Kadınların baş belası pabucumun kahramanları!

Bütün işi kadınlar yapar, alkışı erkekler toplar! Bunun adı Argonotlar Efsanesi’dir. Ya da “asalak erkeklerin peşini toplayan kadınlar!

Haberin Devamı

Kadınların baş belası pabucumun kahramanları

Argonotların en olası rotası

Bu pazar Dünya Kadınlar Günü. Daha önce, “Şunun günü, bunun günü pek ilgimi çekmez” dediğimi elbette hatırlıyorum ama Kadınlar Günü onlardan değil, çünkü bize bir şey anlatır. 20. yüzyılın başında, ABD’de, günde 16 saat çalıştırılıp erkeklerden “çok daha az” para verilen kadın tekstil işçilerinden 129’unun çıkan fabrika yangınında hayatlarını kaybetmesi vardır bu özel günün arkasında. “Eşit işe eşit ücret ve insan gibi çalışmak” taleplerini sermaye sahiplerine ileten ama seslerini duyuramayıp hayatlarını kaybeden kadınların dramının, aslında dünya genelindeki çalışan veya çalışmak isteyen ama çalıştırılmayan kadınların durumuna tercüman olması vardır. Fakat ben size bugün bu tekstil işçilerinden ve yangınlardan söz etmeyeceğim. Pazar günü pek çok gazete, bu konuda bilgilendirici yazılarla dolu olacaktır.
Ben size bugün, “erkeklerin zavallılıkları” üzerine ama yine tarihten, yine mitolojiden bir acayip sayfa planladım. Bütün işi kadınların yaptığı ve erkeklerin, kadının başarısının üzerine yattığı, yatmakla kalmayıp çirkefleştiği bir efsaneyi anlatacağım.

Haberin Devamı

KARAKTERSİZLİKLE BAŞLAYIP BİTEN EFSANE!

Kadınların baş belası pabucumun kahramanları

Herhalde dünyanın en iyi bilinen, en çok aktarılanlarından biridir Argonotlar Efsanesi. Bu köşede birkaç kez şöyle bir değindiğimi hatırlıyorum ama siz hatırlamak zorunda olmadığınız için genel hatlarıyla hatırlatmak görevim. Ama söyleyeyim, asırlardır “çok normalmiş, olması gereken bir şeymiş” gibi anlatılan bu efsane, erkek karaktersizliği ile başlar ve erkek karaktersizliği ile biter. Bazı videoların başında, “Görüntüler şiddet ve korku içermektedir. Kalp rahatsızlığı olanların, çocukların ve şunun bunun izlemesi sakıncalı olabilir” gibi uyarılar çıkar ya hani, hah, işte ben de öyle uyarayım ki, yüreği yetmeyecek olanlar okumayı şimdiden bıraksın.

Haberin Devamı

ALTIN POSTLU KOÇ

Sizi isimlere boğmamak için, esas karakterler ve yerler dışındaki isimleri yalapşap geçiştireceğim. Yunanistan’daki bir ülkenin kralı, eşi kraliçeyle birlikte iki çocuk yapar. Biri erkek, biri kızdır. Kızın adı Helle’dir. Fakat kral, bir süre sonra kendisine daha genç ve daha güzel olduğunu sandığı başka bir kadın bulur, kraliçeyi boşar, onunla evlenir! (Aman ne orijinal karaktersizlik!) Yeni kraliçe, (masallardaki kötü kalpli üvey anne gibi bir şey) bu iki çocuğu istemez ve ölmeleri için gayret gösterir. Önce ülkedeki kadınlarla anlaşıp bütün tohumları yakar (ki kıtlık olsun), sonra tanrılardan sahte kehanetler elde edip çözüm olarak kralın iki çocuğunu kurban etmesi gerektiğini söyletir. Kral da (ikinci karaktersizlik belirtisi olarak) bunu kabul eder! Çocuklar kurban edileceği sırada (burası çok tanıdık) gökten uçarak bir koç gelir, çocukları sırtına alır ve uçarak uzaklaşır. Koçun postu altındandır. Tanrılar onu altına boyamışlardır nedense. Koç da, kimse çocukları bulamasın diye ta bugünkü Gürcistan’a gider. Fakat yolda Helle adlı kız, bizim Çanakkale Boğazı’nda denize düşüp kaybolur, bu nedenle buranın Yunanca adı Hellespontos’tur, yani “Helle’nin Denizi”. Oğlan Gürcistan’a varır, tanrıların isteği ve hayvancağızın da bizzat rızasıyla koçu kurban eder. İnsanın takdir yönteminin canından olmak olduğunu öğrenen koçun postu, bir meşenin üzerine serilir ve orada bir ejderhanın korumasıyla muhafaza edilir.

Haberin Devamı

ARGOS GEMİCİLERİ

Kadınların baş belası pabucumun kahramanlarıÇok zaman sonra, yine Yunan ama başka bir ülkenin krallığı, hak etmeyen biri tarafından gasp edilir. (Bu da klişe öykülerden biri ama ilk örneklerden olduğu için klişe sayılmaz.) Tahtın esas hak sahibi İason adlı genç (İngilizcede Jason olarak bilinir), gaspçıdan hakkını talep eder. Gaspçı da, “İyi madem, tahtını sana geri veririm ama önce gidip bana altın postu getireceksin” der. İason kabul eder, bir gemi yaptırır Gürcistan’a (efsanedeki ve antik dönemdeki adı Kolkhis) gitmek için ve ülkenin bütün “kahramanlarını” toplar, ona yoldaşlık ve yardım etsinler diye. (O kadar güçlü kuvvetli tipi toplayıp ne diye tahtı döve döve geri almaz, o da ayrı bir şavalaklık ya neyse!) Geminin adı Argo’dur (çünkü yapan ustanın adı Argos’tur) ve onun içindeki kahramanlara da Argonotlar denir. Argonot, daha önceki “astronot” yazımı hatırlayanlara yabancı gelmez, “Argo’yu kullanan denizciler” anlamına gelir. (Bkz. “Astra’sı Tanrıça, Not’u Gemici”, 13 Aralık 2019. https://www.hurriyet.com.tr/yazarlar/tayfun-timocin/astrasi-tanrica-notu-gemici-41396526)

Haberin Devamı

BÜTÜN OLAYI MEDEA HALLEDER

Adı, efsanenin tüm metinlerinde “kahramanlar” diye geçen bu tipleri Yunanistan’dan Gürcistan’a kadar pek çok tehlike beklemektedir. İnanın, neredeyse bir tanesini bile kendi kendilerine “kahramanlık” yaparak geçemezler. Ha bire tanrıçalar yardım eder bunlara, “Aman yazık, işleri görülsün” diye. (Tipik anne figürü.) Tanrıçaların yardımı ile Gürcistan’a varırlar. Oranın zalim kralından altın postu isterler ve adam tabii ki vermeyi reddeder, niye versin? Ezik kahramanlar ne yapacaklarını bilemezler. Fakat zalim kralın güzel kızı Medea, İason’a âşık olmuştur ve ona yardım etmeyi gözüne koyar. Eder de. Bütün olayın akışını planlar, herkesi gerekli yerlere konuşlandırır, altın postun başındaki ejderhayı hipnotize ederek uyutur, postu alır ve ülkeden sessizce kaçmalarını sağlar. Tabii âşık olduğu İason’la birlikte o da gider. Bütün olayı Medea gerçekleştirmiştir, pabucumun kahramanlarının tek yaptıkları kürek çekmektir!

Haberin Devamı

SEVDİĞİNİN UĞRUNA...

Kadınların baş belası pabucumun kahramanlarıZalim kral bunların peşine gemiler yollar. Başlarında, Medea’nın ağabeyi vardır. Medea, yolun bir yerinde ağabeyini kandırır, sevdiği adam uğruna öz kardeşinin yine sevdiği adam tarafından öldürülmesine göz yumar. (Hep bunlar aşktan. Ne delilik ama!) Tekrar bir sürü tehlikeli durumu yine tanrıçalar (tanrılar da değil, tanrıçalar; onlar da kadın yani) yardımıyla aşarak ülkelerine varırlar. Yolda da Medea ile İason evlenirler. İason, ülkeye dönünce de bir işi beceremez, Medea burada da yine yardım eder ve gaspçının yok olmasını sağlar! Medea sayesinde tahta çıkan İason ne yapar biliyor musunuz? Genç bir prenses bulur ve karısı Medea’yı terk eder! Tabii Argonotlar Efsanesi’nin bütün yükünü sırtlanan esas kahraman Medea, uğruna ocağını terk ettiği, kardeşini katlettirdiği, cinayetler işlediği adam tarafından böyle bir ihanete uğrayınca çılgına döner, korkunç şeyler yapar.
Ama açın bakın Yunan mitolojisini... İason “kahraman”dır, Medea “cadı-büyücü”! Bütün metinlerin ve genel kabullerin bu kadar adaletsiz olmasının ardında yazanların da erkek olması yatıyor olabilir mi? (Bu konuda epey detaylı bir bölüm, Erkek Denizinde Kadın Gemiler kitabımda bulunmakta. Öneririm. Bkz. Erkek Denizinde Kadın Gemiler, Geoturka 2019, s.161, “Cadılar”.)

ASALAK YETİŞTİRMEKLE GURUR DUYULMAZ

Başlangıcını hatırlayamayacağımız kadar uzun zamandır gündemimizde olan ama son zamanlarda iyice çığırından çıkan “şiddet”in altında elbette çok fazla etken yatıyor olabilir. Psikologlar ve sosyologlar bu konuda zaten çalışıyorlar. Ama bu masalın da çok net olarak gösterdiği gibi erkeklerin davranış bozuklukları neredeyse tarihsel bir gerçek. Ama, bunda kadınların payı da yok mu? Halen annesi ve sonra da eşi olmasa donunu bile bulamayan erkekler yetiştiriyor olmanın nesi kıvanç duyulacak şey?
50 yaşına gelmiş bir erkek olarak buradan bütün annelere seslenmek istiyorum: Oğlunuz her su istediğinde, kızınıza esirgemeden söylediğiniz “kalk kendin al” lafını sarf etmeyip kalkıp suyu oğlunuza getirdiğinizde, bir kadının suratına tokat atmış oluyorsunuz. Şımarıklıklarını her affettiğinizde gelecekteki bir kadının gözünde morluğa sebep oluyorsunuz. Yapmayın! Ayakları üzerinde durabilen, kendi işini görebilen erkek çocukları yetiştirin. (Kimseye ne yapıp ne yapmayacağını söylemek değil amacım. Toplumun -daha doğrusu erkeklerin- düzelmesine yardımcı olmak.) Aksi tüm davranışlarınız, kadınlar üzerinde asalak erkekler yetişmesine neden oluyor. Ve tarih de onları, yukarıdaki efsanede olduğu gibi “kahraman” ilan ediyor. Pabucumun kahramanları!
Dünya Kadın Günü kutlu olsun.

BU HAFTA SONU HAVA VE DENİZ

AÇIK HAFTA SONU

Giderek ılıklaşan, daha ince giyinmeyi gerekli kılan bir hafta sonu bizi bekliyor anlaşılan. Dünün yağışları da kaybolup gidiyor ama pazartesi akşama doğru kuvvetli bir yağış gelecek gibi. O nedenle açık ve ılık cumartesi-pazar yürüyüşlerinin tadını iyice çıkartmak lazım. Rüzgâr hafta sonu boyunca güneyli ama çok sert değil. Kalın sağlıcakla.

Yazarın Tüm Yazıları