Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

Futbolumuzdan yıldız filan çıkmıyor bari artist çıksın..

Şansal Büyüka ve silah arkadaşlarına öneriyorum. Sahadaki artistik hareketlerden “Yetenek Sizsiniz” tadında program çıkar. Artistlikten neyi kast ettiğimi yazının içinde tarif ettim. Bu futbol heyecan vermiyor, bari seyrederken güleriz.

HEM kendini “Üç Yüz Spartalı” filmindeki Kral Leonidas karakterine benzetmek için sakal bırakacaksın. Hem de futbol sahasına çıktığın zaman, Marilyn Monroe gibi çıtı pıtı olacaksın.
İkisi bir arada olmaz!
Kendine rol modeli yaptığın o “Üç Yüz Spartalıdan” her biri Thermopholis Geçidi’nde, binlerce Med askerine karşı ölümüne savaşmıştı. Filminden gördüğümüz kadarı ile “Ah! Kolum.. Kolum..” veya “Ah! Bacağım.. Bacağım..” deyip yerlerde acıyla kıvrananı yoktu.

* * *

Bizim liglerin Çakma Leonidaslar’ı fazladan artist.
“Çıtkırıldım” olma hali şurada dursun, sıkıştıkları zaman işin içine sahtekârlığı da katıyorlar. Yiğitlerden biri, maç içinde coşup, diğerini tepmek istiyor. Tekmesini sallıyor. İsabet yok.
Lakin hedefteki öbür yiğit, tekmenin rüzgârı ile yıkıldığı yerden debelenmeye başlıyor. O nasıl debelenme halidir öyle? Eğer debelenmese, sanki başına sağlık ekibi değil de üç tane kasap gelecek.
“Bonservisine para verdik, mundar gitmesin” deyip orada kesecekler.


ÇAKMA LEONİDASLAR


OYUNCULUK yetenekleri de sıfır. Kendilerini attıkları yer ile tekmeyi yemiş gibi yaptıkları yer arasında koordinasyon yok. Fazladan, düştükleri yerde kıvranmaları ise çok abartılı oluyor.
Sanki Çanakkale Cephesi’nde düşmanla göğüs göğüse müsademeye girmişler de mitralyöz kurşunuyla vurulmuşlar gibi. Kendini, kurşun yemiş gibi nasıl geriye atmaktır o öyle?
Kendini yalandan geriye atan düştüğü yerde çırpınırken de işe illa ki “dramatik malzeme” katacak.
Yirmi kurşunla vurulmuş, ölmek üzere ama “başını vermeyen şehit” gibi ecele direniyor. “Ölmeden beş kişiyi de kendimle birlikte götürmezsem..” gayretiyle debelenirken, suratı şekilden şekile giriyor.
Her seferinde, tek gözü ile hakemi kesmeye çalışırken Lig TV kameramanlarına yakalanıyor. Yiğitliğin bu yerlerde sürünen hali beni utandırıyor.

* * *

Kendine “Çakma Leonidas” süsü verme hali, kişiyi bahadır yapmıyor. Çıtkırıldım isen yine çıtkırıldım kalıyorsun.
Nitekim bunun söyle olduğunu, bu sakal modasını memleketimize ithal eden Atletico Madritli Arda Bey sahada bizzat gösterdi. Elin oğlu hamlesini biraz sert yapınca “Türk Milliyetçisi” olmakla övünüp, kendine Kral Leonidas şekli yapan Arda Bey oracıkta bayıldı.
Sahadan sedye ile çıkarılırken bizim de yüreğimizi ağzımıza getirdi. Bereket hafif atlatmış darbeyi.


YETENEK SİZSİNİZ


ARDA Bey’in peşine takılıp sakalları salan diğer futbolcularımızın Kral Leonidas’tan da 2300 sene önceki Thermopholis savaşından da haberi yoktur. Stephan Pressfield’i kim okuyacak da beynini şenlendirecek.
Duyuyorlar modayı, salıyorlar sakalı.
Kral Leonidas’a benzeyeceğiz derken IŞİD savaşçısı gibi çıkıyorlar sahaya.
Berberin camekânındaki Brad Pitt posterine bakıp içeri giren müşteriyi Hakkı Bulut’a benzetip dışarı yolluyorlar hani. Bizimkilerin hali de bu.
Adını vermiyorum, baş harfi yeterli. O kendini anlar.
Gaziantepspor’da bir (M) var. Yürürken karşıdan gören korkudan yolunu değiştirir. O nasıl sakal öyle kardeşim? Bir aynaya bak Allah aşkına.
Neyse, dolandırmayayım lafı.
Kendine sakallı yiğit süsü verip de ufacık bir darbede yerde kıvranan futbolcular acınacak durumda. Bunların yalandan kıvrananları, seyirci üzerinde dramatik etki yapmaya çalışanları daha da beter haldeler.
Bu hafta seyrettim birini. Oğlan ite kaka top sürüyordu. Defans oyuncusu da arkasından “varıp tutam” diye koşturuyordu. Arkadan gelen elini rast gele salladı. Eli top sürenin ensesini sıyırdı.
Öndeki kendini yere atarkan, bir eliyle de gözünü kapadı. Yerde çırpınırken “Yetenek Sizsiniz” yarışmasına katılmış gibi “Gözümü çıkardılar, aman Allahım kör oldum” hareketleri yaptı.
Hakem bu doğaçlamayı yemeyince ayağa kalkıp, kaldığı yerden devam etti.

* * *

Benim Şansal Büyüka riyasetindeki Lig TV ekibine bir önerim var. Haftanın gollerinden filan ayrı bir program çıkarıyorlar ya!
Bu yalandan sakatlanma manzaralarını da bir yarışma formatı içinde değerlendirip, ayrıca program yapsınlar.
Kameramanların gözünden, çok şükür, bir şey kaçmıyor. Her hafta beş tane, on tane “en iyi yalandan sakatlanma” sahnesini ayıklarlar. Lig TV Stüdyosu’nda oynatıp, aleme seyrettirirler. Her hafta sinemadan, tiyatrodan üç kişi de jüri niyetine canlı yayına davet edilir.
Haftanın artistini belirleyip, orada ilân ederler. Canlı yayın seyircisi de bu yetenekleri “çapik vurarak” alkışlar. Öneri komik olabilir ama ben ciddiyim.
Ustamın adı Hıdır. Aklıma gelen tedbir budur.

X