"Serhat Tezcan" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Serhat Tezcan" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Serhat Tezcan

Önce Türkiye’de sonra Avrupa’da lider olacak

Eğitiminin ardından Tofaş’ta iş hayatına başladı. Farklı departmanlarda çalıştı. İşten ayrılarak danışmanlık şirketi kurdu. Babasının, ‘Başarı kendi başına bir olgudur ama başarıyı kıymetli kılan öyküsüdür’ sözünden etkilendi ve kendi başarı öyküsünü yazmaya girişti. Bugün otomotiv ana sanayinin yanı sıra yan sanayinin robotlu üretim hatlarını kuruyor. Sektörün dünyada ticaret hacminin çok yüksek olduğunu söyleyen Simetrik Pro’nun Kurucusu Gürel Yılmaz, “Hedefimiz 2025’te Türkiye’de, sonraki hedefimiz önümüzdeki 15 yılda Avrupa pazarında en büyük olmak” diyor.

Önce Türkiye’de sonra Avrupa’da lider olacak

Girişimcilik ışığını Erdoğan Bilenser’den aldı. Lisede okurken, yazları onun yanında çalışıyordu. İş dünyasına çok özendi. Sayesinde çok fazla kişi ile tanıştı. Bilenser çok aktifti. Sivil toplum kuruluşlarına üyeydi. Duvarında devlet büyükleri ile fotoğrafları vardı. Bu ona ulaşılmaz geliyordu. ‘Acaba ben de ilerde bunları yapabilecek miyim?’ diye düşünüyordu. Üniversite boyunca, stajı olmadığı dönemlerde de yanında çalıştı.

HEDEFİ BELLİYDİ

Marmara Üniversitesi Metalurji Bölümü’nden mezun oldu. Daha sonra proses mühendisliği konusunda eğitim aldı. Yüksek lisans ve askerlik sonrası Bursa’ya döndü. Tofaş’a iş başvurusunda bulundu. Fabrika Üretim Direktörü Osman Soyoğul, ‘Hedefin ne?’ diye sordu. ’35 yaşına kadar burada çalışıp, sonra kendi işimi kurmak istiyorum’ diye cevap verdi. 24 yaşındaydı. Böyle bir hedef müdüre ilginç gelmişti. İşe alındı.

DEĞİŞİMİN PARÇASI OLDU

1994’te Tofaş’ta işe başladı. İşe girdiğinde kuş serisi üretiliyordu. O dönemlerde üretilen modeller konusunda dönüşüm başlamıştı. O süreç içinde Tempra hattı kuruldu. Zamanla Palio, Albea, Doblo, Fiorino ihracat serisi oluşturuldu. 60 bin araç yapan firma, 450 bin araç üreten yapıya ulaşmıştı. Bu değişim serüveninin parçası oldu.

1 YIL RÖTARLI AYRILDI

Birçok görevde çalıtı. Çalıştığı iş artık tekrara girmeye başlamıştı. O güne kadar 8 yeni araç modeline ait üretim tesisi devreye almıştı. Tam da 35 yaşında ayrılma kararı aldı ve bunu fabrika yönetimine bildirdi. Ancak yürütmekte olduğu Fiorino Projesi’nin önemli bir bölümünde oldukları ve projenin İtalya ayağının da olması nedeniyle ‘Bir yıl daha kal’ teklifini geri çeviremedi. Gerek Tofaş’ın iş yaşamındaki önemi sebebiyle, gerekse başından beri yönettiği projeyi tamamlamak adına bu teklifi kabul etti. Tofaş onun için ciddi bir okul olmuştu.

DANIŞMANLIK ŞİRKETİ KURDU

Ayrılırken iş fikri vardı. Ancak herhangi bir altyapı hazırlamamıştı. Proses mühendisliği konusunda danışmanlık şirketi kurdu. Bilgisini ve tecrübesini satarak, hayatını idame ettirme düşüncesindeydi. Gittiği firmalar, ‘Anlattıklarını yap, getir’ diyorlardı. Somut olarak görmek istiyorlardı. Böyle olunca tasarladıklarının imalatını da gerçekleştirmesi gerektiğini gördü.

KISA SÜREDE İVME KAZANDI

Bu süreçte proses mühendisliğinin yanına imalat teknolojileri konusunda uzmanlık yapabilecek bir partner buldu. Kısa sürede güzel bir uyum yakaladılar. 2007–2012 yıllarını kapsayan stratejik plan oluşturdular. Uzlaştılar ve şirketin başına Gürel Yılmaz, geçti. Ortağı da şirketin endüstriyel operasyonlarını yönetme görevini üstlendi. Henüz ilk yıl bünyelerine ilave 10 müşteri eklediler. 2,5 yılda cirolarını 6 kat büyüttüler. Ürettikleri ürün gruplarına sürekli yenilerini eklediler.
Kaynak aparatları üretirken, özel makine üretimine başladılar. Biraz daha kompleks otomasyon hatları kurmaya başladılar. Sonra robotik otomasyonlara girdiler. Daha önce kurguladıkları 5 yıllık sürecin sonuna geliyorlardı. Bu süreçte ikinci 5 yıllık plan hazırlama evresine girdiler. Ancak ikisinin de hedefi farklıydı. Ayrılma kararı aldılar. Ellerinde büyük projeler vardı. Bitirene kadar faaliyetlerini sürdürdüler. 2013 sonunda herkes yolunu çizmeye başladı.

Önce Türkiye’de sonra Avrupa’da lider olacak

YENİ SERÜVENE BAŞLADI

NOSAB’da yaklaşık 800 metrekarelik fabrikasında 18 kişi ile birlikte belirlediği yolda ilerliyordu. O dönem, babasının şu sözleri onda etkili oldu: ‘Başarı kendi başına bir olgudur ama başarıyı kıymetli kılan öyküsüdür.’ Bir başarı öyküsü çıkarmak istiyordu. O dönemde yeni müşteriler bulmak adına çantayı eline alıp il il gezdi. Yeni bir müşteri profili oluşturdu. İşlerinin tamamı otomotiv ağırlıklıyken, bunu genel endüstriye yaydı. Otomotivin payını yüzde 60’a kadar düşürdü.

200 KİŞİYE İSTİHDAM SAĞLADI

Kısa sürede ivme kazanarak büyüdü. 4 yıl içinde bulunduğu yeri de istihdamı da genişletti. 4 bin 500 metrekare alanda ve yan sanayisi ile birlikte 200 kişiye istihdam sağlayarak, faaliyetlerini sürdürdü. Daha hızlı tasarlayıp, üretip, servis edip, daha düşük maliyetle müşteriye sunmanın yanında ürünlerini standartlaştırmak için birçok Ar-Ge Projesi başlattı. Son dönemde katma değeri artırmak için yazılımın ağırlıklı olacağı büyük bir yatırıma yöneldi. Bugün sektörde OEM olarak nitelendirilen, otomotiv ana sanayinin yanı sıra yan sanayinin robotlu üretim hatlarını kurup, genel endüstri firmalarına yüksek otomasyonlu özel makineler üretir hale geldi.

Önce Türkiye’de sonra Avrupa’da lider olacak

CİROSU 25 MİLYON TL’NİN ÜZERİNDE

Bugün 25 milyon TL üzeri ciro üreten şirketler klasmanına girdiklerini açıklayan Simetrik Pro Üretim Sistem Çözümleri ve Endüstriyel Ekipman Teknolojileri Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi Kurucusu Gürel Yılmaz, yaklaşık yüzde 40 oranında direkt ve dolaylı ihracat gerçekleştirdiklerini kaydetti.
Önemli birçok otomotiv ve genel endüstri firması ile çalıştıklarını söyleyen Yılmaz, dünyanın en büyük OEM şirketlerinden birisi ile 2014 yılından bu yana partner gibi çalıştıklarını dile getirdi.
Yılmaz, Rusya’da, Türkiye’de, İngiltere’de ve Fransa’da büyük üretim tesisleri kurduklarını, bunun hem kendileri, hem ulusal teknoloji için gurur kaynağı olduğunu kaydetti.

BÜYÜK KAPASİTEDE FİRMA YOK

Sektörün fazla tanınmadığını söyleyen Yılmaz; “Bizim sektörde birçok firma dışarıya ihracat yaparken, Türkiye’deki pek çok müşteri bizim yaptığımız işlerin yüzde 80’lik kısmını yurtdışından alıyor. Büyük kapasitelerde üretim yapacak yerli firma yok. Mesela bir seferde 30 milyon Euro’luk projeyi devreye alacak firma yok. Bu bütçelerde yatırım yapan müşteriler, Avrupa’da Asya’da ABD’de faaliyet gösteren firmalarla çalışıyorlar. O zaman hedefin de kendiliğinden ortaya çıkıyor. Müşterilerin Avrupa’ya gidip, el kapısında tedarikçi aramasını önlemek ulusal teknolojinin gelişmesine bağlı. Burada elini taşın altına koyması gereken 3 taraf var. Bir müşteriler, ikincisi biz üreticiler, üç devlet. Şimdilerde bu üç yapıyı bir araya getirmeye çalışıyoruz” diye konuştu.

SEKTÖRE BORCUMUZ VAR

Sektörü bir araya getirecek önemli bir kuruluşu, aynı zamanda yönetim kurulu başkanlığını da yürüttüğü Roboder’i kurduklarını söyleyen Yılmaz, “Bu derneğin amaçlarından birisi belki şirket birleşmeleri, belki çatı holdinglerle birbirini tamamlayacak şirketler oluşturmak. Bu birleşmeler ama organik evlilikler, ama işbirliği evlilikleri ile daha büyük bir yapıya getirmek. Bu sektöre borcumuz var. Yerli ve milli olgusunu anlatmak gibi vatani bir görevimiz bulunuyor” dedi.

YÜKSEK SABIR DÜŞÜK TOLERANS

Bilhassa Japonların yüksek sabır ve düşük tolerans ile çalıştıklarını belirten Yılmaz, Toyota’nın önemli bir Avrupa tedarikçisi olmalarının ardından, imalat kapasitelerini artırmak ve daha hassas üretim yapabilmek için makine parklarını büyütüp, yeni tesis yatırımları gerçekleştirdiklerini söyledi. Yılmaz, “Şu anda çok memnunuz. Özellikle imalat standartlarındaki sabır ve dar tolerans mantalitesini işimize iyi bir şekilde yansıttığımız için tüm müşterilerimizin memnuniyeti de arttı” diye konuştu.

Önce Türkiye’de sonra Avrupa’da lider olacak

YENİ PROJE 4 YIL SÜRECEK

Teknolojik olarak Türkiye’de daha önce yapılmamış, denenmemiş belki dünyada bile denenmemiş sistemleri geliştirmek gibi şirket hedeflerinin bulunduğunu dile getiren Yılmaz, “Şu anda büyük bir Ar-Ge projesi yapıyoruz. Yaklaşık 4 yıl sürecek. Hali hazırda yaptığımız işi daha yüksek otomasyonla, proje boyunca daha hızlı devreye alınacak, daha hızlı üretilecek ve müşteriye daha düşük maliyetlerle hizmet sunacak yapıyı sunduğumuzda sadece Türkiye’de değil; Avrupa’da bile çok büyük bir şirket haline geleceğiz” dedi.

HACİM 17 TRİLYON DOLAR

Dünyada 17 trilyon dolarlık bir ticaret hacmi bulunduğunu açıklayan Yılmaz, bu sektörün en büyük şirketinin yılda 900 milyon Euro ciro elde ettiğini belirterek, “Türkiye genel itibariyle dünya ticaret hacminin binde 4’lük oranını alabiliyor. Hedefimiz 2025’te Türkiye’de bu sektörün en büyüğü olmak. Hatta iç pazarda rekabet içinde olduğumuz meslektaşlarımız da Türkiye’de en büyük olmalı ki el birliği ile sektör ve pazar büyüsün. Sonraki hedefimiz önümüzdeki 15 yılda Avrupa pazarının en büyüğü olmak” diye konuştu.

X