Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

Yetiş Ayşe

CEZAEVİNDE DOĞACAK BEBEK

Merhaba. Ahmet Bey size bebekten bahsetmiş. Ben kısaca anlatayım.

Kastamonu İnebolu’da doktorluk yapıyorum, aynı zamanda cezaevinin hekimi de benim, haftada bir gün orada mahkûmlarla ilgileniyorum.

Ekim ayında cezaevine F. Z. adında bir mahkûm geldi. Gebeydi ama son adet tarihini bile bilmiyordu.

Kadın doğum uzmanına sevk ettim, kontrolleri yapıldı. Gebe sigara içiyordu, bundan vazgeçmesini sağladık.

Bu perşembe günü gittiğimde bebeğini sosyal hizmetlere vermek için dilekçe yazdığını öğrendim. Çok üzüldüm ama uzunca konuşamadım.

Bugün konuşmak için tekrar cezaevine gittim. Anne sütünün önemini anlattım ve anne olmakla ilgili birkaç şey daha.

Konuşmanın sonunda ağlayarak bebeğini vermekten vazgeçtiğini söyledi. Yeni bir dilekçe yazdı ve imzaladı (eski dilekçenin iptali için).

Maddi durumu iyi değil. İçeride ne kadar kalacağı kesinleşmedi henüz.

Ama bebek yanında kalacak, annenin ve bebeğin takiplerini ben yapacağım. Giysi ve bez ihtiyacı olacak. Doğum muhtemelen önümüzdeki hafta içi bir gün olacak. İlginiz için çok teşekkür ederim.

2.eposta;

Kusura bakmayın lütfen. Geciktim. Çünkü bebeğimiz bu sabah doğdu.

Annenin adı F. Z. cezaevine girmeden Ö. köyünde yaşıyormuş.

7 ve 9 yaşında iki çocuğu daha var, maddi imkânsızlıklar yüzünden çocukların babası ile nikâh bile yapmamışlar (babasının aylığını alabilmek için).

Ekim ayında İnebolu M Tipi Kapalı Ceza ve İnfaz Kurumu'na tutuklu olarak getirildi.

Davası hala devam ediyor. Geldiğinde gebeydi ancak son adet tarihini bilmiyordu. Hastaneye sevk ettim tetanos aşısı yapıldı, daha sonra uzman doktora Kastamonu'ya sevk ettim. Orda da ultrason ve genel kontrolleri yapıldı.

Herhangi bir sorunu yoktu. Gebelik takibini cezaevinde yaptım. Her perşembe tam gün hükümlü ve tutukluları muayene için cezaevinde oluyorum.

24 Şubat Perşembe günü gittiğimde gebenin durumunu sordum ve gardiyanlardan gebenin sosyal hizmetler müdürlüğüne dilekçe yazdığını, bebeğini doğduktan hemen sonra vermek istediğini öğrendim. Üzülmüştüm ve kızmıştım.

O yüzden perşembe günü uzunca konuşamadım. 25 Şubat Cuma günü tekrar cezaevine gittim. Gebeye anne sütünün önemini, ilk 6 ay anne sütü dışında -su dâhil- hiçbir şey önermediğimizi anlattım. Diğer çocuklarını emzirip emzirmediğini sordum, emzirdiğini söyledi. Bu bebeği bundan mahrum bırakmamasını istedim.

Sosyal hizmetlere verdiğinde çok pişman olabileceğini, sonrasının daha kötü olacağını anlattım. Durumunun olmadığını, bakamayacağını söyledi ama çok yumuşamıştı.

Sonunda vazgeçtiğini, bebeği vermek istemediğini belirten yeni bir dilekçe yazıp imzaladı.

Bu sabah sancısı başlamış, ambulansta suyu gelince Kastamonu yolundan geri dönmüş ambulans, İnebolu Devlet Hastanesi'nde bebek doğmuş.

Çok şiddetli yağmur var dün geceden beri, annesi bebeğin adını Yağmur koymuş.

Ben haber alır almaz hastaneye gittim. Nöbetçi infaz koruma memuru hanım birkaç giysi almış. Ben de bir şeyler aldım bebeğe ve anneye.

Bu gece hastanede olacaklar. Yarın ya da pazartesi cezaevine dönecekler. Şu an hastanede bir kadın gardiyan var yanında ve kapıda jandarmalar ama hastane ortamı gayet iyi, bebek de anne de çok rahat ve sağlıklı.

Ve en güzeli anne bana; “Hocam dün iyi ki dilekçeyi yazmışız” dedi.


Nihal Sevgi Aydın

CEVAP: Ben Bakanlık ile yarın görüşeceğim bu konuda. Sevgili okur dostlarımdan da hem anneye hem de bebeğine gerekli desteği vermelerini rica ediyorum. Bebek için özellikle çocuk bezi ve giysi desteği ilk etapta gerekli. Tabi ki cezaevi şartlarında minik bir bebeğe bakmak çok zor olmalı ancak anne sütü tabi ki çok önemli bu sebeple biz de elimizden gelen desteği vermeliyiz. Beşik, puset gibi ihtiyaçları da olacaktır.

………………..


CEZAEVİ KADINLARI VE ÇOCUKLARINA DOKUNDUK

Sayın Aral,
 
Hayata Dokun kadın ve çocuğa yönelik toplumsal şiddetin karşısında dernekleşme sürecinde olan bir sivil toplum hareketidir.

www.hayatadokun.net web adresi üzerinden haftanın beş günü süreli yayın yaparak, ele aldığı konularda gerek vaka analizleri üzerinden, gerekse uzman görüşleriyle okurlarına bilgi vermeye ve farkındalık yaratmaya çalışmaktadır.

Hayata Dokun olarak, web sayfamız dışında, farklı alanlarda da kadına dokunmayı hedefleyerek oluşturduğumuz projelerimizden bahsetmek isteriz.

Bu hedefimizle ilk toplantımızı 18 Şubat 2011 tarihinde, Bakırköy Kız Çocuğu ve Kadın Cezaevi’nde gerçekleştirdik.

“Hayata Parmaklıklar Ardından Dokun” ismini verdiğimiz bu günde birçok kesimce unutulan cezaevi kadınlarını, rahim ağzı kanseri konusunda bilgilendirdik.

Cezaevi kadınları ve çocuklarının içinde olduğu durumu anlatmak ve toplumumuzda unutulan bu kesime destek olmak isteyenlere yol göstermek için bu aktivitenin duyulması gerektiğini düşünüyoruz.

Cezaevinde kalan hükümlü çocuklarının özellikle bez, mama gibi ihtiyaçlarını karşılamak için başlattığımız kampanyalara destek bulmak istiyoruz.

Suçları olmadığı halde anneleriyle birlikte ceza çeken çocukların, bezleri olmadığından altları değiştirilemiyor; çocuklar düzenli ve yeterli beslenemiyorlar.

Örnek olmasını istediğimiz Hayata Parmaklıklar Ardından Dokun günümüzün basın bülteni ve afişi ektedir.

Sizden bu konuda basın desteği, bir başka ifadeyle cezaevi kadın ve çocuklarının sesini duyurmak için köşenizde bu toplantıdan kısaca da olsa bahsetmenizi rica edebilir miyim diye sormak istedim.

Müsait olduğunuz bir zaman ziyaretinize gelmek, size kendimizi tanıtmayı ve Hayata Dokun’un diğer çalışmalarını paylaşmayı da çok isteriz.

Bilinçli ve mutlu kadın varlığının daha aydınlık bir toplum ve çocuklar var edeceğine dair inanç, güvenç ve saygılarımızla.

Evrim Gözener Gizem Aydoğan

Kurucu Yazı Işleri Koordinatörü

CEVAP: Tabi ki duyururum. Yukarıdaki mail de zaten bu konunun ne kadar önemli olduğunu gösteren çok güzel bir örnek aslında. (Ki her iki mailin aynı gün yayınlanması sadece tesadüf, denk düştü)
Bu konuda ben de bakanlıkla görüşmeler yapıyorum. Sonuçlarını da sizlerle paylaşacağım bu köşeden.

……………

Ayşe Hanım merhaba,

Ben nasıl ve ne yazacağımı bilmiyorum. Eşimden 2 ay önce ayrıldım; sorun beni aldatması, dövmesi ve çalışmaması idi.


10 yıl dayandım artık dayanamıyorum dedim 2 ay önce boşandık. Ben çalışıyorum. Asgari ücretle kızıma bakmaya çalışıyorum.

Eşimden dolayı kredi kartı ve elektrik su borcum var; ödeyemedim.

Bu kış gününü yorganın altında geçirmeye çalışıyoruz. Kredi çekemiyorum.

Ayda 150 TL geri ödemeli olarak bana 5.000 TL yardım edecek birine ihtiyacım var.

Çok acil nasıl yazdığımı bilmiyorum kusura bakmayın, ayaklarımın üstünde durmak istiyorum.

Bana yardım etmek isteyen biri olursa telefon numaram 05….

Çok teşekkür ederim. Kendinize iyi bakın

Kadersiz

CEVAP: Sevgili Kadersiz, minik kızınla senin üşümenize engel olmak isteyecek okur dostlarım çıkacaktır mutlaka. İkinizi de sarılarak öpüyorum, Allah yardımcınız olsun.

……………….

Merhaba Ayşe Hanım;

Daha önce mail atmıştım ablam kalp rahatsızıydı. Eniştem bir türlü iş bulamıyor ve 2 çocukları vardı.

Evlerine yiyecek içecek alamıyorlar, elimizden geldiğince biz tedarik ediyorduk. Fakat biz de maaşlı olunca tabı her zaman yardımcı olamıyoruz.

Kombilerini de taktıramamışlardı. Yeğenlerim çok akıllı maşallah; büyük olan her sınavda ilk 10’a giriyor.

Onları sevgimizle büyütüyoruz. Ablam Türk dili ve edebiyatı öğrencisi ama bu 2. taksiti daha yatıramadı.

Size o attığım mailden sonra sizin bir okurunuz bir yardımda bulundu sağ olsun, binlerce kez Allah razı olsun.

Ev alışverişini yaptık onunla. Acaba ablama hastanede falan masa başı asistan gibi bir iş bulabilir miyiz ki?

Çevremiz de yok ki.

Veya bir hayır sahibi durumları düzelene kadar çocukların ve ablamın okul masraflarını karşılayabilir mi ki?

Konya’dan bol bol sevgiler ablacım benim. İsmimi lütfen yayınlama ablam.

İyi ki varsın, seni çok seviyoruz.
Y.

CEVAP: Mailini yayınlıyorum. İnşallah yardım edecek okur dostlarımız bulunur. Sevgiler.

Y.’NİN YETİŞ AYŞE’DE YAYINLANAN ÖNCEKİ E-POSTASI VE CEVABEN ABLASINA DESTEK VEREN OKURUMUZUN E-POSTASI;

Ayşe Hanım merhaba;

Öncelikle yazılarınızın bir hastası olduğumu belirtmek isterim. Sabah ilk işim sizi okumak oluyor iyi ki varsınız. Renk katıyorsunuz bize.
Benim bir sıkıntım var daha doğrusu bir ablamın. Size danışmak istedim. Durumları şu an çok kötü eniştem de işsiz kaldı.

Zaten çalışırken de maaşını alamıyordu ve hep ay ay borçları çoğaldı. Ben ve ailem yardım etmeye çalışsak da ben asgari ücretliyim eşim de asgari ücretli bir çocuğumuz var ve açıkçası kendimizi zor idare ediyoruz.
Babam da zaten emekli maaşı ile evlerine zor bakıyor dede babaanne de var tabi baktıkları arasında. Ne yapılabilir açıkçası bilmiyorum.
Ablam kalpten rahatsız işte çalışmak istiyor ama masa başı olmalı diksiyonu da düzgün açık öğretim Türk dili edebiyatında okuyor.
Temiz ve sigortalı bir işte masa başı hastanede falan çalışsa süper olur.
Eniştem de iş arıyor. İki çocukları var. Biri 1. sınıf biri 6. sınıf.
İnanın düşünmekten beynimi yiyorum. Ellerinde avuçlarında yok. Borçları da birikti. Yiyecek içecek komşular veriyor.
Çocukların okul parası var, o öyle. Yani akşama pişecek yemek bulamıyorlar; anlayacağınız sen ben ne verirsek onu yiyorlar.

Çocukların kıyafeti de hep eski içim parçalanıyor. Evleri kombili ama kombiyi taktıramadıkları için buz gibi evde oturuyorlar şu kış günü.
Ne yapabilirim bilmiyorum. Böyle ailelere bir maaş ya da çocuklar için özel bir yardım var mı bilmiyorum.
Hastanede falan masa başı iş olur mu onu da bilmiyorum.
Kendimizi çok üzüyoruz bu konu yüzünden ama elimizden bir şey gelmiyor. Lütfen bir çözüm bul ablacım benim. Beynim doldu benim.
Umarım bana cevap yazarsın
Seni çok seviyorum ablam.


Y.

CEVAP: Yukarıdaki bilgiler umarım sizin de işinize yarar. Okur dostlarımdan da bu aileye kıyafet, yiyecek vs gerekli yardımları yapmalarını ve mümkünse bir iş ortamı sağlamalarını istiyorum.

YARDIM ETMEK İSTİYORUM

Ayşe selam,

14 Şubat 2011 tarihli yetiş Ayşe yazına istinaden ihtiyacı olan 4 kişiye yardım etmek istiyorum.

Bu yardımlar maddi olacak ama manevi olarak da ne yapabileceğim konusunda yönlendirebilirsen sevinirim ya da aklına gelen bir şey olursa paylaşırsan yardımı senin yönlendirmene göre de yapabilirim.

Önemli olan en faydalı olacak şekilde el uzatmak. Birincisi, 7 kardeşi olan 11 yaşındaki Cihan’ın babasının telefonu ve banka hesap numarasını rica edeceğim, bankada hesabı yoksa parayı nasıl vereceğim?
Ne olur ona bir hesap açın da para gönderebilelim.

İkincisi, kalp hastası olan açık öğretim Türk dili ve edebiyatında okuyan 2 çocuklu ve kombisini taktıramayan ablaya para göndermek istiyorum onun da hesap ve telefon numaralarını iletir misin lütfen?

Üçüncü olarak, kızı rahatsızlık geçiren boşandıktan sonra yeni ev kuran, kapıya alacaklıların dayandığı 2.400 TL borcu olan bayanın da telefon ve banka hesap no bilgilerini gönder lütfen. Bir de x vardı, özürlü ve babası denize atlayıp boğulan, ona nasıl yardım edebilirim?
Bir de babası akciğer kanseri olan bayana nasıl yardım edilebilir? Cep telefonum … , dönüşünü bekliyorum. Teşekkürler. Bu arada adımı yayınlamazsan sevinirim.

CEVAP: Harikasın. Hepsinin iletişim bilgilerini sana göndereceğim. Hesap numaralarını varsa kendilerinden alırsın. Yoksa da örneğin PTT’den bulundukları yerdeki postaneye para gönderilebiliyor online olarak. Teşekkürler desteğin için. Sarılarak öpüyorum seni.

……………………

MÜJDEEEE!


Kuzum,

Beni mutlu eden bir haber var, seninle paylaşmak istedim. İstedim ki benim sevincim, senin sevincin olsun.

Kendi halimde, küçük bir şiir denemesi yaptım. İsmi “Bala” “Delisarmaşık Yayınevi” tarafından basıldı ve çıktı. Arkamda bir iz bırakmak adına duyduğum mutluluğu tarif edemiyorum.

Benim hayatımı, benim gözümden hayatın algılanışını anlatıyor. Desteğini bekliyorum.

Kitabın tanıtım şiirini de sana gönderiyorum.

İSTANBUL’DA BAHAR

Bu şehre en yakıştırdığım mevsim
Bahar ve İstanbul kavuşan iki sevdalı
Hemen her sokağında çiçek açmış bir ağaç dalı
Sokaklara çıkmış pembeli beyazlı genç kızları
Her yanında patlarken renkli çiçek dalları
İnsanları baharda başka bir sevdalı
Yoktur İstanbul’un baharında başı dönmeyen
Bahar sarhoşluğuyla sevdaya düşmeyen


Sağlıkla ve mutlu kal.
Gülay Mustafaoğlu

CEVAP: Gülaycım harikasın. Şiirin de çok güzel. İnşallah kitabın da çok satar. Yolun açık olsun, tebrikler.

………………

 

Ayşe Hanım,

Siz gönlümüzde bir çiçeksiniz. Bunu asla unutmayın. Oyuncak göndermek isteyen bir bey vardı. Şayet çok ihtiyacı olan birileri çıkmazsa benim verebileceğim ihtiyaç sahibi bir aile var, 3 çocuklu 3’ü de küçük. Bilginiz olsun.

Keşke Allah bize verse de biz de böyle ihtiyacı olanlarla hep paylaşabilsek.

Siz de aracılık yapmakla inanın çok sevaba giriyorsunuzdur. İyi günler. İsmim görünmezse sevinirim ablacığım.

CEVAP: İletişim bilgilerinizi ileteceğim karşılıklı, 3 miniğin sevinmesinden daha güzel ne olabilir ki şu dünyada. Sevgiler.

Geçen hafta yayınlanan sözkonusu eposta:

KULLANILMIŞ OYUNCAK

Sevgili Ayşe Hanım sayfanızdan bir türlü e posta atmayı beceremedim umarım buradan ulaşabilirim size. Bende kızımın oynadığı ama hala oynanabilecek oyuncaklar var.

İhtiyacı olan birilerine yönlendirebilirseniz gönderebilirim. Güzel ve faydalı yardımlarınızın devam etmesi dileğiyle hoşçakalın.

Mehmet S.

CEVAP: Mehmet Bey çok teşekkürler. Talep olunca size ileteceğim. Kızınıza da Allah sağlıklı uzun ömür versin. Sevgiler.

………………


MUTLU ETMEK İSTİYORUM

Sevgili Ayşe,

Köşe yazılarınızı çok keyifle okuyorum, iyi ki varsınız da bu kadar çok insanın sorunlarına çözüm buluyorsunuz.

Ben de kendi çapımda bir hayır yapmak istiyorum.

4 kişilik bir aileyiz, iki genç kızımız var, az kullanılmış giysilerimizi temiz ve ütülenmiş olarak ihtiyacı olanlara ulaştırmak istiyoruz. Bize adres göndermenizi rica ediyorum.

Teşekkür ediyor, iyi haftalar diliyorum.

Sevgiler,
Fatoş

CEVAP: Fatoşcum harikasınız. Gelen talepleri hemen size yönlendireceğim eminim pek çok okur dostumuz mutlu olacaktır. Sevgiler, öpüyorum seni ve kızlarını.

X

YAZARIN DİĞER YAZILARI