Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

Yazık olmasın bu bahara

DİYARBAKIR BASIN Enstitüsü Derneği ile Güneydoğu Gazeteciler Cemiyeti’nin düzenlediği “Medya, Empati ve Barış Çalıştayı”nda bölgede gazetecilik yapan arkadaşlar ortak bir sorunu dillendirdiler.

Gönderdikleri haberlerin, merkezlerde kimi zaman daha çarpıcı olsun diye, kimi zaman da ideolojik kaygılarla abartılmasından, özünden kopartılmasından rahatsızlar.

Bazen de bölgedeki politikacıların, verdikleri olumlu mesajlar, yaptıkları iyi işler görülmüyor, haberden bile sayılmıyor.

Bu şikâyetin çok tipik bir örneğine ismini vermek istemediğim bir gazetenin dünkü haberinde rastladık. Bir muhabirin toplantıyla ilgili bir haberi, genel yayın yönetmeninin herkese köşesinden gazetecilik dersleri verdiği çok iddialı ve çok satan bir gazetede, rakip olarak gördüğü bir gazeteyi vurmak için cımbızlanıp, çarpıtılıp verilmiş.

Medyanın toplumda çatışmaları derinleştirmekten nasıl kaçınabileceğini tartıştığımız bir toplantıdan çatışma haberi çıkartabilmiş. Pes doğrusu.

Ama Diyarbakır’da o kadar güzel şeylere tanık olduk ki bu sakillikler keyfimizi kaçırmadı.

Yazık olmasın bu bahara

ÖĞLE arası verdiğimiz sırada bir genç yanıma yanaşarak, “Diyarbakır’da Güzel Sanatlar Lisesi ve Yüksek Okulu öğrenci ve öğretmenleri ile Dicle Üniversitesi konservatuarı öğrencilerinden oluşan 17 kişilik bir yaylı sazlar orkestrası kurdum. İzin verirseniz size bir konser verebilir miyiz?” dedi.

Bundan daha güzel bir sürpriz olabilir mi? Çalıştayın sonunda, ellerinde kemanları, çelloları ile içeri girip hemen düzen kuran gençler bize büyük bir hediye verdiler. Bugün Diyarbakır’da verecekleri ilk konserden önce, bu kadim kentte bir ilke tanık ettiler bizi.

Çağdaş bir şehircilik anlayışının yansıdığı Kayapınar’daki Ciğerhun Kültür Merkezi’nin müzik kurslarına kayıtlı öğrenci sayısının 1900 olduğunu öğrendiğimde şaşırdığım gibi, bu gençler de şaşırttı beni. Onları ayakta alkışladık.

  

AKŞAM Diyarbakır’ın en güzel otellerinden Class Otel’in, altı yüz yıllık bir köşkün havuz başında düzenlediği yemekte de güzel bir sahne ile karşılaştım. Diyarbakır Valisi Hüseyin Avni Mutlu ve Belediye Başkanı Osman Baydemir karşımda yan yana oturmuşlardı. Burada valilerin belediye başkanı eli sıkmadığı dönemlerin anıları hâlâ tazedir içimizde.Leyla Zana, Osman Baydemir ve Vali Mutlu’nun konuşmalarında anlayış, halkın menfaati için işbirliği ve samimiyeti gördüm.

Yemyeşil Sümer Park’ta, öyle güzel bir bahar, öyle güzel bir orkestra, öyle güzel bir gençlik gördüm ki eski karanlık günlerin bir daha dönülemez biçimde geride kaldığına ikna ettiler beni.  

Bütün bu doğru yöndeki ilerleme sabote edilmemeli. Bunun için önümüzdeki dönemde hepimize büyük sorumluluk düşüyor.

Şiddetin tırmanmasına meydan vermemek için, siyaseti derhal ve en etkili biçimde devreye sokmak gerekiyor.  

Herkesin, Türkiye’nin geleceği için, Kürt ve Türk ve Çerkez ve Laz ve Hristiyan ve Müslüman kim olursa olsun herkesin siyasi cesaretle sorunların üzerine yürümesi, kutuplaşmaları törpüleyip adil bir istikrar formülünde birleşmesi gerekiyor.  

Yazık olmasın bu bahara.

 

X