SANKİ OTO PAZARI

ANTALYA’da kiralık, satılık daire bedelleri resmen uçtu. Muratpaşa’da, Konyaaltı’nda 3+1 dairenin kiralık fiyatı eşyasız 8, ortaya iki koltuk, bir yatak atarsanız 10-12 bin TL.

Haberin Devamı

Satın almak mı? Düşünmeyin bile!

2 kişi çalışıp, hiçbir şey yiyip içmeseniz, aldığınız maaşa hiç dokunmadan bankaya yatırsanız belki 20-30 sene sonra ortalama bir ev belki satın alabilirsiniz.

SANKİ OTO PAZARI
Aslında Antalya’daki bu dengesizlik yeni değil, yaklaşık 10 yıldır var.

Bu duruma yabancıların kiralık ve satılık konutlara olan ilgisi de eklenince ipin ucu kaçtı.

‘Piyasalar bundan daha kötü olamaz’ derken, bu sefer de Rusya-Ukrayna savaşı patlak verdi.

Kimsenin kazandığı parada gözümüz yok da olan yine yerli kiracıya oldu.

Piyasa yükseldikçe bütçeye uygun kiralık daire bulmak neredeyse imkânsız hale geldi.

Yaşananları Antalya Emlak Komisyoncuları Odası Başkanı İsmail Çağlar’a da sordum.

İsmail Bey tam anlamıyla şaşkın!

“Emlak sektörü oto pazarına döndü” diyor.

Kiralık ilanlarındaki fahiş fiyatları gören ev sahipleri, “Onun evi 5 bine tutuluyorsa benim evim 10 bin eder” deyip emlakçıları telefon yağmuruna tutuyormuş.

Durum o kadar vahim ki bu işin başındaki oda başkanı “Allah aşkına bu işi denetlesinler” diye kamu kurumlarına sesleniyor.

Kira ve satış bedelleri hukuki anlamda denetlenebilir mi, bedeller yasal yolla kontrol altına alınabilir mi bilmiyorum.

Tek bildiğim Antalya’da kirada oturan ve sözleşmesi bitmek üzere olanların şimdiden Allah yardımcısı olsun...

HERKES BAŞKAN OLDU

Haberin Devamı

ANTALYA’da o kadar çok iş insanı derneği, platform, grup oldu ki hepsini birbirine karıştırmaya başladık. Hangi iş insanı ile karşılaşsam kartvizitinde ‘başkan’ yazıyor. Elbette köklü, sektörlerin gelişimi için kafa yoran kurumlarımız da var ama mantar gibi türeyen bu topluluklar yüzünden kimin ne söylediğini, ne için söylediğini, ne amaçladığını resmen karıştırdık. Birçok iş insanının da bundan rahatsız olduğunu sıkça duymaya başladım.

ŞİMDİ TOP YARGIDA 

Geçen hafta Düden Çayı’nda yaşanan kirlenmeyle ilgili rapor hazırlayan Düden Şelalesi ve Çayı Su Kirliliği Önleme ve Koruma Komitesi, Kızıllı Katı Atık Düzenli Depolama Sahası’nı olağan şüpheli olarak ilan etmişti.

Ben de “Havanda su dövmeyin” başlığıyla aynen şunu yazmıştım: “Kızıllı yönetimi daha önce yaptığı savunmanın arkasındaysa bu iddiaları yargıya taşımalı.”

Yazımdan birkaç gün sonra tesis işleticisi ITC Enerji Üretim A.Ş.’nin avukatı Suphi Yiğit, raporu hazırlayan komiteye karşı hukuki süreç başlattıklarını açıkladı.

Şimdi top yargıda.

İki tarafın da sunduğu deliller incelenecek ve biz de Düden’i kimin kirlettiğini resmi olarak öğrenmiş olacağız.

Yazarın Tüm Yazıları