Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

Yine dövmeye başladık

SEZON başı sıkıntılarına hiç aldırmadan ve hoşgörü gibi bir kavramın sıcak yüzüne hiç bakmadan başladık eleştiriye.

Böyle bir davranışa kendimden bir örnek verebilirim. Belediye maçı ve beraberliğinden sonra aldım kalemi elime, bastım yaygarayı...
Bu Beşiktaş’ı hiç beğenmedim!
Sanki namus meselesi. Ligin daha yeni başladığını düşünsem. Ağır bir idman programının yorgunluğunu hatırlasam. Ağustos sıcağının bedenime yapışan terinden insafa gelsem... Herhalde sezonun ilk maçında böylesine katı davranmazdım.   
Ya da Beşiktaş’a 10.5’luk bir yıldız bulun diye yönetimi sıkboğaz etmezdim. ve Mustafa Denizli’ye hafif yollu dokundurmaya yeltenmezdim.
Yine de sığınacak bir köşe bularak kenara çekilebilirim. Doğruyu yazmak. Gördüğünü söylemek. Gazeteci gibi davranmak adına bir kıvırmanın arkasına gizlenebilirim.
Yoo... Bir kaç adım daha atıp, işin doğrusunu söyleyeceğim...
Okuyucu eleştiriye bayılıyor!
Öyleyse, fırsat bu fırsattır, vur abalıya...
G.Saray gitti Gaziantep deplasmanından üç puan alıp döndü. Bizler ne yazdık? Bir kaç süslü kelimeden sonra çaktırmadan savunmasına sataştık. Daha hızlı oynayan bir takım karşısında zorlanabileceğini hatırlattık.
Ve Rijkaard’ı uyardık.
Ne garip, üç puana sevinç çığlıkları atan Rijkaard da takımına bir eleştiri getirdi...
2-0’dan sonra oyun konsantrasyonumuz bozuldu!
F.Bahçe’nin birkaç sezon öncesi koca bir şampiyonluk şansını yitirdiği Denizli deplasmanından aldığı net galibiyete de ufak yollu taşlamalar yaptık...   
Bilica’nın güven vermeyen performansını... İki gol atmasına karşın Guiza’nın hücumda kaybettiği topları. F.Bahçe’nin ağır temposunu kınadık. Alex, Kazım ve Santos’un savunma yönlerini eleştri kapsamına aldık. 
* * *
NEREYE kadar bu eleştiriler...
Samimiyetine inandığım her eleştiri başım üstüne. Kırmadan, aşağılamadan ve uslubu bozmadan. Ama kalkıp, Denizli-F.Bahçe maçındaki elektrik kesintisinin arkasında bir kasıt ararsan...
Ve maçın o andaki skorunu da ileri sürerek, bunu Denizli’nin oyunu gibi bir başlıkla sunarsan...
Bu bir eleştiri değil. Düpedüz bir iftiradır!
Her neyse, imdada Christoph Daum’un sözleri yetişti. Ve çirkin iftira da gülüşmelerin arasında eriyip kayboldu. Ne dedi Daum...
Pazar günü oynamaya başladığımız maç pazartesi günü bitti!
Hay ağzına sağlık. Belki bu da bir eleştiri. Ama tadı da var tuzu da...
* * *
Ve haftanın portreleri...
Belediyespor-Beşiktaş maçında İbrahim Akın’ın attığı gol herkesin dilinde. Golü ballandıra ballandıra anlatanlar dönüp dolaşıp lafı aynı noktaya getiriyorlar...
Beşiktaş bu adamı nasıl kaçırdı!
Maçı daha farklı gözle izleyenler, oyunun genelinde yine Belediyespor’un stoperi Mahmut’un performansından övgü ile sözediyorlar.
Özellikle de hava toplarındaki üstünlüğünden!
Arda Turan, hiç kesmeden yol alıyor. 
G.Saray’ın bu sezon oynadığı 5 resmi maçta attığı 16 golün 8’inde asistçi özelliğini kullandı. Bu arada maçın hakemi Bünyamin Gezer ile giriştiği tartışma da üstün performansı kadar eleştirildi.
Ancak, Bünyamin Gezer de eleştirilerden payına düşeni aldı.
Kurallara göre Arda, hakemin gösterdiği yerden sahayı terketmek zorunda değildi. Ve Bünyamin Hoca’nın ısrarı gereksizdi.
Sonuçta Arda pisi pisine bir sarı kart gördü!
Sivas deplasmanında Trabzonsporlu Ceyhun Gülselam’ın attığı gol, haftanın renkli görüntülerinden biriydi. Genç futbolcu ceza sahası dışından attığı bu golün bir rastlantı olmadığını ve her idman sonrası şut idmanı yaptığını söylüyor.  
Ve çok konuşulup-tartışılan bir gol... Gaziantepsporlu Julio Cesar de Souza’nın yaklaşık 35 metreden G.Saray kalesine gönderdiği füze, gerçekten nefisti.
Madalyonun diğer yüzünde eleştirilen bir kaleci vardı. G.Saray’ın Arjantinli kalecisi Leo Franco. Eleştirenlere göre, Franco, şutun atıldığı anda, kale cizgisinden uzak bir noktada duruyordu. Ve bulunduğu pozisyon nedeni ile hatalıydı.
* * *
Eleştiriler üzerinde yoğunlaştırdığım yazıyı yine bir eleştiri ile kapatıyorum. Sivasspor basın sözcüsü Fikret Ünsal Trabzonspor maçının hakemi Halis Özkahya’ya ateş püskürüyor...
Hava 10 derece. Futbolculara sıcak salep vermen gerekirken, sen soğuk su molası veriyorsun!
Ve bir iki satır daha ekliyor eleştirisine...
Su talimatı hakemlerimiz tarafından yanlış anlaşılıyor. Bu uygulama bütün maçlar için geçerli olamaz.
Böyle bir eleştiriye hiç bir yorum getirmiyorum. Lütfen okuyun, hem gülerek hem de düşünerek keyfini çıkartın.
X

YAZARIN DİĞER YAZILARI