Yıl: 2014... Yer: Türkiye...

İnternet yasasının Meclis’ten geçmesi sonucu ne olacak dersiniz?

Haberin Devamı

Olacakları buraya sıralasam, yazı dizisi yapmam gerekir.
Gelin, işin en rahatsız edici boyutunu konuşalım:
Dezenformasyon.
Malum, halihazırda birçok kaynaktan okuduğumuz, dinlediğimiz haber “filtresiz” değildi.
Şimdi ne olacak? Artık hangi konudan ne şekilde haber alacağımızı “Ne olur ne olmaz yayınlamayalım, patron kızar” zihniyeti değil, bildiğiniz devlet düzenleyecek.
Öyle hiç “Altyazılar kayıyor hâlâ” telefonlarına lüzum kalmayacak.
Mesela diyelim ki devletimizin başında bulunan kişilere göre, dünyanın yuvarlak olması, Türkiye’nin güçlü olmasını kıskanan bazı dış mihrakların uydurması.
O zaman vatandaş dünyanın şekliyle ilgili olarak nasıl bir haber okuyacak? Şöyle:
“Dünya düz bir tepsidir ve tepsi dev bir öküzün üzerinde durmaktadır. Hatta depremler de o öküzün sinirlenmesi sonucu olur. Dünyanın şeklini bilim adamlarından öğrenecek değiliz. Astronomiyye konusunda konuşulacak bir şey varsa, biz konuşuruz. Bu konuda NASA’ya ahkam kesmek düşmez.”
Diyelim yasama, yürütme ve yargıyı kendinde toplamış bir oluşumu eleştirdiniz.
Hakaret, küfür bulundurmayan, iyi niyetli ve sağduyulu bir eleştiri elbette.
Arkadaşlarınızla Twitter’da sohbet ettiniz, icraatlar konusunda yorum yaptınız...
Yaparsınız tabii, demokratik bir ülkede fikrinizi özgürce belirtmek hakkınız, değil mi?
Hayır efendim, değil. Ertesi gün uyandığınızda mahmur gözlerle ilk iş Twitter’ınızı açtınız...
Twitter’ınız yok! Hesap yok olmuş!
Neden? Çünkü siz, vatan hainisiniz. Söz konusu kişi/kişileri hep övmeniz gerekiyordu ama siz eleştirdiniz.
Tamam, arada şahsi menfaati için vatandaşın ekmeğinden araklamış olanlar olabilir.
Öyle arada yolunu yordamını kaybeden olursa, onu da övecek, onu da seveceksiniz.
Eleştirmek, “yolsuzluk yapmışlar” demek olmaz. İnancı kaybetmek olmaz. Hep destek, tam destek.
Evlilik gibi, “İyi günde, kötü günde” hesabı...
Ha, eğer bunların tersini yaparsanız, ben bilmem. Ertesi gün Bilişim Suçları’ndan kapınıza dayanır, “Al bunu al al al al” derlerse şaşırmazsınız.

Haberin Devamı

Anlatamazsınız

-“Öbür dünya”yı ağzından düşürmeyen, “ahlak” sözünü etmeden bir gün geçirmeyen ama bu esnada bu dünyada cebini doldurmak, kendine ve eşrafına rahat bir hayat yaşatmak için her yönteme başvuran adama, ağacın, yeşilin, bitki örtüsünün “süs” veya “insanın hizmetine sunulmuş” olmadığını anlatamazsınız.
-Özgürlükleri kısıtlamanın mümkün olmayacağını, çünkü insanların doğuştan verilmiş haklarının kendilerinden alınamayacağını anlatamazsınız.
-İstedikleri kadar hayatımızı cendereye soksunlar, aklınıza gelebilecek her konuda suyun akıp yolunu bulacağını, çünkü doğa kurallarının bunu gerektirdiğini ve milyonlarca yıldır bu kuralların tıkır tıkır, kimseye hizmet etmeksizin çalıştığını anlatamazsınız.
-Hayvanların insanların hizmetkarı olmadığını, küçümsenecek bir yanları olmadığını, hayvanları insanlara hakaret etmek için kullanmalarının anlamsızlığını anlatamazsınız.
-Kısacası, evrenin merkezinin “insan” olmadığını, hatta “bazı insanlar” olmadığını anlatamazsınız...

Yazarın Tüm Yazıları