelmesinin sebebi de kan akışının artması. Ancak buz bunun tam tersi bir olgu olan vazokonstriksiyona yani kan damarlarının daralmasına yol açıyor.
Göz altı torbalarının, burkulma gibi akut bir yaralanmanın sonucunda ortaya çıkmadığını ama yine de vazodilasyon ve şişme nedeniyle oluştuğunu belirten Kiracofe, "Bir başka deyişle vurduğunuz dizinize de yüzünüze de buz uyguladığınızda aynı prensip geçerli. Her şekilde öncelikli hedef inflamasyonu azaltmak" dedi.
O halde yüze uygulanan buz terapilerinin işe yaradığı söylenebilir mi?
Amerikan Dermatoloji Akademisi üyesi bir dermatolog olan Hadley King, soğuk kompres uygulamasının o bölgedeki kan damarlarını daraltarak zaman zaman ortaya çıkan göz altı şişliklerini indirmeye yardımcı olabileceğini belirtti ve "Genellikle cildin daha az kırmızı ve şiş görünmesini sağlar" dedi.
Amerikan Oftalmoloji Akademisi de bu yaklaşımı tavsiye ediyor ve 15-20 dakikalık soğuk kompres uygulamasının gözlerin daha az şiş görünmesini sağlayabileceğini bildiriyor.
Kiracofe, buz terapisinin gözlerdeki şişkinlik dışında faydalı olabileceği rahatsızlıklar olduğunu da belirterek, "Sivilcelerin ve ağır olmayan güneş yanıklarının yarattığı acıyı ve şişkinliği de geçici olarak azaltabilir" dedi. Bununla birlikte buzu yüzde birkaç dakikadan fazla tutmamak gerek. Aksi takdirde soğuk ısırması ve benzeri birçok hasar ortaya çıkabiliyor.
Kiracofe, "Bir buz küpünü belli bir süreliğine bir sivilcenin üzerine koymakta sakınca görmüyorum ama temeli yüzünüzün her yerine buz sürmek olan bir tedavisi tavsiye etmem" dedi.
King, yüze uygulanan buz terapilerinin faydalı olmasının bir diğer sebebinin de cildi ölü derilerden arındırması olduğunu belirterek, "Cildinizdeki ölü derileri temizlediğinizde daha parlak, sağlıklı ve renk kaybına uğramamış, taze bir yüze kavuşursunuz" dedi.Bazı dermatoloji kliniklerinde, siğil, et beni ve bazı yüzeysel cilt kanseri türlerine karşı tedavi olarak cildi sıvı azotla dondurma tekniği uygulanıyor. Garelik, bunun belli cilt sorunlarının tedavisi için onaylanmış etkili ve hedefli bir yaklaşım olduğunu ancak evde yapılabilecek bir şey olmadığını belirtti.
Bazı kliniklerde cildi soğutmak için buharlaştırılmış sıvı azot da kullanılabiliyor. Kriyoterapinin aksine bu resmi bir tedavi metodu değil ancak evde buz torbalarıyla elde edebileceğinizden daha güçlü bir soğutma etkisi sağlıyor.
Ancak uzmanlar bu oldukça masraflı terapileri uygulamaya başlamadan önce bilinmesi gereken bazı şeyler olduğunu vurguluyor.
Garelik, "Evde kendinizce basit bir yöntem de kullansanız, daha kapsamlı bir şey de yaptırsanız bilmeniz gereken ilk şey buzu cildinize doğrudan temas ettirmemek" dedi.
"Ice roller" olarak bilinen masaj aletlerinin, kâğıt havluların ya da temiz bir kumaşın bu amaçla kullanılabileceğini belirten Kiracofe, "Aradaki katman soğuğu geçirecek kadar ince olmalı ama buzun cildinize dokunmasına müsaade etmemeli" diye konuştu. Kiracofe bu detay konusunda dikkatli olmanın cildin kızarmasını, kurumasını ve tahrişini önleyeceğini söyledi.
King, kuru ya da hassas cildi olanların ve gül hastalığı olanların buz terapilerinden uzak durması gerektiğini, zira soğuğun cildi tahriş edip pullanmaya ve kızarıklığa yol açabileceğini söyledi.
Üç dermatolog da buz terapisinin resmî klinik denemelerle test edilmediğini, yani bilim insanlarının bu uygulamaların gerçekten işe yarayıp yaramadığını ya da nasıl çalıştığını bilmediğini ifade etti. Kiracofe, soğuk terapilerinin formel bir tıbbi tedaviden ziyade iyi hissettiren bir terapi olduğunu belirterek, "Eğer hoşunuza gidiyorsa ve size zarar vermiyorsa, devam edin" diye konuştu.









