Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

Yılların arkadaşına bir mektup

Ferai TINÇ

Gülçin Telci, Kitabını imzalarken, ‘‘yılların arkadaşlığı kitapla pekişecek’’ diyorsun.

O, ‘‘Yılların arkadaşlığı boyunca’’ benim yazdıklarıma, ‘‘entellektüel konular ben anlamam’’ dedin durdun.

Ama bu kitap ne?

Kişileri, olayları ve ilişkileri bir hesap makinesi hatasızlığıyla harmanlayıp, doğru sonucu çıkartan o harika zekanın ürünü yazılarından oluşan bu kitap, Türkiye'nin yakın tarihine bir entellektüelin tuttuğu ışık değil de, ne dir?

Artık beni kandıramazsın. Sen bir entellektüelsin.

* * *

2 Mart 1996.

‘‘Piramit'te dans’’ başlıklı yazında, ANAYOL koalisyonu hazırlıklarının perde arkasını yazıyorsun.

Her zamanki gibi kimsenin gözünün yaşına bakmadan, kendilerini farklı göstermeye çalışanların örtülerini, çekip çekip alıyorsun.

Ama öyle bir tahlil yapıyorsun ki.

Hala geçerli.

Üç yıl önce, Türkiye'deki istikrarsızlığa neden olarak gösterdiğin gerekçeyi, bugün hala yazılarında kullanabilirsin:

‘‘Bu Meclis'in bir başka özelliği de, Süleyman Demirel'den sonraki cumhurbaşkanını çıkartacak olmasıydı.’’

Taptaze, dipdiri bir tahlil!

* * *

HANGİ birini yazayım?

2 Aralık 1995 tarihli, ‘‘Sen de mi Brütüs’’ başlıklı yazında, sözünü ettiğin Cevheri-Çiller-Demirel ilişkileri ile ortaya çıkan ve tahammül eleğinden katiyen geçiremediğin ‘‘siyasi oportünizm’’ örneklerinden mi?

‘‘Erez'in hatası’’ başlıklı yazından mı?

Başkanlık tutkusunun taa eskilere dayandığını hatırlattığın ‘‘Erez, aday listelerine kendi arkadaşlarını koşmak isterken, tedbiri elden bıraktı ve 'Bu partinin başkanı ben olacağım' demeye başladı’’ dediğin yazı. Tarih Aralık 1995.

Sonra, Erez'i DTP'ye tepeden inmeye çalışırken kaydetti, Türk siyaset tarihi.

Şimdi de, küskünleri örgütlerken izliyoruz.

Türkiye siyaset sahnesinin kariyeristlerini bir bir teşhir ettiğin yazılarında, sadece bugünkü küskünler olayının değil, yarın olabileceklerin de ipuçları var.

Evet Gülçin, artık beni kandırmak yok. Sen bir entellektüelsin.

Zaten entellektüellik, hayatın gözlerinin içine korkusuzca bakmak ve gördüklerini korkusuzca ifade etmek değil midir?

* * *

GÜNLÜK gazete yazılarının, kitap olarak toplanması fikrine pek sıcak bakmamama rağmen, iyi bir eleme ve akıllı bir perspektife oturtularak toplanan gazete yazılar, yakın tarihin çok keyifli ve çok gerekli tanıkları oluyorlar.

Pan Yayıncılık'ın Gri Yayın Dizisi'nde yayınlanan, ‘‘Ben Gülçin’’ gibi.



X