Nereden nereye..?

(12 Eylül) Aradan 43 yıl geçmiş.

Haberin Devamı

Bugün her birimizin demokratlık gösterisine bakmayın. O gün (12 Eylül 1980 sabahı) ben dahil hepimiz, askeri müdahaleyi alkışlamıştık.

***

Bütün sebep neydi:

- Canımız kurtulmuştu.

Sağ-sol çatışması sebebiyle sokaklarda her gün 20 - 25 kişi öldürülüyor, üniversitelerde can pazarı yaşanıyor, anneler babalar çocuklarının okuldan eve sağ salim dönmelerini pencere kanatlarında oturup heyecanla bekliyordu.

***

Hiç unutmam, o gün gazeteye giderken tam önümüzde bir askeri vasıta, hata yapmış, bir Mercedes arabaya çarpmıştı.

Durduk. Baktık.

İçinden bir binbaşı indi, arabanın sahibinden özür diledi: “Tamir masrafını karşılarız” dedi.

Ne münasebet?

Mercedes’in sahibi haykırıyordu:

- Helal olsun binbaşım. Binlerce Mercedes sana feda olsun.

***

Nitekim anayasa oylaması, Evren Paşa’nın cumhurbaşkanlığı dahil, yüzde 92 oy’la tescil edildi.

Zorla mı? Asla.

Gönül rızasıyla.

Milletin ince zekasıyla.

***

Haberin Devamı

Bunları hatırlatıp asıl diyeceğim şudur:

Yıllar geçti... Asker, kışlasına çekildikten sonra, askere meydan okuyan bazı yarı aydınlar türedi... Demokratlıklarını ordu düşmanlığı’na kadar vardırdılar. Hâlâ da öyleler... Zavallılar.

***

Türk milleti ise ordusuna daha da sevdalanmış ve onunla birlikte demokrasiye iyice sarılmıştır.

15 Temmuz, bunun bir yüce örneğidir.

Çürük elmalar temizlenmiş, türediler ayıklanmış, geriye Atatürk’ün ordusu kalmıştır.

Büyük şeref.

Not:

Futbol Milli Takım Direktörü Stefan Kuntz, bizim Kemal Bey’e benzedi.

Sanki tek başına o kaybetti...

Sanki herkes masum.

Futbolcular bile. 

Yazarın Tüm Yazıları