Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

Ya ‘yok hükmünde’ ise

MÜFTÜ ve büyükelçilerin de yer aldığı, çeşitli bakanlıklara ait atamalar, sözleşmeli personel çalıştırılmasında yeni ilkeler, bazı KİT’lere kadro, ithalat rejimine ek karar, belli alanların teknoloji geliştirme bölgesi olarak ilanı, 15 Ağustos-27 Ağustos arasında Resmi Gazete’de yayınlanan kararlardan bazıları. Hepsinde “Başbakan Recep Tayyip Erdoğan” imzası var.

Resmi Gazete’de bu kararlar yayınlanıyor ama Erdoğan’ın Cumhurbaşkanı seçildiği 15 Ağustos’ta resmen açıklanmasına rağmen, bu bir türlü yayınlanmıyor. AKP’li birkaç istisna dışında, bilcümle anayasa hukukçuları bu ilanla birlikte “Erdoğan’ın Başbakanlığının, dolayısıyla hükümetin düştüğünü” söylüyor. Düşmüş bir hükümetin kararları olamaz.

CHP VE KART

CHP milletvekili Atilla Kart, Meclis Başkanlığı, Yargıtay, Çankaya’ya itirazlarını ileten başvurularda bulunuyor. CHP parti olarak Anayasa Mahkemesi’ne itiraz ediyor:
- “Erdoğan Başbakan olarak ülkeyi kanunsuz emir ve talimatlarla yönetmekte, görevini kötüye kullanmaktadır.”
- “Siyasi parti olarak, demokratik devlet düzeninin korunması sorumluluğumuz, ayrıca yasama denetimi hakkımız var. Kaldı ki, başvuru yollarımız tıkanmaktadır”. CHP’nin diğer itirazı, temel hak ve özgürlüklerin korunmasının ortadan kalktığı iddiasına dayanıyor, orada da hak ihlali iddiası. Anayasa Mahkemesi’nden bu gerekçelerle “hak ihlali tespiti” istiyor.

TESPİT EDERSE

Anayasa Mahkemesi “Evet hak ihlali vardır” diye karar verirse, siz seyreyleyin gümbürtüyü ve çıkacak hukuki kaosu, çünkü:
- 15 Ağustos’tan sonra Resmi Gazete’de yayınlanan tüm kararlar geçersiz oluyor.
- Atama kararları da geçersiz olunca, o kişilerin dava açma hakkı doğuyor.
- Asıl çok daha büyük sorun, dünkü AKP Kongresi yok hükmünde hale düşüyor. Davutoğlu genel başkan değil, hepsi yok hükmünde.
Bunlar yetmiyor, Erdoğan Anayasa Mahkemesi’ne su taşıyor gibi. Seçilmiş Cumhurbaşkanı olarak dün AKP Kongresi’ne katılıyor, açık bir “hak ihlali” daha. Anayasa Mahkemesi’ne sanki “Hak ihlali var” kararı verin gibi davetiye çıkarıyor.

Tek parti dönemi

“SEÇİLMİŞ Cumhurbaşkanı” ama hiç değişiklik yok. Yine muhalefet partilerine tek tek giydiriyor, parti başkanı olarak. Yine “paralel yapı”, yine kendisinin sözünü dinlemeyen yüksek yargı hedefte, yine ötekileştirme. Tayyip Erdoğan’ın dün AKP Kongresi’ndeki konuşması “seçilmiş Cumhurbaşkanı” adına hüzün verici, ayrıca hukukla kumar oynuyor. Oraya katılımı ve kullandığı üslupla bugün oturacağı makamın tarafsızlığı yerlerde sürünüyor. Demokrasiyle bağdaşmayan bu tavır tarihimizde bir de Erdoğan’ın sık sık eleştirdiği tek parti döneminde var.

Gül’e son anda kıyak

ÖNCEKİ günkü Resmi Gazete’de bazı üniversitelere yeni fakülte açılmasını öngören bir Bakanlar Kurulu kararı var. Yeni fakülte açılacak üniversiteler arasında Abdullah Gül Üniversitesi de var, dört yeni fakülte, İnsan ve Toplum Bilimleri, Mühendislik, Yaşam ve Doğa Bilimleri, Yönetim Bilimleri fakülteleri. “Size AKP Genel Başkanlığı veremedik, üniversitenize fakülte verelim”.

El sıkmak yok

AHMET Davutoğlu ile eşi Sare Hanım dün AKP Kongresi’ne birlikte giriyor. Normal olarak Ahmet Davutoğlu herkesin elini sıkıyor ama Sare Hanım erkeklerin elini sıkmıyor. Hatta Tayyip Erdoğan, Davutoğlu’nun yanına geldiğinde, dikkat ediyorum, Erdoğan da Sare Hanım’ı selamlamakla yetiniyor, o da elini sıkmıyor.
Kadınlar için erkek eli sıkmak, “günah” diye düşünüyor olabilir. Hep birlikte “yeni Türkiye”ye iyi yolculuklar...

X